Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul

ülser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ülser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2017 Cuma

KANSERİN ÇARESİ; PAÇA ÇORBASI VE YOĞURT....




‘Kanserin çaresi paça çorbası ve evde yapılan yoğurt’

Onkoloji uzmanı Dr. Yavuz Dizdar, kanserin DNA ya da hücreyle değil bağ dokuyla alakalı olduğunu iddia ediyor. Kemoterapiye karşı çıkan Dr. Dizdar, hastalığın tedavisi için ev yapımı yoğurt yenmesini, paça çorbası içilmesini tavsiye ediyor.
Çapa Tıp Fakültesi’nden onkoloji/farmakoloji uzmanı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar, kanserin sebebinin DNA veya hücrelerde değil, hepsinin içinde yaşadığı bağ dokusunda aranması gerektiğini söylüyor. Dizdar, karar.com’dan Ürün Dirier’in haberine göre hastalara en güçlü toksin temizleyicisi olarak ev yoğurdunu, en güçlü doku yenileyici olarak da paça çorbasını tavsiye ediyor.
Kanserin asıl sebebi nedir sizce? Bu konuda çok tartışmalı iddilarınız var…
Kanserin çoğunlukla düşünüldüğü gibi DNA hasarı veya hücresel bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Sorun bağ dokuda. Eğer siz bağ dokusunu bozarsanız hasta artrit de olabilir, diyabet de, kanser de, kalp hastası da… Zaten sadece kanserde değil tüm hastalıklarda genel bir artış söz konusu. Demek ki geniş bir popülasyonu etkileyen bir etken var.
Nedir bu etken?
Bunun en önemli etkeni bana göre ilaç endüstrisinin tamamıyla gıda endüstrisinin içine girmiş olmasıdır. Bozulmayan sütler, yumurtalar, ekşimeyen yoğurtlar, aylarca saklanabilen katkı maddeli yiyecekler, antibiyotikle 40 günde büyütülmüş piliçler… ABD’de kanser 1950’lerde sorun olmaya başlıyor. Çünkü ilaçla çok hızlı büyütülen piliç endüstrisi 40’lardan sonra pazara hakim oluyor. Piliç diyorum tavuk demiyorum. Çünkü bu yediklerimiz tavuk değil, başka bir canlı. Bağ dokusu bozulmuş hasta bir canlı.
Kimyasallar tıpkı piliçte olduğu gibi bizimde mi bağ dokumuzu bozuyor?
Evet aynen öyle. Siz bağ dokusunu bozduğunuzda, onun içinde yaşayan kemik iliği ve karaciğer hücresi gibi hücreleri de etkiliyorsunuz. Eğer bu doku onarılabilirse kanser dahil pek çok hastalık da kendiliğinden iyileşecektir. Yani benim düşünceme göre sorun hücre veya DNA’da değil kalıpta. Beslenmedeki aşırı farklılaşma nedeniyle, hammaddeye bağlı olan bağ doku yapı değiştiriyor. Bunun sonucunda 20 yaşındaki bir kız bile meme kanserine yakalanabiliyor. Mesela yeni nesilde boy uzun, kemikler iri diye bunun iyi beslenmeyle alakalı olduğunu söylüyorlar. Oysa formun değişmesinin sağlıkla hiçbir ilgisi yoktur. Bu form değişiminin sonuçlarını ileriki yıllarda göreceğiz.

KEMOTERAPİ YERİNE…
Kemoterapi hakkında şüpheli olduğunuzu biliyoruz. Kemoterapiye bakışınız nedir?
Biz şu an tıbbın boşluk ve tanımsızlık dönemindeyiz. Eğer kanserli bir hastaya tedavi uygulanmazsa ne olacağını bile bilmiyoruz. bu hastalara kemoterapi yaparak iyilik mi kötülük mü yapıyoruz belli değil. Bence hastanın beslenme koşullarını düzeltip kontrol etmek daha faydalı olabilir. Kemoterapi belli bir yerden sonra faydadan çok zarar getiriyor. Kemoterapi bağ dokusunu oluşturan kolajeni yıkıyor. 4 kür, 6 kür kemoterapi demek sürekli olarak hastayı kaynaklardan mahrum bırakmak demek. Bu kolajen yapının yerine konulması şart. Aksi halde bir süre sonra enfeksiyonlar başlıyor. Hastaların büyük kısmı zaten kanserin kendisinden değil, kemoterapinin yan etkisinden ölüyor.
PAÇA ÇORBASI YARARLI
Hastalara ne tavsiye ediyorsunuz?
Bir kanser hastası paça çorbası içmeli. Kolajen tüm hayvanların iskelet sisteminde yoğun olarak bulunur. Ama paçada özellikle fazlaca bulunur. Kolajen moleküllerinin bağlanmasında da C vitamini aktiftir. O yüzden hastalara tavuk suyuna limonlu çorba içirilirdi. Ama bugün gerçek tavuk kalmadığı için tavuk suyunda kolajen de yok. O sebeple paça tavsiye ediyorum. Kolajen tüm dokuları baştan sona yeniler.
YOĞURDU EVDE YAPIN
Kimyasallardan vücudumuzu temizlemek için ne önerirsiniz?
Vücut toksik madeleri bir yere kadar tolere eder ama güvenlik sınırı olarak ısrarla söylüyorum ki yoğurt gerçek olmak zorunda. Vücudu kimyasallardan temizleyecek en önemli unsur yoğurttur. Mutlaka hastaların ev yoğurdu yaparak yemeleri gerekiyor. Çünkü markette satılanlar gerçek yoğurt değil. Sütün de gerçek olması gerek. UHT süt, işlem görmüş süt gerçek süt değildir. İçinde yaşam yoktur. İki proteini birbirine bağlayan sülfür molekülünün en güçlü kaynağı süttür. 
Kaynak;karar.com/ Ürün Dirier 


11 Eylül 2016 Pazar


KOLESTROLE İYİ GELEN YİYECEKLER ...
Kurubaklagiller: 
Kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek gibi besinlerin içerisinde bulunan çözünür lifler, kötü Hutlu kolesterol olarak anılan LDL kolesterolü düşürmeye yardımcıdırlar. 

Yapılan bir bilimsel araştırmada;
her gün 1 porsiyon kurubaklagil tüketimi, 6 haftada kan kolesterol seviyelerini %10 azaltmıştır.
Haftada en az üç kez kurubaklagiller sofralarımızda yer almalı.

Kuruyemişler: 
Fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişler, düzenli tüketildiklerinde kan kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcıdırlar. İçerdikleri çoklu doymamış yağ asitleri de, damar sağlığının korunmasına yardımcı olurlar. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, günde ortalama 40 gram kuruyemiş tüketmek, kötü huylu kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

Soya ürünleri: 
İçerdikleri fitat ve izoflavonlar sayesinde düzenli tüketildiklerinde kolesterolü düşürücü etki gösterirler.
Soframızda çok alışkın olmadığımız soya ürünlerine soya sütü, tofu veya soya kıyması olarak yemeklerde, çorbalarda yer verebiliriz.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) önerilerine göre; günde 25 gram soya proteini tüketmek, kötü huylu kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

Avokado:
Avokadoda; iyi huylu kolesterol olan HDL’yi yükselten ve LDL’nin düşmesine yardımcı olan tekli doymamış yağ asitleri bulunur. Aynı zamanda diğer bütün meyvelere oranla, kolesterol düşürmeye yardımcı etkisi olan beta sitosterolleri yapısında daha fazla bulundurur. Günde ¼ veya ½ avokado tüketmek kan kolesterolünü düşürmek konusunda yol katetmeyi sağlar.

Çikolata: 
Bitter çikolatanın içerdiği antioksidanlar, kalp sağlığının korunmasına yardımcıdır. Bazı bilimsel çalışmalar, kakaoda bulunan antioksidanların iyi huylu kolesterolü yükseltmeye yardımcı olduğunu göstermiştir. Günde 30 gram bitter çikolata tüketmenin, kötü huylu kolesterolün vücutta okside olmasına engel olduğu bilinir.

Bitkisel steroller: 
Bitkilerin yapısında bulunan bu madde, vücuttan kolesterol emilimini azaltarak, düzenli tüketimde kolesterolü düşürmeye yardımcı etki gösterir.

Bitkisel sterollerin kolesterolü düşürücü etki göstermesi için günde 2 gram tüketilmeleri gereklidir.

Bazı bilimsel çalışmalarda aşırı tüketimlerinin damar sertliği riskini arttırabileceği gösterilmiştir.
Piyasada bulunan bitkisel sterol eklenmiş ürünleri kullanan kişiler, eğer yüksek kolesterol sebebi ile ilaç kullanıyor iseler, doktorlarına danışmalılar.



YEMYEŞİL AKTAR
BEYLİKDÜZÜ / istanbul

Gsm: 0 532 775 76 31

www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr
www.facebook.com/yemyesilaktar
www.yemyesilaktar.com

7 Eylül 2016 Çarşamba

MÜRDÜM ERİĞİ FAYDALARI ...



MÜRDÜM ERİĞİNİN FAYDALARI...

- A, B2 ve C vitamini, magnezyum ve potasyum minerali açısından zengindir. 

- Etkili bir antioksidan olması nedeniyle pek çok rahatsızlığa karşı kullanılmaktadır.

- Vücut direncini artırır!

- Tansiyon ve kötü kolesterolü düşürebileceği belirtilmiştir.

- Karaciğer, böbrek ve romatizmaya bağlı rahatsızlıklara karşı destek olabileceği belirtilmiştir.

- Kan yapıcı özelliği bilinmektedir.

- İçerdiği A vitamini sayesinde göz ve cilt sağlığına etkili olduğu belirtilmiştir.

- Sinir sistemini güçlendirdiği belirtilmiştir.

- Sindirim sistemine destek olduğu belirtilmiştir. Kabızlık problemine karşı kullanılır.

- Adet düzenleyici etkisi belirtilmiştir.

- Terlemeyi hızlandırıcı ve idrar söktürücü etkisi belirtilmiştir.

Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İstanbul

Gsm: 0 532 775 76 31

5 Eylül 2016 Pazartesi


HİMALAYA KAYA TUZU
GECE LAMBALARIMIZ......
Artık sağlıklı negatif iyonlar için Himalaya'ya ya da şelale kenarlarına gitmenize gerek yok. Himalaya Tuzları, Pakistan'ın kuzeybatısında, Himalayalar'ın eteklerinde çıkar. Bu bölgeyi çevreleyen deniz, iklim değişiklikleri nedeniyle buharlaşıp yok olmuştur.
Milyonlarca yıl önceki denizden arda kalan tuz, üst üste kaya katmanlarının oluşmasıyla kristalleşmiş, bugüne dek çevre kirliliğinden korunmuş, en saf halindedir. Himalaya Tuz Lambaları bu cihazlara göre çok daha uygun fiyatlı, bakımı kolay, göze ve ruha hitap eden, 100% doğal bir alternatiftir.
Kaya Tuzu sanatoryumlarına gitmeye ve oradaki Haloterapi seanslarına katılmaya zamanı olmayan, aynı zamanda günümüzün tedavi yöntemlerini tercih etmeyip doğal tedavi yöntemlerini tercih eden astım ve üst solunum yolları rahatsızlıklarından şikayetçi olan kişiler için Pakistan’da bulunan Himalaya Kaya Tuzu madenlerinden özenle seçilip getirilen parça kaya tuzlarının şekil verilip lamba formuna getirilerek ev veya iş yeri ortamında size özel tuz senatoryumu oluşturmanıza yardımcı olur.
Haloterapi (Nefes Çalışması) egzersizleri ile daha rahat nefes almanıza yardımcı olur, havayı temizler, teneffüs edilmesi gereken kaliteli havayı ortamda sağlar. Etrafında çalışan çeşitli radyasyon yayan cihazların ışınlarını bünyesine çeker. Kaya Tuzu Lambaları düzenli kullanıldığı takdirde astım ve üst solunum yolları rahatsızlıklarında yardımcı tedavi olarak etkili rol oynar.

Himalaya Tuz Lambası Neden Faydalı?
Havanın Vitamini - Negatif İyon
Çoğu insan dağ başında, deniz kenarında, bir şelalenin yakınında ya da bir fırtınadan sonra kendini daha iyi hisseder. İyi hissetmemizin nedeni bu ortamlarda havada bulunan büyük miktardaki sağlıklı negatif iyonlardır. Negatif iyonlar havaya tazelik, canlılık verir ve havadaki bakterileri azaltır.
Himalaya Tuz Lambaları, "Negatif İyon" yayarak iç mekanlardaki hava kalitesini arttırır. Doğal bir negatif iyon jeneratörü olan bu lambalar gerçek anlamda "Havanın Vitamini"dirler.
Negatif İyonların Faydaları
•Stres, fiziksel, ruhsal yorgunluk, uykusuzluk, ağrılara iyi gelir.
•Nezle, migren, astım gibi rahatsızlıklara iyi gelir, akciğerlerin kapasitesini yükseltir.
•Bağışıklık sistemini güçlendirir.
•Canlılık, zindelik verir.
•İşte verimi ve konsantrasyonu arttırır.
•Bebek ya da çocukların yanında fiziksel, ruhsal gelişim için temiz hava sağlar.
•Yüksek enerji ve pozitif bir ruh hali için negatif iyon gereklidir.
•Sağlığa faydaları nedeniyle birçok ülkede negatif iyon yayan cihazlar kullanılmaktadır. Bunların çoğu insan yapımı makinelerdir.
Kullanımı
•Tuzun hisgroskopik özelliği olması, heryeri kaplayan atmosferden su toplanması anlamına gelir.
•Her zaman kuru, tercihen havalandırılmış ortamlarda muhafaza edilmesi uygundur.
•Kaya tuzu lambalarını açık havada bırakmayın, özellikle nemli ve rutubetli ortamlarda lambanın tabanı ve yüzeyi ıslak olabilir.
•Kaya tuzu lambasını birkaç saat yakmak onun hemen kurumasına, iyon yaymasına sebep olur.
•Kaya tuzu lambalarının her gün, gün içerisinde belirli süre lamba ile aynı ortamda durduğunuz süre içerisinde açık tutulması gerekmektedir.
Yemyeşil Aktar Beylikdüzü
Fatih Sultan Mehmet Camii altı
Onur Hipermarket Pasajı
BEYLİKDÜZÜ/İSTANBUL
Tel : 0 212 873 33 93
Gsm : 0 532 775 76 31

GÜNAYDIN DOSTLAR...



HİNDİSTAN CEVİZİ CİLDİNİZİN EN İYİ DOSTU !!!



AMAN DİKKAT !!!



                                                              www.yemyesilaktar.com
                                                       www.facebook.com/yemyesilaktar
                                                      www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr

17 Haziran 2016 Cuma

SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR?



Sağlıklı beslenme; 
Vücut sağlığı için besin değeri yüksek olan, günlük alınması gereken protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineral yüklü gıdaların dengeli olarak tüketilme şeklidir. 
https://www.yemyesilaktar.comVücudun sağlıklı olması için gerekli olan dengeli beslenme, dikkat edilmesi gereken bir noktadır. 

Bu kadar önem arz eden sağlıklı beslenme alışkanlığının en kısa sürede hayatınıza girmesini sağlamak da sizin elinizde. 

İşte size sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandıracak öneriler:

Sağlıklı beslenme alışkanlığını kazanmak için ilk olarak yaşam şeklimizde ufak değişiklikler yapmamız gerekiyor. 
Yapacağımız değişikliklerin yavaş ve köklü olmasına özen göstermelisiniz. 
Sağlıklı beslenme alışkanlığını aslında çocukken kazanılması daha doğru olacaktır. 
Yaşam boyu sürecek olan sağlıklı beslenme alışkanlığının kazanılmaması önemli sağlık sorunları da beraberinde getirecektir. 
Günümüzde sağlıklı beslenmemekten kaynaklanan en büyük sorun obezite, yüksek tansiyon ve kalp hastalığıdır.

SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLUR?

Öğün atlamadan, az az ve sık sık yemek yeme alışkanlık haline getirilmelidir. 
Hatalı beslenme alışkanlıklarından olabildiğince uzak durulmalıdır. 
Üç beyazdan uzak durduğumuz takdirde sağlıklı bir vücuda kapı aralamış olursunuz. 
Tam tahıllı besinler, çiğ sebze, meyve, süt ve süt ürünleri tüketerek de sağlıklı beslenebilirsiniz.



Yemyeşil Aktar 
Beylikdüzü / İSTANBUL

B12=balık yumurtası !!!



                                https://www.facebook.com/yemyesilaktar/
                                https://www.yemyesilaktar.com

16 Haziran 2016 Perşembe

SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRRI; alkali beslenme...

            

PH KAÇ OLMALI ?
İdrar pH değeri kaç olursa sağlıklı yada alkali oluruz ?
İdrar pH derecemiz 7,3 ve üstü olursak alkali sayılırız, eğer 7,3 - 6.8 aralığında olursa nötr sayılırız.
Ancak pH 0'la 14 aralığında bir değer.
Bu değerin ortası 7 nötr saf suyun derecesi ne alkali nede asidik. 7 nin altı asidik olmaya başlıyor, buda ortamdaki oksijen miktarının düşük olması demek.
Eğer bir insanın idrar pH değeri 5.5 altındaysa vücutta asidoz kanser başlamış demek'tir.
Bütün kanser hastalarının idrar pH değerleri yaklaşık 4,5 çıkıyor. İdrar pH değeri 2 - 2,5 olanlar var .
Artık asitleşmeden çürüyor.
Konuya dönersek eğer idrar pH değerinizi 7.3 ve üstü tutarsanız hiç bir zaman hastalığa yakalanmazsınız.
Sağlıklı aralık 7.3 - 8 yada 9 olabilir. 10 üstü pek olmaz ama olursada bişi olmaz. 11 e çıkarmak gereksiz ve sağlıksız. Ama 11 - 12 lere çıkarıp sağlıklı olduğunu söyleyen olursa da duymak isterim.
KAYNAK: Kemal MİLAR
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İstanbul
Gsm: 05327757631
Tlf : 02128733393