Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul

böbrektaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
böbrektaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2017 Cuma

GIDA TERÖRİSTLERİNİN AKIL ALMAZ YÖNTEMLERİ... Mutlaka okuyun ve paylaşın !!!

Uğur Dündar’ın Yokluğunda Kendilerini Çok Geliştiren Gıda Teröristlerinin Akıl Almaz Yöntemleri

Her şey o kadar büyük bir hızla değişti ve kirlendi ki Afrika’dan muzun içinde ülkemize gelip çocukluğumuza damgasını vuran o malum böceği bile özler hale geldik!


Gündemi uzun süre meşgul etmesiyle artık hepimiz bu numaranın aşinası olduk. Pek çok sahte gıda gibi sahte balı da laboratuvar analizi olmadan anlamak mümkün değil. Ancak her adresi bulabileceğine inanan, evdeki her tadilatı usta çağırmaya gerek duymadan yapabileceğini sanan insanlarımızın, “Yahu kardeşim ben anlarım, nasıl anlaşılmazmış getir onu, getir” türünden özgüvenini fırsat bilen dolandırıcılar “Tabi güzel abicim, sahte olsa sen kesin anlarsın aslan abicim” diyerek aylarca dayadılar bize sahte balı. Sonunda bu illetten kurtulmuş olsak da, o dönem balın hasını üreten arılara çok ayıp oldu hakikaten.

At eti, gıda teröristlerinin olmazsa olmaz malzemeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Durum o kadar vahim ki artık sadece kasaplar değil, kebapçı ve dönerci gibi işi et olan işletmeler de maliyetleri azaltmak için bu sahtekarlığa başvuruyor. Bu kadar olmaz derken tas kebabının içinden de at eti çıkması çıtayı epey yükseltti. Binip gitmeyi planladığımız o güzel atlara nasıl kıydınız pis herifler!

Çünkü bu peynir olması gerektiği gibi sütten değil, margarinden yapılıyor. Peki nasıl? Biraz kazein, bir bardak soya yağı, biraz soya proteini, değişik gam ürünleri, bir miktar karoten boya ve bir kaşık da margarinle sütsüz peynir hazırlamak mümkün ve anlamak için ya uzman olmak ya da laboratuvar analizi gerekiyor. Sütsüz peynirden sonra daha ne göreceğiz, tavuksuz yumurta mı?

Diye aldanmamak lazım. Zira gıda teröristleri boş durmayıp baharatlara da el atalı bir hayli oldu. Kırmızıbiberin içine kiremit tozu, karabiberin içine boya katıldığı uzmanlar tarafından sıklıkla söyleniyor. Hatta açıktaki baharatların hemen hepsine ot çöp karıştırmak adeta sıradan bir şey haline gelmiş durumda. Bütün bu hile hurda çıplak gözle anlaşılamayacağı için güvenilir markalardan alışveriş yapmaktan başka çare yok. Aksi takdirde yemeklerinizin inşaat harcından hallice karışımlara dönüşmesi işten bile değil.

Sıkça karşımıza çıkan sahtekarlıklardan birisi de piyasadan toplatılan bozulmuş tavukların çamaşır suyuyla yıkanarak beyazlatıldıktan sonra tekrar piyasaya sürülmesi. Ancak siz bu tavuklardan birisini yerken çamaşır suyunun tadını veya kokusunu almıyorsunuz, çünkü tavuklar daha sonra sirkeli suda bekletilerek çamaşır suyundan ve kokusundan arındırılıyor. El altından piyasaya sürülen ve kesinlikle tüketilmemesi gereken bu tavukların başına gelenler pişmiş arkadaşlarının başına gelmiyor ya.

Özenerek söylediğiniz o künefenin içindeki şeyin Antep fıstığı olmama ihtimali var. Bazı sahtekarlar Antep fıstığı yerine bezelye koyarken, bazıları da yer fıstığını yeşil boyayla karıştırmayı tercih ediyor. Dolandırıcının insaflısına denk gelip bezelye yersek şanslı sayılırız.

İnsan bu yöntemi keşfedenlerin o an ne düşündüklerini gerçekten çok merak ediyor. Bazı üzüm üreticileri, üzümleri kurutmaya tabi tutana kadar bozulmadan kalmalarını sağlamak için onları mazota buluyor. Piyasaya sürülmeden önce çeşitli işlemlerle mazot kokusundan arındırılan üzümlerdeki sahtekarlığı gerekli analizler olmadan anlamak ise mümkün değil. Yananı görür Allah demişler ama toplu halde duran üzümlerin yanına ateşle yaklaşmamakta fayda var.

%100 dana etinden olduğu söylenen pek çok işlenmiş et ürününün içinde tek tırnaklı hayvanlardan, kullanılması sakıncalı olan iç organlara kadar ne ararsanız var. Hayvanı uygun parçalar halinde değil de bütün olarak atsalar ancak bu kadar olur.

Biraz kekik ve nar ekşisiyle kahvaltılarda ekmek banarak tadına vardığımız o güzel lezzet de bu sahtekarlık furyasından nasibini alan ürünlerden. Maliyetleri düşürmek uğruna içine katılan pamuk yağı sakıncalı sonuçlara yol açabiliyor. Yani bir kahvaltı keyfimiz vardı onu da… Neyse bir şey demiyorum.

Sofralarımızın olmazsa olmazı ekmek de gıda teröristleri tarafından rehin alınmış durumda. Türk halkının yeme alışkanları göz önüne alınınca ekmekteki basit bir sahtekarlık bile korkunç sonuçlara yol açabilir. Daha beyaz bir görünüm elde etmek isteyen bazı üreticiler ekmeğin içine karbonat veya kireç karıştırıyor. Buğdayından başlamak suretiyle ekmeği de kendimiz yapmadan içimizin rahat etmeyeceği günler yakın gibi.

25 Aralık 2016 Pazar

BÖBREK DOKTORU; Gilaburu....

·
BÖBREK DOKTORU GİLABURU.... BÖBREK TAŞI VE AĞRILARINA SON.....................
GİLABURU SUYUNUN FAYDALARI....


•Böbrek dostu (Gilaburu) suyu içeriğindeki asitler... nedeniyle antikanserojen, antimikrobiyal ve antioksidan özelliğe sahiptir. Antioksidanlar, vücutta serbest radikalleri bağlayarak, sağlığa zararlı birçok olumsuz etkiyi durdurmakta. Bu özelliği nedeniyle gilaburu suyu, yaşlanmayı geciktirici, mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu ve kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir.

Gilaburu'nun kullanım alanları ve etkileri:
• Böbrek taşlarını eritebilir.
• Taş üremesini önler.
• Böbrek Tembelliği rahatsızlığına iyi gelir
• İdrar yolları iltihaplarını temizler.
• Ödemi atar, yüksek üreyi düşürür ve dengeler.
• Safra taşlarını eritebilir ve karaciğeri destekler.
• Prostat rahatsızlığına iyi gelebilir.
• Yatıştırıcı,adstingent(dokuları sıkılaştırır ve sağlamlaştırır)
• Kramplara ve kas gerginliklerine karşı olumlu etki oluşturur
• Sinir sistemini güçlendirici etkileri vardır.


- Gilaburu bitkisi, kanser önleyici bir antioksidan ve C vitamini deposudur. 

- Yaklaşık olarak portakaldan 10 kat daha fazla C vitamini içerir.

1 kür: (8-10 Lt.) Gilaburu 1 hafta 10 gün içerisinde 6 - 8 mm böbrek taşını eritebilir.


Taş 8 mm’ den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. 
Gilaburu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelebilir.

NOT: 
- Sertliğinden dolayı lazerin de kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Gilaburu da eritmeyebilir. 
- Bu cins taş ile karşılaşma riskiniz % 1- 2 civarındadır.

DİKKAT !
• Gilaburu ilaç değildir.
* Kargo ile adrese teslim gönderebiliriz..


https://www.facebook.com/yemyesilaktar/


Yemyeşil Aktar Beylikdüzü
Fatih Sultan Mehmet Camii altı
Onur Hipermarket Pasajı
BEYLİKDÜZÜ/İSTANBUL


Tel    : 0 212 873 33 93
Gsm : 0 532 775 76 31

26 Kasım 2016 Cumartesi

KANSER OLMAMAK İÇİN ALKALİ OLUN !!!



ALKALİ OLMAK YA DA FAZLA ALKALİ OLMAK HİÇ BİR HASTALIĞA SEBEP OLMAZ!!

Kandaki pH seviyeniz ölene kadar değişmez.

Vücudunuzda asitleşme fazlalaşmaya başlar ve alkali rezervleriniz yoksa erimeye başlarsınız. Dokularınız erir ve bu sizin hiç hoşunuza gitmeyecek bir acı vermeye başlayacaktır.

Vücudunuz '' ERİYORUM ERİYORUM DEMEYE BAŞLAR. (KANSER HASTALARINA ACI ÇEKMELERİNİN NEDENİ DE ASİTLERİN YAYILMAYA BAŞLAMASI ÇÜNKÜ ASİTLERDEN DOLAYI DOKULAR ERİRKEN ÇOK ŞİDDETLİ AĞRILAR ÇEKMEYE BAŞLIYORSUNUZ) İÇTEN İÇE ERİMEYE BAŞLARSINIZ.''

Kandaki pH değerini test etmeniz gerekmez ama idrardaki pH'ınızı test edebilirsiniz.

Bunun için digital satılan pH ölçerler var yada pH kağıtları var bunlardan edinip idrarınızı ölçebilirsiniz. Sağlıklı olmak istiyorsanız pH seviyenizin 7.365 yada üstü tutmanız gerekir.

Şimdi bu video'da daha önce anlatmış olduğum pH la ilgili bilgiler var.

Video'da Doktor Young Geleneksel Tıp idrardaki pH ın referans aralığının (Amerika da) 5.5 - 8.5 arasında alındığını anlatıyor ( Bizde bu değer yani Türkiye'de 5 - 7 arası.) Sonra Doktor Young anlatmaya devam ediyor ..
Sabah test ettiğimiz İdrar bize son 24 saati nasıl yaşadığınızı gösteriyor.
Eğer yaşınızı aldıysanız ( burada yaş belirtmiyor ama genç değilsiniz yani )dün partiye filan katılıp asidik gıdalar tükettiyseniz ve çok fazla alkol aldıysanız sabah idrarınızda ki pH seviyeniz 5 civarı çıkacaktır. Ama gençseniz ve alkali rezerviniz fazlaysa o zaman idrar testiniz de bu rakam 8.5 çıkacaktır.

Eğer alkali konusunda bilinçli iseniz ve alkali seviyenizi artırmaya çalışıyorsanız pH seviyenizi 8.5 a 9.5 HATTA 10.5 HATTA HATTA 11 E KADAR YÜKSELTEBİLİRSİNİZ.

EĞER PH SEVİYENİZ 5 - 6 CİVARLARINDAYSA HÜCRELER SAĞLIKLI KALAMAZ ÇÖKMEYE BAŞLARLAR.

KANSER HASTALIĞI İDRAR PH INIZ 5.5 OLDUĞUNDA VÜCUDUNUZDA BAŞLAMIŞ DEMEKTİR!!!

( William D. Kelley, D.D.S., M.S. nin one answer to cancer kitabının yazarı eğer kanserseniz bunun doktorunuzun anlaması 4 - 5 yıl alır diye yazmıştı ve kanserin sinsi haraket ettiğini söylemişti .. demek bundan dolayıymış) .
EĞER İDRARINIZDA Kİ PH SEVİYENİZ DEVAMLI 5 CİVARINDA SEYREDİYORSA YADA ÖĞLEN CİVARI YAPTIĞINIZ İDRARINIZ DÜŞÜKSE O ZAMAN ALKALİ YETERSİZLİĞE YAKALANMIŞSINIZ DEMEK TİR. EĞER YATTIKTAN SONRA 2 - 3 DEFA İDRAR A ÇIKIYORSANIZ VÜCUDUNUZ ASİTLERİ VÜCUDUNUZDAN ATMAYA ÇALIŞIYOR DEMEK TİR. EĞER SABAH SAAT: 02:00 CIVARI İDRARINIZI TEST EDERSENİZ VE BU 5 CİVARINDA ÇIKIYORSA ALKALİ REZERVLERİNİZ TÜKENMİŞ ASİDOZ BAŞLAMIŞTIR. BU DURUMDA PH SEVİYENİZİ YÜKSELTMENİZ GEREKİR. ALKALİ GIDA VE İÇECEKLERLE BUNU YÜKSELTEBİLİRSİNİZ.

ALKALOZ OLMAK BİR HASTALIĞA YOL AÇMAZ.

ÇOK FAZLA ALKALİ OLMAK HİÇ BİR RAHATSIZLIĞA SEBEP OLMAZ.


KAYNAK; Vedat MİLAR sayfasından alıntıdır....


AZ VEYA ÇOK ALKALİ OLUN, KANSER OLMAYIN !!!




Yemyeşil Aktar Baharat
Beylikdüzü / İSTANBUL










15 Eylül 2016 Perşembe

İDRAR KANALI DARLIĞI TEDAVİSİNDE SON GELİŞMELER !!!




İdrar kanalı darlığı tedavisinde son  gelişmeler..



Enfeksiyon veya darbe gibi nedenlerle oluşabilen idrar kanalı darlığı, hastaları oldukça mağdur eden bir durumdur. İdrar yapmada zorluk veya ağrı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık farklı yöntemlerle kolayca tedavi edilebiliyor. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Levent Gürkan idrar kanalı darlığı hakkında bilgi veriyor.

İdrar Kanalı Darlığı nedir, belirtileri nelerdir?

İdrar kesesinin dışarı bağlantısı ve idrar kanallarının son bölümü olan üretra herhangi bir nedenle zarar görürse kanalın genişliğini azaltan bir yara dokusu oluşabilir ve bu durum idrar ve/veya meninin akışını yavaşlatabilir veya bazı durumlarda tamamen engelleyebilir.

Üretra dediğimiz bu idrar kanalındaki darlıklar hastalarda kendini,

• idrar akımında yavaşlama
• idrar yaparken ağrı
• idrarın çatallanması ve saçılması
• idrar yaptıktan sonra damlama ile gösterebilir.

İdrar kanalı darlığının nedenleri

İdrar kanalındaki bu darlıkların en sık nedeni geçirilmiş enfeksiyonlardır. Bunun yanında idrar kanalından gerçekleştirilen sonda takılması gibi girişimler ve ameliyatlar ile dışarıdan alınan darbeler de idrar kanalında nedbe oluşumuna ve dolayısıyla darlıklara neden olabilir.

İdrar kanalı darlığı nasıl teşhis edilir?

Bu darlıktan şüphelenilen hastalarda teşhise yönelik ilk tetkik idrar akım hızının bilgisayarlı ölçülmesi olan üroflowmetridir. Bu tetkikte elde edilen sonuca göre hasta retrograd üretrografi görüntülemesine yönlendirilebilir. Bu görüntüleme yönteminde idrar kanalı x-ışınları altında opak olarak görüntü veren kontrastlı madde ile doldurularak floroskopi altında idrar kanalının yapısını ortaya konur.

İdrar kanalındaki darlığın şekli, yeri ve uzunluğuna göre aşağıdaki tedavi şekillerinden biri tercih edilebilir:

1) ÜRETROTOMİ İNTERN

Halk arasında "kapalı ameliyat" olarak bilinen üretrotomi intern, ucunda kamera ve ışık kaynağı bulunan özel cihazlar ile idrar deliğinden girilerek darlık noktasına kadar ilerlenmesi ve bu noktada darlığın direkt görüş altında soğuk bıçak ile kesilerek açılmasını içerir. Ameliyat sonrası hasta için ağrısız ve oldukça basit bir girişim olması nedeniyle çok ileri derecede olmayan idrar kanalı darlıklarında genellikle ilk tercihtir.

Genel anestezi veya spinal anestezi altında gerçekleştirilen bu işlem darlığın tipine göre ortalama 20 dakika ile 1 saat arasında sürmektedir. Hastaya ameliyat sırasında idrar sondası takılmakta ve hasta genellikle aynı gün içinde taburcu edilmektedir. Ameliyat sonrası kullanmanız için antibiyotik ve ağrı kesici verilecektir. İdrar sondası yaklaşık olarak 3 gün sonra alınmaktadır. Darlığın nüks etmesini engellemek umuduyla idrar sondasının 6 haftaya kadar uzayan sürelerde tutulması denenmiş fakat sondanın bu kadar uzun kalmasının 3 gün kalmasına oranla belirgin bir fark yaratmamış olduğu bilimsel yayınlarla gösterilmiştir. Takip eden günde işlerinize ve hayatınıza geri dönebilmenize rağmen ağır spor ve cinsel ilişkiden operasyondan sonraki iki hafta süre ile uzak durmanız uygun olacaktır.

Üretrotomi intern operasyonunun başarısı tartışmalı bir konudur. Bir cm'den kısa darlıklarda kısa dönem takiplerde başarı %50 - 85 oranında bildirilse de hastalar uzun süre takip edildiğinde başarı oranı %6 - 28'e düşmektedir. Üretrotomi intern sırasında soğuk bıçak yerine lazer kullanılması başarıda belirgin bir fark yaratmamaktadır.

İşlemin basitliği göz önüne alındığında 1 cm'den kısa darlıklarda tüm hastalara ilk tedavi seçeneği olarak üretrotomi intern ameliyatı önerilmektedir. Eğer hastada darlık tekrarlarsa ikinci üretrotomi intern girişimi ile başarıyı arttırmak mümkün olmadığından diğer tedavi seçeneklerine yönelme hasta ile tartışılmaktadır.

2) ÜRETRAL DİLATASYON

Doktor tarafından veya hastanın kendi kendine gerçekleştirdiği idrar kanalının bir sert sonda veya buji ile düzenli genişletilmesine dayanan üretral dilatasyon bir dönem özellikle üretrotomi sonrası darlıkların tekrarlamaması için yaygın olarak kullanılmaktaydı. Son çalışmalar göstermiştir ki bu uygulama haftada iki defa ve 1 sene boyunca uygulansa bile darlığın yeniden oluşmasını engelleyememekte ve sadece darlığın gelişmesine kadar geçen süreyi uzatabilmektedir.

Üretral dilatasyon içinde lokal anestezik madde bulunan özel jeller yardımı ile poliklinik şartlarında veya evde gerçekleştirilir. Hasta dilatasyondan hemen sonra gündelik aktivitesine geri dönebilir ve herhangi bir ilaç kullanması gerekmez.

Düşük uzun dönem başarısına rağmen bazı hastalar kompleks açık cerrahi girişimler yerine tekrarlayan üretrotomi intern ve dilatasyon seansları tercih edebilmektedir. Bilinmesi gereken nokta bu girişimlerin çok sayıda yapılmasının yara dokusunun sertliğini arttırdığından ileride yapılacak açık cerrahi girişimleri de zorlaştırabileceği ve başarısını düşürebileceğidir.

3) ÜRETRAL STENTLER

Üretral stentler hem görünüş hem de fonksiyon olarak kalp stentlerine benzerler. Amaç idrar kanalında oluşan darlığa içeriden yerleştirilen genişleyebilir bir kafes yapı ile idrarın geçmesini sağlayacak bir kanal yaratmaktır. Bu işlem genellikle daha kısa ve derinliği az darlıklarda etkindir. Unutulmaması gereken nokta bu darlıkların aynı zamanda internal üretrotomi ve açık cerrahi ile de en kolay tedavi edilebilir darlıklar olmasıdır.

Stentler çıkarılabilir ve kalıcı olarak ikiye ayrılır. En popüleri Memokath™ olan çıkarılabilir stentler genellikle üretrotomi sonrası erken dönemde oluşan darlıkların engellenmesi ve 6 ay ile 1 sene sonra iyileşme süreci sona erdiğinde stentin çıkarılması amaçlandığında kullanılır. En popüleri UroLume™ olan kalıcı stentler ise daha sıklıkla anestezi alması sorunlu olan, ileri yaşlı ve açık rekonstrüktif cerrahi adayı olamayan hastalarda tercih edilmektedir. Bu hastalarda darlık stent ile genişletilmekte ve stent kalıcı olarak darlık noktasında bırakılmaktadır.

Stent uygulaması genellikle rejyonel anestezi altında gerçekleştirilmesine rağmen sedasyon ile desteklenmiş lokal anestezi ile de uygulanabilir. İşlem yaklaşık olarak 30 dakika sürmektedir ve hastaya işlem sonrası genellikle idrar sondası takılmamaktadır. Hasta operasyondan sonra birkaç saat dinlenip taburcu olmaktadır. Genellikle ameliyat sırasında komplikasyon gelişmeyen bu işlemin uzun dönem başarısı ise şaşırtıcı şekilde düşüktür. On senelik takiplerde stent hastalarında memnuniyet %30'un altındadır.

4) AÇIK CERRAHİ

Açık cerrahi diğer hiçbir tedavi yönteminin sunamadığı %85 gibi yüksek bir başarıya sahiptir. Açık cerrahide amaç idrar kanalının darlığa yol açan bölümünün çıkarılması ve sağlam uçların tekrar birbiri ile birleştirilmesine dayanır. Bu tedavi sırasında eğer idrar kanalında olan darlık çok uzunsa sağlam uçlar bir araya getirilemeyecek kadar birbirinden uzak kalabilir. Böyle bir durumda vücudun başka bir noktasından alınacak yama ile arada kalan boşluğun kapatılması yoluna gidilir. Bunun için günümüzde en çok kullanılan materyal ağız içini kaplayan cilt olan "mukoza"yken, cilt, tunica albuginea, tensor fascia lata gibi farklı yama materyalleri de kullanılabilir.

Açık cerrahi genel anestezi veya spinal anestezi altında gerçekleştirilebilir. Operasyon darlığın yeri ve uzunluğuna göre 1 ila 2,5 saat arasında sürer. Ameliyat sonrası genellikle bir gece hastanede konaklamanız istenir. Taburcu edilirken ağrı kesici ve antibiyotik verilecektir. Ameliyat sırasında takılmış olan idrar sondası darlığın onarım şekline göre 10 ila 21 gün sonra alınacaktır. Yaklaşık 4 gün sonra sondanız ile günlük rutininizi takip edecek duruma geleceksiniz.

Genel olarak sorunsuz geçen bu ameliyatlardan sonra kanama, enfeksiyon, penis eğriliği, sertleşme bozukluğu veya darlığın tekrarlaması gibi sorunlar görülebilir. 
Kaynak: http://www.kadikoysifa.com/  

14 Eylül 2016 Çarşamba

SARIMSAK VE LİMON SUYU MUCİZESİ !!!


SARIMSAK 
ve 
LİMON SUYU MUCİZESİ ...

İkisi de ayrı ayrı sağlık deposu olan limon ve sarımsak bir araya gelirse ne olur dersiniz?
İşte limon suyu ve sarımsağın yüzde yüz kanıtlanmış faydası...

1- Tüm damar iltihapları (vaskülir) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor.
2- Kollestrol ve lipidi düşürüyor zararlı yağların yakılmasını sağlıyor,
kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor, bu dönemde diyete dikkat etmek gerekiyor)
Şekeri düşürüyor,pankreas'ın yenilenmesini sağlıyor.

3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinlik ve tüm dokulardan ödemi kaldırıyor.
4- Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.
5- Tüm romatizmal iltihabı önleyip, hertür romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor. Eklem düzeylerinin yenilenmesini sağlıyor. Ağrıları kesiyor.
6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerinin yenilenmesini sağlıyor.
Sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını arttırıyor.
Felçlere ve Vertigo'da fayda veriyor.

7. Vücudun bağışıklık sistemini son derece kuvvetlendiriyor ve her türlü alerjiyi, özellikle damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden kesiyor. Kansere karşı tüm vücudu koruyor.
Limon suyu ve sarımsak mucizesi hazırlanışı;
- 2 litre limon suyu, 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak, ağzı sıkı kapanan koyu renkli veya üzeri kağıtla kapatılmış bir kavanoza karıştırılıp doldurunuz.
- Sarımsak yıkanmadan ve ezilerek limon suyunun içine koyulacak,kavanozun kapağı sıkıca kapatılacak.
25 gün boyunca normal ılık bir yerde saklanıp hergün çalkalanacak. (sarımsaklar iyice erimiş olacak)

- 25 gün sonra kavanozu açıp her sabah kahvaltıdan yarım saat 1 saat kadar önce aç karnına yarım veya içilebiliniyorsa 1 çay bardağı içilecek.
Kavanozun kapağı hep kapalı tutulacak, kavanoza asla su,şeker v.b. karıştırılmayacak,ancak çay bardağına aldığınız
kısmı istenirse sulandırılıp içilebilir...

- Karışım içildikten sonra, (en az 30 dk. sonra) kahvaltı
yapılacak.
Mümkünse bu karışım her sabah aynı saatte içilecek.
KAYNAK; ınternethaber.com

LÜTFEN DİKKAT !!! 
Kalp ve tansiyon hastaları doktorlarına danışmadan kullanmasınlar !!!!!!!!!!!!!

YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL

Gsm:0 532 775 76 31 

www.facebook.com/yemyesilaktar 
www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr 
www.yemyesilaktar.com 

7 Eylül 2016 Çarşamba

MÜRDÜM ERİĞİ FAYDALARI ...



MÜRDÜM ERİĞİNİN FAYDALARI...

- A, B2 ve C vitamini, magnezyum ve potasyum minerali açısından zengindir. 

- Etkili bir antioksidan olması nedeniyle pek çok rahatsızlığa karşı kullanılmaktadır.

- Vücut direncini artırır!

- Tansiyon ve kötü kolesterolü düşürebileceği belirtilmiştir.

- Karaciğer, böbrek ve romatizmaya bağlı rahatsızlıklara karşı destek olabileceği belirtilmiştir.

- Kan yapıcı özelliği bilinmektedir.

- İçerdiği A vitamini sayesinde göz ve cilt sağlığına etkili olduğu belirtilmiştir.

- Sinir sistemini güçlendirdiği belirtilmiştir.

- Sindirim sistemine destek olduğu belirtilmiştir. Kabızlık problemine karşı kullanılır.

- Adet düzenleyici etkisi belirtilmiştir.

- Terlemeyi hızlandırıcı ve idrar söktürücü etkisi belirtilmiştir.

Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İstanbul

Gsm: 0 532 775 76 31

6 Eylül 2016 Salı

ADAÇAYI VE FAYDALARI !!!

                         
                                 https://www.facebook.com/yemyesilaktar/

ADAÇAYI FAYDALARI ve ZARARLARI !!!!




ADAÇAYI;

Latince adı Salvia Officinalis olan adaçayı bitkisi dişotu olarak da bilinir. 

Ada çayının kullanılan bölümü yapraklarıdır. Yaprakları taze veya kuru olarak kullanılır. 
Tıbbi adaçayı (bahçe) niteliği olan Salvia Officinalis ülkemizde yetişmemektedir. 
Bir başka tür olan çayır adaçayı (Salvia pratensis) (Anadolu adaçayı) batı ve güney-batı Anadolu'da bol olarak yetişmektedir. 
Çayır adaçayı kimyasal yapı ve tedavi etkisi bakımından tıbbi adaçayına benzemekte fakat içeriği bakımından fazla etkili değildir.
30-70 cm boyunda olan adaçayı bitkisinin yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır.

ADAÇAYI FAYDALARI NELERDİR?
·Vücudu direncini güçlendiricidir. Hastalık sonrası güçsüzlük, kas yorgunluğu durumlarında faydalıdır.
·Antiseptiktir. Balgam söktürür ve toksinleri vücuttan uzaklaştırmaya yarar.
·Boğaz ve bademcik iltihabına karşı oldukça yararlıdır. Farenjit, larenjit başlıca kullanım alanlarıdır.
·Adaçayının içinde bulunan cineol adlı madde öksürüğü önleyici özelliktedir.
·Gaz söktürücü ve hazmı kolaylaştırıcıdır. Mide spazmına ve bulantısına iyi gelir.
·Beyin işlevini arttırır, hafızayı güçlendirir,unutkanlık sorununa olumlu etki sağlar. Alzheimer sebebiyle azalan bir beyin kimyasalına koruyucu etkide bulunmaktadır.
·Ateş düşürücüdür.
·Menopoz dönemindeki kadınlarda sıcak basmalarını ve aşırı terlemeyi önleyici etkisi bulunmaktadır.
·Aç karnına içilen adaçayının kan şekerini düşürücü özelliği vardır.
·Soğuk içilen adaçayının ishal kesici etkisi bulunmaktadır.
·Kuru adaçayı yaprağı toz haline getirilerek dişlerin üzerine sürüldüğünde dişleri güçlendirir ve beyazlatır. Diş ve ağız iltihapları durumlarında ise soğuk adaçayı gargara olarak kullanılabilir.
·Migren ve baş ağrısı durumunda, sıcak adaçayına batırılmış bezle alın bölgesine kompres uygulamasının olumlu etkisi bulunmaktadır.
·Soğuk adaçayı kompresi, kesik ve yaralarda rahatlama ve hızlı iyileşme sağlamak için uygulanabilir.

ADAÇAYININ ZARARLARI NELERDİR?
·Sürekli ve fazla miktarda kullanımdan kaçınılmalıdır.
·Düşük yapma olasılığına karşı hamileler kullanmamalıdır.
·Anne sütünün salgılanmasını azaltıcı özelliği bulunduğundan emziren kadınlar kullanmamalıdır.
·Bazı kişilerde kan basıncını yükseltebilir.
·Küçük çocuklara içirilmesi tavsiye edilmez.
·Konsantre adaçayı yağı içilmemelidir.



KAYNAK;
Dyt. Gülhan KOCA
********************************
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL
Gsm: 0 532 775 76 31
Tel:    0 212 873 33 93 
*******************************


TELEME NEDİR ?


                           

Isıtılmış Keçi Sütünden, olgunlaşmamış İncir veya Körpe İncir dallarında bulunan SÜT ile mayalanarak elde edilen Yoğurt veya Olgunlaşmamış Taze Peynire benzer Süt Ürünüdür.

Yani kısaca;

''Tam olgunlaşmamış oluşumu yarım kalmış ancak çok çok lezzetli Yoğur veya Peynir'' diyebiliriz...

Anadolu'nun birçok bölgesinde özellikle keçi otlatan çobanlar tarafından pratik, çok hızlı ve yapılışı çok kolay olmasından dolayı tercih edilen bir yiyecek ve beslenme türüdür.. 10 dakika gib, kısa bir sürede hazırlanabilir. Oluştuğu an itibari ile 5 dakikada tüketilmelidir içindeki incir alınırsa 5-10 dakika daha acılaşmadan yenilebilme özelliğini korur.

Her ne kadar İnek Sütü ile yapılsa da Keçi Sütünün tadını lezzetini vermez.

Bal veya yöresel pekmez ile içine kuru incir gibi meyve parçacıkları atılarak tatlı niyetine de yenilebilir.




https://www.facebook.com/yemyesilaktar/

Yemyeşil Aktar

Gsm: 0 532 775 76 31    Tlf; 0 212 873 33 93

5 Eylül 2016 Pazartesi


HİMALAYA KAYA TUZU
GECE LAMBALARIMIZ......
Artık sağlıklı negatif iyonlar için Himalaya'ya ya da şelale kenarlarına gitmenize gerek yok. Himalaya Tuzları, Pakistan'ın kuzeybatısında, Himalayalar'ın eteklerinde çıkar. Bu bölgeyi çevreleyen deniz, iklim değişiklikleri nedeniyle buharlaşıp yok olmuştur.
Milyonlarca yıl önceki denizden arda kalan tuz, üst üste kaya katmanlarının oluşmasıyla kristalleşmiş, bugüne dek çevre kirliliğinden korunmuş, en saf halindedir. Himalaya Tuz Lambaları bu cihazlara göre çok daha uygun fiyatlı, bakımı kolay, göze ve ruha hitap eden, 100% doğal bir alternatiftir.
Kaya Tuzu sanatoryumlarına gitmeye ve oradaki Haloterapi seanslarına katılmaya zamanı olmayan, aynı zamanda günümüzün tedavi yöntemlerini tercih etmeyip doğal tedavi yöntemlerini tercih eden astım ve üst solunum yolları rahatsızlıklarından şikayetçi olan kişiler için Pakistan’da bulunan Himalaya Kaya Tuzu madenlerinden özenle seçilip getirilen parça kaya tuzlarının şekil verilip lamba formuna getirilerek ev veya iş yeri ortamında size özel tuz senatoryumu oluşturmanıza yardımcı olur.
Haloterapi (Nefes Çalışması) egzersizleri ile daha rahat nefes almanıza yardımcı olur, havayı temizler, teneffüs edilmesi gereken kaliteli havayı ortamda sağlar. Etrafında çalışan çeşitli radyasyon yayan cihazların ışınlarını bünyesine çeker. Kaya Tuzu Lambaları düzenli kullanıldığı takdirde astım ve üst solunum yolları rahatsızlıklarında yardımcı tedavi olarak etkili rol oynar.

Himalaya Tuz Lambası Neden Faydalı?
Havanın Vitamini - Negatif İyon
Çoğu insan dağ başında, deniz kenarında, bir şelalenin yakınında ya da bir fırtınadan sonra kendini daha iyi hisseder. İyi hissetmemizin nedeni bu ortamlarda havada bulunan büyük miktardaki sağlıklı negatif iyonlardır. Negatif iyonlar havaya tazelik, canlılık verir ve havadaki bakterileri azaltır.
Himalaya Tuz Lambaları, "Negatif İyon" yayarak iç mekanlardaki hava kalitesini arttırır. Doğal bir negatif iyon jeneratörü olan bu lambalar gerçek anlamda "Havanın Vitamini"dirler.
Negatif İyonların Faydaları
•Stres, fiziksel, ruhsal yorgunluk, uykusuzluk, ağrılara iyi gelir.
•Nezle, migren, astım gibi rahatsızlıklara iyi gelir, akciğerlerin kapasitesini yükseltir.
•Bağışıklık sistemini güçlendirir.
•Canlılık, zindelik verir.
•İşte verimi ve konsantrasyonu arttırır.
•Bebek ya da çocukların yanında fiziksel, ruhsal gelişim için temiz hava sağlar.
•Yüksek enerji ve pozitif bir ruh hali için negatif iyon gereklidir.
•Sağlığa faydaları nedeniyle birçok ülkede negatif iyon yayan cihazlar kullanılmaktadır. Bunların çoğu insan yapımı makinelerdir.
Kullanımı
•Tuzun hisgroskopik özelliği olması, heryeri kaplayan atmosferden su toplanması anlamına gelir.
•Her zaman kuru, tercihen havalandırılmış ortamlarda muhafaza edilmesi uygundur.
•Kaya tuzu lambalarını açık havada bırakmayın, özellikle nemli ve rutubetli ortamlarda lambanın tabanı ve yüzeyi ıslak olabilir.
•Kaya tuzu lambasını birkaç saat yakmak onun hemen kurumasına, iyon yaymasına sebep olur.
•Kaya tuzu lambalarının her gün, gün içerisinde belirli süre lamba ile aynı ortamda durduğunuz süre içerisinde açık tutulması gerekmektedir.
Yemyeşil Aktar Beylikdüzü
Fatih Sultan Mehmet Camii altı
Onur Hipermarket Pasajı
BEYLİKDÜZÜ/İSTANBUL
Tel : 0 212 873 33 93
Gsm : 0 532 775 76 31

GÜNAYDIN DOSTLAR...



HİNDİSTAN CEVİZİ CİLDİNİZİN EN İYİ DOSTU !!!




TRICLOSAN ÖLÜM SAÇIYOR! 


Dün "FDA (Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi) ANTİ BAKTERİYEL SABUNLARI YASAKLADI!" başlıklı haberi Sağlıklı Yaşıyoruz'da çevirisini yaparak sizler için paylaşmıştık. (1) Bugünkü Vatan gazetesi bu haberi ilk sayfadan girerek ayrıntılı olarak işlemiş. (2) Aşağıda bu haberi okuyabilirsiniz. 



"Antibakteriyel sabun zararlı


Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), içerisinde karaciğer kanserine neden olduğu tespit edilen ‘triclosan’ ve ‘triclocarban’ adlı kimyasallar bulunan antibakteriyel sabunların sağlığa zararlı olduğunu açıkladı.

‘Antibakteriyel sabun zararlı’

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), antibakteryel sabunlar hakkında çok çarpıcı bir açıklama yaptı. FDA, içerisinde ‘triclosan’ ve ‘triclocarban’ adlı kimyasallar bulunan antibakteriyel sabunların sağlığa zararlı olduğunu ve 1 yıl içerisinde yasaklanacağını açıkladı. Uzun süredir antibakteriyel sabunların zararlarını araştıran FDA, dünya genelindeki antibakteriyel sabunların yüzde 93’ünde bulunan ‘triclosan’ kimyasalının karaciğer kanserine neden olduğunu duyurdu. ‘Triclosan’ın vücuttaki hormon düzenine zarar verip bakteri bağışıklığını azalttığının da altını çizen FDA, toplam 19 adet kimyasalın söz konusu sabunların içeriğinden çıkarılmasını istedi.

‘Normal sabun kullanın’

FDA’nın kararının ardından başta temizlik ürünleri üreticisi Procter & Gamble olmak üzere birçok ünlü marka, söz konusu kimyasalların kullanımına son vereceğini duyurdu. Antibakteriyel sabunların, normal sabunlara göre daha etkili bir koruma sağlamadığını belirten FDA yetkilisi Doktor Janet Woodcock, “Antibakteriyel ürünlerin mikropları öldürdüğü zannediliyor. Bu düşünce doğru değil. Elimizde bunu ortaya koyan hiçbir kanıt yok. Normal sabun kullanılmasını öneriyorum” ifadelerini kullandı.

Sadece sabunda değil diş macunlarında da var

Uzm. Dr. Vefa Gönenç: “Bu tartışmanın temelini sabunlarda kullanılan triclosan maddesi oluşturuyor. Bu madde mikrobun bulaşmasını engellediği düşünüldüğü için deodorantlarda, diş macunlarında, sabunlarda kullanılıyor. Triclosan içeren antibakteriyel sabunların normal sabunlara göre faydalı olmadığı, normal sabunlardan farklı bir temizlik etkisi olmadığı ortaya kondu. Diş macunlarında da kullanılır bu madde. Türkiye’de şu an kullandığımız çoğu markada var. Triclosan maddesinin meme kanserini tetiklediği, hormon dengesini bozduğu, tiroid hormonunu azalttığı, antibiyotiklere direnç gösterdiği, yeri geldiğinde antibiyotiklerin etkisiz kaldığı, hatta sperm miktarında azalışa sebep olduğu ve kadınlarda endometriozise neden olduğu iddia edildi. 2010 yılında triclosan içeren maddeleri kullanan çocuklarda alerjik hastalıkların daha sık olduğu ortaya çıktı. Triclosanın etkinlik açısından bir faydası yok. Kesinlikle deride zararlı etkisini gösteriyor. İrritan Kontakt Dermatit denilen temasa bağlı egzamayı artırıyor. Ben bu ürünlerin kullanımını kesinlikle tavsiye etmiyorum. Zaten temizlik açısından normal sabunlardan bir farkı yok.” 

Triclosan nedir?

Mikrop bulaşmasını önlemek veya azaltmak için özellikle antibakteriyel sabunlar, diş macunları, deodorantlar, ağız gargaraları, tıraş losyonları, kozmetikler ve başka pek çok ürüne katılan bir kimyasaldır. FDA ve birçok sağlık kuruluşlarına göre mikropları azaltma açısından antibakteriyel sabunların normal sabunlardan bir farkı yoktur." (2) 

Kaynaklar: 


(2) http://www.gazetevatan.com/-antibakteriyel-sabun-zararli--983055-dunya/


********************************************
********************************************
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İSTANBUL

GSM: 0 532 775 76 31
                                           www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr
                                            www.facebook.com/yemyesilaktar
                                                     www.yemyesilaktar.com