Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul

Fotoğrafım

 Firmamız 2008 yılında şu an bulunduğu yerde, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşlarından alınması gerekli tüm Lisans, Çalışma İzin Belgeleri ve Ruhsatları alarak hizmete girmiştir. 

 Bu 8 yıllık dönem içerisinde Ürün ve Hizmet kalitesinden ödün vermeden siz değerli müşterilerimize hizmet vermeye devam etmektedir.  

20 Eylül 2016 Salı

NEDEN KANSERSİNİZ?


Neden Kansersiniz?
Hayatında hep şeker oldu. Çayı, kahveyi şekersiz içmedin. Kahvaltıya reçelsiz ve krem çikolatasız oturmadın. Beyaz pirinç ve ekmeğin şeker olduğunu unuttun. İçinde yüksek oranda fruktoz bulunan meyveleri kiloyla yedin. İçinde glukoz ve aspartam olan ürünler tükettin. Kolanın ve gazlı içeceklerin şeker ve zehir karışımı olduğunu bile bile içtin. Önce insülin direncin başladı sonra şeker hastası oldun, 150 kilo oldun ama durmadın.

Palm yağı, ayçiçek yağı, mısır özü yağı, margarin ve trans yağ içeren ürünleri kullandın. Tereyağı ve zeytinyağı tüketmedin ki organlarından biri iflas edene kadar bunları yedin.

Paketlenmiş hazır sıvı ve katı tüm ürünlerdeki koruyucu kimyasalların seni kanser edeceğini önemsemedin. Salçanı, makarnanı, turşunu hatta, limonu sıkıp limon suyunu bile kendin yapmadın. Hazır almak kolayına geldi. Pazardan nohutunu, fasülyeni bile almadın, bunları konserve satın almak yemek basitti.

İnsanlar 4000 yıldır misvak vb. doğal malzemelerle diş fırçalarken sen gittin 35 açılı sentetik diş fırçasını ağzına soktun. O da yetmedi; bildiğimiz çamaşır deterjanının şeker ve naneyle karıştırılmış şekli olan diş macunu ile hayat boyu diş fırçaladın ve bunun bir kısmını yuttuğunu göz ardı ettin. Bal ve karbonatın dişlerini tartarlardan bile temizlediğini bilmedin ve dişleri de o macunlarla çürüttün.

Çamaşır deterjanının ve yumuşatıcının vücut ısısı ile deri tarafından emildiğini ve deri kanserinin en büyük nedeni olduğunu umursamadın. Çamaşırlarını boraks ve karbonat karışımı ile yıkayıp yumuşatıcı gözüne elma sirkesi koyarak muhteşem bir temizlik elde edeceğini umursamadın.

Bulaşık makinesine deterjan ve parlatıcı koyduğunda, o deterjanı ve parlatıcıyı yediğini fark etmedin. Deterjan yerine karbonat, parlatıcı yerine sirke koyarak hem sağlıklı hem de tertemiz bulaşıkların olacağını önemsemedin.

Evde basitçe kostik ve zeytin yağını karıştırıp kalıplara dökmek ve kendi doğal sabununu yapmak dururken, gidip içerisinde bin tane kimyasal zehir olan o sabunlarla her sabah yüzünü bedenini yıkadın. Her gün bu daha da iyi diye pazarlanan o şampuan zehirleriyle saçını yıkadın.

Evini arap sabunu gibi doğal yağlarla üretilmiş bir sabun yerine, temiz olsun diye çamaşır suyuyla sildin. O su buharlaştıkça soludun ve akciğer kanseri oldun. 

Karıncaları, böcekleri, sinekleri; limon karbonat fesleğen acı biber vb doğal yollarla evinden uzak tutmadın. Bastın böcek zehrini, o ağır kimyasalları temizlesen bile gitmez bunu unuttun. Soludun ve eşyaların üzerinden ellerinle ağzına soktun. (O kadar kandırıldın ki, böcek zehrine neden böcek ilacı dendiğini bile sormadın.)

Yaşamını mahveden büyük şehirde egzoz gazı solumaya ve araba kullanmaya devam ettin.

Resmen radyoaktif olan cep telefonunu kulağına 2 saat yapıştırdın. Radyoaktif olan wi-fi (kablosuz ağ) vericisini evin içine soktun, radyoaktif olan alıcı bilgisayarı da kucağından indirmedin. Yatarken cep telefonunu hep başucunda tuttun ama uçak moduna almayı aķıl etmedin.

Hem çocuğunun odasına hem de kendi yatak odana gece lambası koydun ve geceleri açık tuttun. Bağışıklık sisteminin gelişmesini ve kanserden korunmayı sağlayan melatonin hormonunun gece uyurken zifiri karanlıkta üretildiğini hiç duymadın ya da duydun ama boşverdin.

Doğal beslenmeyen hayvanları, sebzeleri, meyveleri ve tahılları yedin ve adına da “doğal beslenme” dedin.

Üzerinde “organik” yazan her gıdayı gerçekten organik sandın bunlara normalden fazla para bile ödedin ama bir gıdanın gerçekten organik sayılabilmesi için gerekli standartlar nelerdir ve aldığın organik(!) ürün gerçekten de organik midir hiç merak edip araştırmadın incelemedin.

Yiyeceklerini cam ve toprak kaplarda saklamak ve pişirmek yerine çelik ve bilmediğin kaplamalarla kaplı kaplarda pişirdin yedin. En önemlisi de mutfağının her yerine plastik, teflon ve alüminyum soktun ve çizildikçe onları da yediğini unuttun.

Denize lağım ve fabrika atıkları boşaltırken o denizden çıkan balığı yedin, midyeleri yedin.

Fast food’un her aşamasının zehir ve ölümcül olduğu bas bas bağırılırken sen tepsi kadar pizzaları götürüyordun, üç katlı hamburgerleri yuvarlıyordun.

Evine naylon torba, naylon kıyafet, sentetik ayakkabılar terlikler soktun. Kıyafetlerinde sadece pamuk, bambu lifi, keten tercih etmedin.

Sobayı attın ve evine klimayı ve bilimum elektrikli ısıtıcıyı soktun.

Toprağa dokunmuyor ve stresten gülümsemeyi unutuyorsun. Sonuç; sokaktaki her on kişiden üçü kanser. Sen de ya bu üç kişiden birisin ya da tüm bu saydıklarımı ısrarla yapmaya devam edersen, bir süre sonra dördüncüsü de sen olacaksın… 

Hadi seni geçtik de kardeşim, peki ya çocuğunun suçu ne?” 

Dr. Taner Akman




Yemyeşil Aktar 
Beylikdüzü / İstanbul 

Tlf     : 0 212 873 33 93 
Gsm  : 0 532 775 76 31

51 yorum:

  1. Aynen katılıyorum. Ancak bu devlet politikası olmalı bireylerin bunu yalnız başına başarabilmesi kolay görünmüyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle katılıyorum hatta bunun uzerıne bakanlık bıle oluşturulmalı.ama ne care unutmamalıyız kı ulkemız alkol ve sıgaradan vergı alarak ıc vatandaş bı fazla ıc dıyen bı ulke.once yonetımın dur demesı lazım.saygılar

      Sil
    2. balıksız olmaz beyler...

      Sil
    3. YUKARDA YAZILANLARIN HIC BIRI OLMADAN YINE BU HASTALIK INCE MARAZ ADI ALTINDA VARDI

      Sil
    4. PARFÜM,BOYA,DEODORANT,ODA SPREYİ VE GAZLARIDA UNUTMAYALIM LÜTFEN...VE BU ÜRÜNLERİN ÇOĞU AVRUPA VE AMERİKADA YASAKLAINDI HABERİNİZ OLSUN DERİN UYKUDAKİ VATANDAŞLAR.

      Sil
  2. KARDEŞİM BÜTÜN BU KANSOREJEN ÜRÜNLERİ ÜRETENLERİ BİLİYORSUNUZ YAHUDİLER BİREYSEL ANLAMDA KULLANMAYALIM BUNLARI ZOR BİR ŞEY DEĞİL HAKSIZMIYIM

    YanıtlaSil
  3. Çok doğru devlet politikası olmalı, halk vergisini ödüyor ve devletten görev bekliyor, en önemli görev, halkın sağlığını korumak, Anayasada da yer almasına rağmen hükümetler bu konuda ciddi adımlar atmadı, AKP hükümeti de sağlıkta atılım yaptım, reformu yaptım demesine rağmen, OECD raporuna göre sağlık harcamalarının gayrisafi milli hasılaya oranı bakımından, krizle boğuşan Yunanistan'ın gerisinde yer alarak sonuncu sırada yer aldı.

    YanıtlaSil
  4. Kardes tum bu yazdiklarindenya ekonomisine ters dusuyor bu dediklerin uygulanirsa ekonomi batar . Cok zor veimkansiz

    YanıtlaSil
  5. ARKADAŞLAR ASLINDA SORUN BİZDE BİZ MİLLET OLARAK BİRLİKTE HAREKET ETMİYORUZ BİR MİSAL ISRAİL MALLARININ ZARARLI OLDUĞUNU TÜM DÜNYA KABULLENMİŞ BİR DURUMDA AMA BİZLER HALA VE İNATLA BU MALLARI KULLANIYORUZ YİYORUZ İÇİYORUZ BİRLİK OLAMIYORUZ BU BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİDER

    YanıtlaSil
  6. Bütün bunları devletimiz de biliyordur mutlaka...Neden vatandaşını korumazda bunca senedir çanak tutar milletinin sağlığını kaybetmesine?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü her aile üç çocuk yaparsa korumaya gerek yok düşüncesi

      Sil
    2. Herseyi devletten bekleyin yatin asaga istail ürünlerini sen almazsan satilmaz geri gider dis macunu almazsan raflarda kalir geri gider sebzeletini ekmegini sen yapsan sana devlet ceza yazmaz.Devlet sagara icmeyi kapali yerde yasakladi terör estirdiniz.Alkolu kücüklere satilmasini yasakladi laiklik elden gitti diyerek nerdeyse türkiyeyi böldünüz.karbonatla bulasiklarini yikadinda devletmi yasak koydu zeytin yagi kullandinda devlet cezami yazdi.Deodorantlari sac spreylerini zorlsmi evine koydu devlet.Sadece alamayi bilirsiniz gicinizi azcik zorlasaniz herseyi halledersiniz ama devletten beklemek kolayiniza geliyor.Devlet böyle birsey yapsa ortaligi kan gölüne cevirirsini devlet ne karisiyor keyfimize.Devlet ne yapsa yaranamaz sizlere😈😈😬😨

      Sil
  7. Ben bu yazılanların hiçbirini yapmadim.sadece genetige yenik düştüm. Onu da içinde hapsederek sadece bir gogsumu kaybettim.metastas olmadığından da yüksek moralle çabucak i yilestim.

    YanıtlaSil
  8. Köyde yaşayan halam ve dedem bu dediklerinizin 10/1 ini dahi zararına maruz kalmadılar ve uzun yıllar önce kanserden kaybettik.. Genleri ve üzüntüyü de eklemeliyiz ve atalarınızda varsa her 6 ay da bir kontrol ettirin demeliyiz.. çevremde herseyi kendi yapan sağlıklı beslenen insanlarda da kanser gördüm ama yanlarında stresi taşıyorlardı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok dogru stress her seyin düsmani

      Sil
  9. Köyde yaşayan halam ve dedem bu dediklerinizin 10/1 ini dahi zararına maruz kalmadılar ve uzun yıllar önce kanserden kaybettik.. Genleri ve üzüntüyü de eklemeliyiz ve atalarınızda varsa her 6 ay da bir kontrol ettirin demeliyiz.. çevremde herseyi kendi yapan sağlıklı beslenen insanlarda da kanser gördüm ama yanlarında stresi taşıyorlardı...

    YanıtlaSil
  10. Bugün insan ömrünün uzadigini dikkate almadan , ahkam kesmeyi pek dikkate almiyorum.gecmis yillara insanlarin ortalama ömrü 50 yil,insanlar cesitli hastaliklardan (adini bilmedigimiz hastaliklar) dolayi Genc yaslarda ölüyordu.Köy hayati icinde 70 in üzerinde yasayan insan pek az dir.hastalik isimlerini TIP in gelismesi sayesinde,iletisimin yayginlasmasiyla ögreniyoruz.Yoksa eskiden beri bu hastaliklar vardir ,saydiklarimiz bu tehlikeli maddeler topragin icinde zaten var.

    YanıtlaSil
  11. siz acaba ne yiyip ne iciyonuz :) cok merak ettim. esinizle tanismak isterdim toprak kaplar vs tam kabile evi gibi bi eviniz olmali. . eger oyledegilse elaleme verir talkimi kendi yutar salkimi gibi bisey olmus.

    YanıtlaSil
  12. siz acaba ne yiyip ne iciyonuz :) cok merak ettim. esinizle tanismak isterdim toprak kaplar vs tam kabile evi gibi bi eviniz olmali. . eger oyledegilse elaleme verir talkimi kendi yutar salkimi gibi bisey olmus.

    YanıtlaSil
  13. baska bi dr daha vardi kanser olmamak icin soyle yapin boyle yapin deyip dururdu kanserden oldu.. soylemek kolay yapmak zor borks la camasir yikamak mi boraks zehir diil mi zaten boraks cok degerli nerden buluyosunuz hani bize yapin derken.kendiniz de borksla yikiyosunuz dur diye soruyorum. zehir o.. camaair deterjanlarinin icinde de var zaten galiba.

    YanıtlaSil
  14. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  15. Yahu millette de nasi bi sinir var okumus okumuş yazara laf sokuyo üşenmemiş. Nasi bi psikoloji bu ya? Yazık..

    Yahu hastalik bu. Bunlar da ihtimalleri arttiran nedenler. Yapmayarak hastaliktan kesin kacinacaksin diye birsey yok ama tedbir tedbirdir.

    Ayrica bize ne acaba adam evde hangi tencereyi kullanirsa kullanir.. Nedir yani? Çok ilginc

    YanıtlaSil
  16. Yahu millette de nasi bi sinir var okumus okumuş yazara laf sokuyo üşenmemiş. Nasi bi psikoloji bu ya? Yazık..

    Yahu hastalik bu. Bunlar da ihtimalleri arttiran nedenler. Yapmayarak hastaliktan kesin kacinacaksin diye birsey yok ama tedbir tedbirdir.

    Ayrica bize ne acaba adam evde hangi tencereyi kullanirsa kullanir.. Nedir yani? Çok ilginc

    YanıtlaSil
  17. Hepsine de katılıyorum, ama hangisini hayatımızdan çıkarabiliriz ki ne acı, bunlarla yaşamaya öyle alışmışız

    YanıtlaSil
  18. perakende marketlere çalışma izni veren kimdir acaba.naylon gıdayı üreten ve tuketimini reklamlarla pompalayan kimdir.çevre kirliliği yaratan ambalaj sektorunu genişleten marketler değilmidir.bu tarz beslenmeye ve gdolu ürünleri hayatmıza sokanlara ne diyeceğiz.devlet vatandaşından vazgeçmiş.gerisi boş

    YanıtlaSil
  19. Tamm hersey cok guzelde. Hadi yapmayalim. Bu yaziyi yazan doktor bunu bilgisayarinda yazmadimi. Bu siteye veya baska bir yere servis ederken evindeki wifi yi kullanmadimi. Sen ben yorum yazan diger arkadaslar okuyanlar bunu cep telefonundan wifi den evindeki bilgisayarindan okudu ve yorum yapmadimi. Tmm hepsi iyi guzelde. Hadi uygulayalim dediklerini. Veya kac tanesini uygulayabiliriz. Icimiz disimiz burda yazulanlar olmis birkac uygulanabilecek madde disinda yazilanlarin hangisinden vazgecebiliriz.

    YanıtlaSil
  20. Doktor Bey, bana Wi-Fi'ın insan sağlığına zararlı olduğunu gösteren -paranoyalarla ilgi çekmeye çalışan Pazar gazetesi haberleri değil- bir adet bilimsel araştırma makalesi gösteriniz.

    YanıtlaSil
  21. Ne yazik ki acı gerçekler fakat bize de cazip gelen bu değilmidir? Biliyoruz ki soluduğumuz hava,yediğimiz,içtigimiz sağlikli değil. Sistem bunu gerektiriyor malesef bireysel yapilabilecek bir durum söz konusu değil, bu konuda sağlam politikalarin olmasi gerekir,yani bu da devlet olarak tek basina yeterlimidir?Biledim açikcasi, yeni bir dünya mi yoksa?

    YanıtlaSil
  22. Ne yazik ki acı gerçekler fakat bize de cazip gelen bu değilmidir? Biliyoruz ki soluduğumuz hava,yediğimiz,içtigimiz sağlikli değil. Sistem bunu gerektiriyor malesef bireysel yapilabilecek bir durum söz konusu değil, bu konuda sağlam politikalarin olmasi gerekir,yani bu da devlet olarak tek basina yeterlimidir?Biledim açikcasi, yeni bir dünya mi yoksa?

    YanıtlaSil
  23. Doğal olarak doğal olmalıyız tüketmeliyiz davranmalıyız ve yaşam tavrımızı bu şekilde ortaya korumalıyız.Tabiki söylemek yetmez bu kavramların icra tarafını düşündüğümüzde devlet yönetimimize büyük iş düşüyor Oluşturulacak bir bakanlık planlama propaganda medya broşür yollarıyla halkımıza aktarmaları böylelikle bilinçlilik sağlanmalıdır..

    YanıtlaSil
  24. Sürdürülemez olan Kapitalizm, havayı, suyu ve toprağı geri dönülmez şekilde kirletmeye devam ediyor. En büyük ve tek sorun plansız kâr için üretim yapan Kapitalizm ve onun son 35 yıldır en acımasız, vahşi azgın biçimi olan neoliberalizmdir.

    YanıtlaSil
  25. PARFÜM,BOYA,DEODORANT,ODA SPREYİ VE GAZLARIDA UNUTMAYALIM LÜTFEN...

    YanıtlaSil
  26. VE BU ÜRÜNLERİN ÇOĞU AVRUPA VE AMERİKADA YASAKLAINDI HABERİNİZ OLSUN DERİN UYKUDAKİ VATANDAŞLAR.

    YanıtlaSil
  27. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  28. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  29. Genetik ve stres en büyük etken. İşlenmiş gıdalar tetikliyor. Ömür sonsuz değil zaten. Ama öleceğini bilerek yaşamak zor.

    YanıtlaSil
  30. Genetik ve stres en büyük etken. İşlenmiş gıdalar tetikliyor. Ömür sonsuz değil zaten. Ama öleceğini bilerek yaşamak zor

    YanıtlaSil
  31. Sıralanan riskleri dikkate alarak bu riskleri en aza indirmek için gayret etmek mantıklı. Ancak, konuyu abartmanın da alemi yok. Sözü edilen riskler eskiye kıyasla gittikçe artığı halde ortalama insan ömrü gittikçe uzuyor. Burada insan bünyesinin bağışıklık ve kendini temizleme mekanizmasını (detoks süreci) unutmamalıyız. Doğru yol: sayılan riskleri azaltmaya gayret ederken bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve detoks yöntemlerine daha fazla baş vurmak.

    YanıtlaSil
  32. M.Ö 3000 4000 yıllarında bile kanserden ölmüş insanlar tespit edilmiş.Belki modern çağımızın etkisi vardır bu illette ama bahçede yaşayan köpeğimizde kanser oldu ve öldü.


    YanıtlaSil
  33. Hepsinden kurtulmamız çok zor. Öneml olan yapmamamız gerekenlerin yanında, yapabileceklerimizi de yazmış olması. Doğru olanlarının ne kadarını yapabiliyorsak o kadar sağlıklıklı yaşamamız artar.Bundan 50 - 60 sene önce bugün kullandıklarımızın %90 ı yoktu. Hatta çamaşır bile derede yıkanıyordu. Hazır ürünleri kullanmamız zaman yetersizliğinden. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için. Uzun ve sağlıklı yaşayın.

    YanıtlaSil
  34. ağzınıza sağlık bütün bu etkenlerden uzaklaşmak en doğrusu

    YanıtlaSil
  35. ağzınıza sağlık bütün bu etkenlerden uzaklaşmak en doğrusu

    YanıtlaSil
  36. Şu güzelim yazıyı yazana teşekkür etmek, Allah razı olsun demek varken eleştiren, makara yapanlar çıkıyor ya! Bu millet ne tür musibetle karşılaşsa hak etmiyor değiliz. Adam olalım biraz adam.

    YanıtlaSil
  37. Hersey zararli ama sonucta dikkat etsekte sagligimiza birgün ölücz yani

    YanıtlaSil
  38. Cok dogru fakat insanlar boyle yasamaya mecbur birakiliyor alternatifini bulmak cok zor devletin el atmasi gerek ...

    YanıtlaSil
  39. Bu yazı da başka bir kanser olma yöntemi. Bir doktor aktar açarsa böyle reklam yapar anca. Burada yazılanları uygulamak günümüz şartlarında mümkün değil. Hayatta herşeyin bir panzehiri vardır arayıp bulmak mesele. Hayattan izole olmaya gerek yok dikkat edip bilinçli olmak ve sorgulamak yeterli bence.

    YanıtlaSil
  40. Dogal beslenen atalarimizin yas ortalamasi 35 ila 45 yas oldugunu dusunursek, birde o zamanlar neyin neden oldugunu ve hangi hastaliktan öldugu arastirilmadigi icin. Bu gun birsey söylemek dogrumudur bilmiyorum. Bu gun yas ortalamasi 60-75 hatta gelismis ulkelerde dahada yuksek. Kanimca tek neden stres gibi görunmekte. Evet dogal beslenelimde herseyin dogali nerdeyse yok denecek kadar az.

    YanıtlaSil
  41. İsrail'de kanser vakaları neden çok az ?? Dünya ortalaması 0,001 iken, İsrail'de neden 0,0004 yani 400 kat daha az ? Bu şerefsizler tohumların genetiği ile oynayıp insanları yanlış beslenme ve ilaç kullanmaya teşvik ediyorlar.Her kimyasalın mutlaka yan etkileri var.Kutsal kitaplarında yazılanları sinsice uyguluyorlar ve bizde onların dümen suyunda herşeyi sadece para olarak görüyoruz...

    YanıtlaSil
  42. beyler türkiyede bu kadar hastaneler babanızın hayrına açılmadı dikkat ederseniz biranda çoğaldılar birde adı üstünde sağlık ocaklarımız vardı sağlıklı insanların gittiği yerlerdi burası araki bulasın

    YanıtlaSil
  43. Saydıklarinin haricinde yenevek ne kaldi onkarida yazsan da gorsek.yeme.yeme.ne yiyecez.

    YanıtlaSil