Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul

candida etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
candida etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2016 Cuma

KANSERDEN KORUNMANIN EN KOLAY YOLU !!!

Kanserin gerçek nedenini bulan Nobel ödüllü Dr. Otto H Warburg, kanserin temelinde yatan sebebin oksijen eksikliği olduğunu tespit etmiştir. Oksijen eksikliği, vücudun asit seviyesinin yükselmesine neden olur. Dr. Warburg ayrıca kanser hücrelerinin anaerobik olduğunu (oksijen ile nefes almadıklarını) bulmuştur; yani vücudun alkalin durumu gibi yüksek oksijen içeren durumlarda yaşayamazlar.
Yediğimiz yiyecekler, vücudumuzda uygun pH seviyesini sağlamakta hayati bir önem taşır. pH dengesi, vücudunuzun tamamındaki sıvılarda ve hücrelerde asit ve alkali arasındaki dengedir. Vücudunuz, hayatta kalabilmek için, kandaki pH seviyesini hafif alkali bir seviye olan 7.365 noktasında dengede tutmak zorundadır. Maalesef, günümüzdeki tipik beslenme şekli işlenmiş şekerler, rafine edilmiş tahıllar, genetiğiyle oynanmış organizmalar gibi zehirli ve asit oluşturan yiyeceklerle doludur. Bu da, sağlıksız, asidik bir pH oluşmasına neden olur.
Dengesiz bir pH, hücresel aktiviteleri ve fonksiyonları kesintiye uğratabilir. Fazla asidik bir pH, kanser, kalp-damar rahatsızlıkları, şeker hastalığı, kemik erimesi ve reflü gibi birçok ciddi sağlık sorununa yol açabilir.
Vücudunuzu çok uzun bir süre asidik bir durumda bırakırsanız, bu yaşlanmayı da hızlandırır. Robert O. Young, The pH Miracle (pH Mucizesi) kitabında birçok sağlık sorununun yüksek asit seviyelerinden kaynaklandığını söylemektedir. Bunun sebebi, parazitlerin, kötü bakterilerin, ve (aşırı çoğalan kandida gibi) virüslerin asitliği yüksek ortamlarda büyüyüp çoğalabilmesidir. Halbuki, alkali bir ortam bakteri ve diğer patojenleri dengeler ve nötralize eder.
Dolayısıyla, pH dengesini sağlamak, sağlığınızı olabileceği en iyi noktaya taşımak için gereken en önemli araçlardan biridir. Aşağıda yer alan tarifi kullanarak sağlığınız için önemli bir adım atabilirsiniz. 
YÜKSEK ASİTLİĞİ ÖNLEMEK İÇİN EV TARİFLERİ
Malzemeler: 1/3 çay kaşığı karbonat ve 2 yemek kaşığı taze sıkılmış limon suyu veya organik elma sirkesi
Hazırlanışı: Tüm malzemeleri karıştırın. Asit/baz kombinasyonu anında köpürmeye başlayacaktır. Köpürme durana kadar karbonat eklemeye devam edin ve bardağı yaklaşık 250 ml suyla doldurun. Hepsini bir kerede için. Bu ev tarifi pH dengesini sağlayacak ve vücudunuzda alkali oluşturan bir ortam yaratacaktır. Mide asidine de çare olacak ve kandaki aşırı asitliği engelleyecektir.  




17 Kasım 2016 Perşembe

SALMONELLİ BAKTERİSİ NEDİR?


Salmonella, gıda zehirlenmelerinin en yaygın nedenlerinden biri olan bir grup bakterinin adıdır. 

Salmonella ile temastan yaklaşık 12-72 saat sonra enfeksiyon, ishal, ateş, ve karın krampları gelişir.Hastalık genellikle 4 ila 7 gün sürer ve çoğu kişi tedavi olmadan iyileşir. Bazı kişilerde, ishal hastanın hastaneye gitmesini gerektirecek kadar şiddetli olabilir. 
Bu hastalarda, Salmonella enfeksiyonu bağırsaklardan kan dolaşımına ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir ve antibiyotik tedavisi gecikirse ölüme neden olabilir.
Yaşlılar, bebekler ve bağışıklık sistemi bozulmuş olan kişilerde hastalık daha ciddi seyreder.

Salmonella bakterisi pişirme ve pastörizasyon ile öldürülebilir . 
Gelişmekte olan ülkelerde sık ve salgın şeklinde ortaya çıkan bir hastalık olan tifo ve paratifo da salmonella bakterilerinin S. typhi ve S. paratyphi serotipleri tarafından tarafından oluşturulur. 

Etken Mikroorganizma:


Salmonella Enterobacteriaceae adı verilen bir gram negatif çubukçuk şeklindeki basildir . Yaklaşık 2000 serotipi insanlarda hastalığa neden olur.S. typhi ve S. paratyphi (A, B, C) yalnızca insanlarda enterik ateş (tifo, paratifo) olarak adlandırılan hastalığa neden olur. Bunların dışında kalan salmonella serotipleri non-typhoidal salmonella olarak adlandırılır.

Nasıl Bulaşır?


Salmonella bakterisi özellikle kuşlar olmak üzere , diğer hayvanların ve insanların bağırsak sistemlerinde yaşar.

Genellikle hayvan dışkısı ile kontamine gıdalar yenmesiyle insanlara bulaşır.

Kirlenmiş yumurta, kümes hayvanları , et , pastörize edilmemiş süt veya meyve suyu , peynir , kontamine çiğ sebze ve meyve , baharat , ve çerezler bulaşma kaynağı olabilir.

Gıdaların iyi pişirilmesi salmonellayı öldürür.

Özellikle sürüngenler ( yılan, kaplumbağa , kertenkele ) , amfibi ( kurbağalar ) , kuşlar ( civciv ) ve evcil hayvanlar salmonellanın bulaşmasında rol oynayabilir ve temastan sonra hijyen kurallarına mutlaka uyulmalıdır.

Tüm yaş gruplarını etkiler. Şiddetli veya komplike hastalık için en büyük risk altındaki gruplar bebekler,yaşlılar ve bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerdir.

Hastalık Belirtileri:


Kuluçka Dönemi 12-72 saattir. Belirtileri ishal (bazen kanlı) , ateş, karın krampları ve kusmadır. Birçok sağlıklı kişide tedavi olmadan 4-7 günde iyileşir. Ancak bazı hastalarda barsak alışkanlıklarının tamamen normale dönmesi birkaç ay sürebilir. Hastalığa yakalananların küçük bir kısmında ise eklemlerde ağrı ,gözlerde tahriş ve ağrılı idrara çıkma gelişebilir . Buna reaktif artrit denir ve aylar ya da yıllar boyunca sürebilir ve tedavisi zor olan kronik artrite yol açabilir . Antibiyotik tedavisi artrit gelişimini engellemez.

Hastalığın tanısı:


Salmonella
enfeksiyonu dışkı örneğinin test edilmesi ile tespit edilebilir. Ancak, çoğu vakada test sonuçları çıkmadan hastalık belirtileri ortadan kalkmaktadır.

Hastalığın Tedavisi:


Salmonella enfeksiyonları genellikle 5-7 gün içerisinde kendiliğinden geçer ve çoğu zaman ağızdan sıvı alımını arttırmak ve dinlenme dışında özel bir tedavi gerektirmez. İshal ve kusması çok şiddetli olan hastalarda ise damardan sıvı tedavisi gerekebilir. Antidiyareik ilaçlar krampları azaltabilir ancak ishal süresini arttırırlar. Bakterinin kan dolaşımına girmesi, immun sistem yetersizlikleri gibi ciddi durumlar dışında tifo olmayan Salmonella enfeksiyonlarında antibiyotik kullanılması bakterinin vücuttan atılım süresini uzatabilir, başkalarına bulaşma ve hastalığın tekrarlama riskini arttırabilir.

Hastalıktan Korunma:


Salmonellosisi önlemek için bir aşı yoktur. Korunmak için alınabilecek önlemler:

• Çiğ ya da az pişmiş yumurta , pişmemiş kıyma veya kümes hayvanları ve pastörize edilmemiş süt de dahil olmak üzere yüksek riskli gıdalar yemekten kaçının. Çiğ yumurta ile yapılan ev yapımı soslar, mayonez vs. kullanmaktan kaçının.

• Çiğ et ya da kümes hayvanları ile temas ettikten hemen sonra su ve sabun ile ellerinizi , mutfak çalışma yüzeylerini ve eşyalarını yıkayın . Özellikle bebekler , yaşlılar için yemek hazırlarken dikkatli olun .

• Çapraz bulaşmayı önlemek için buzdolabında çiğ et , tavuk ve deniz ürünlerini diğer gıdalardan ayrı bir yerde tutun. Mümkünse , mutfakta iki kesme tahtası (çiğ et için ayrı meyve ve sebze için ayrı bir kesme tahtası) bulundurun. Önceden çiğ et tutulan yıkanmamış bir yüzey üzerine pişmiş yiyecek koymayınız.

• Yemek yemeden önce sabunla ve ılık suyla ellerinizi yıkayın.

• Besinleri pişirirken güvenli bir iç sıcaklığa ulaşıp ulaşmadığını denetleyebilmek için bir et termometresi kullanın.

• Dondurulmuş gıdaları çözünmeye başladığında derhal tüketin.


• Eğer hayvan dışkısı ile temas ederseniz ellerinizi yıkayın. Sürüngenler (kaplumbağalar , iguanalar , kertenkele, yılan vs ) evcil olsalar dahi salmonella taşıma olasılığı fazla olan hayvanlardır. Sürüngenlere dokunduktan sonra eller yıkanmalıdır. Sürüngenler , küçük çocuklar için uygun evcil hayvan değildir ve bir bebek ile aynı evde olmamalıdır . ABD'de salmonelloz kaynağı olduğu için 1975 yılında , küçük pet kaplumbağaların satışı yasaklanmış, ancak 2008 de tekrar satışı serbest kalmıştır .

• Civciv ve ördek yavrularının bağırsaklarında taşınan salmonella çevrelerini ve hayvanın tüm yüzeyini kirlenmektedir . Çocuklar sadece tutma, sarılma , ya da kuşları öperek bakterilere maruz kalabilir . Çocuklar kuşlara dokunmamalıdır. Civcivle, ördekle ve yaşadıkları yerler de dahil olmak üzere herhangi bir temastan sonra eller yıkanmalıdır .

• Anne sütü küçük bebekler için en güvenli besindir . Emzirme salmonellosis ve diğer birçok sağlık sorunlarını önler .


KAYNAKLAR:
https://www.foodsafety.gov/poisoning/causes/bacteriaviruses/salmonella/

http://www.cdc.gov/salmonella/general/index.html


Yemyeşil Aktar 
Beylikdüzü / İstanbul,

https://www.facebook.com/yemyesilaktar 


www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr





14 Eylül 2016 Çarşamba

SARIMSAK VE LİMON SUYU MUCİZESİ !!!


SARIMSAK 
ve 
LİMON SUYU MUCİZESİ ...

İkisi de ayrı ayrı sağlık deposu olan limon ve sarımsak bir araya gelirse ne olur dersiniz?
İşte limon suyu ve sarımsağın yüzde yüz kanıtlanmış faydası...

1- Tüm damar iltihapları (vaskülir) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor.
2- Kollestrol ve lipidi düşürüyor zararlı yağların yakılmasını sağlıyor,
kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor, bu dönemde diyete dikkat etmek gerekiyor)
Şekeri düşürüyor,pankreas'ın yenilenmesini sağlıyor.

3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinlik ve tüm dokulardan ödemi kaldırıyor.
4- Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.
5- Tüm romatizmal iltihabı önleyip, hertür romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor. Eklem düzeylerinin yenilenmesini sağlıyor. Ağrıları kesiyor.
6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerinin yenilenmesini sağlıyor.
Sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını arttırıyor.
Felçlere ve Vertigo'da fayda veriyor.

7. Vücudun bağışıklık sistemini son derece kuvvetlendiriyor ve her türlü alerjiyi, özellikle damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden kesiyor. Kansere karşı tüm vücudu koruyor.
Limon suyu ve sarımsak mucizesi hazırlanışı;
- 2 litre limon suyu, 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak, ağzı sıkı kapanan koyu renkli veya üzeri kağıtla kapatılmış bir kavanoza karıştırılıp doldurunuz.
- Sarımsak yıkanmadan ve ezilerek limon suyunun içine koyulacak,kavanozun kapağı sıkıca kapatılacak.
25 gün boyunca normal ılık bir yerde saklanıp hergün çalkalanacak. (sarımsaklar iyice erimiş olacak)

- 25 gün sonra kavanozu açıp her sabah kahvaltıdan yarım saat 1 saat kadar önce aç karnına yarım veya içilebiliniyorsa 1 çay bardağı içilecek.
Kavanozun kapağı hep kapalı tutulacak, kavanoza asla su,şeker v.b. karıştırılmayacak,ancak çay bardağına aldığınız
kısmı istenirse sulandırılıp içilebilir...

- Karışım içildikten sonra, (en az 30 dk. sonra) kahvaltı
yapılacak.
Mümkünse bu karışım her sabah aynı saatte içilecek.
KAYNAK; ınternethaber.com

LÜTFEN DİKKAT !!! 
Kalp ve tansiyon hastaları doktorlarına danışmadan kullanmasınlar !!!!!!!!!!!!!

YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL

Gsm:0 532 775 76 31 

www.facebook.com/yemyesilaktar 
www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr 
www.yemyesilaktar.com 

11 Eylül 2016 Pazar

TÜM DOSTLARIMIN, ARKADAŞLARIMIN VE YEMYEŞİL AKTAR AİLESİNİN KURBAN BAYRAMINI KUTLUYORUM....




ROMATİZMAYA İYİ GELEN YİYECEKLER !!!


Soğuk ve nemli günler romatizma rahatsızlığını tetikliyor. Bu hastalıktan şikayet edenlere uzmanlar, nar özü, enginar ve armutu öneriyor...

Bağışıklık sistemindeki sorunlar nedeniyle eklemlerin iç yüzeyinde iltihaplanmalar olarak bilinen romatizma, ağrılarla yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, uzun dönemli, tedavi edilmeyen romatizmanın eklemlerin hareket kabiliyetini kısıtladığını belirterek, "Romatizmaya iyi gelen yiyecekleri günlük beslenmenize ekleyerek eklem ağrılarını hafifletebilir, şişliği ve iltihaplanmanın şiddetini azaltabilirsiniz" diyor. 
Romatizmaya iyi gelen yiyecekleri ise şöyle sıralıyor: 

Nar Özü: Son yıllarda yapılan araştırmalar, nar özünün kemik ve kıkırdaklarda oluşan iltihaplanmayı azalttığı yönünde sonuçlara sahiptir. Düzenli olarak nar suyu ya da nar özü tüketmek romatizmal ağrıların ve şişliklerin azaltılmasına yardımcı olabilir. 

Balık: Balık, özellikle somon, ton gibi soğuk su balıkları bol miktarda omega yağ asidi içerir ve Omega- 3 yağ asitlerinin iltihaplı hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. Haftada en az 3 öğün balık tüketerek romatizma ağrılarını azaltabilir ve eklemleri etkileyen iltihabın yayılmasını yavaşlatabilirsiniz. 

Enginar: Vücuttaki zehri atma etkisi sayesinde başta romatizma olmak üzere gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir. Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir. 

Keten Tohumu: Balıkta olduğu gibi keten tohumu da yüksek oranda Omega-3, Omega- 6 yağ asidi ile besin lifi benzeri bir madde olan lignan içerir. Günlük olarak tüketilen keten tohumu eklem ağrılarını hafifletirken eklem sertleşmesini azaltabilir. Keten tohumu içerisinde bulunan lif bazı ilaçların emilimini azaltabileceğinden, kullanmaya başlamadan önce doktora danışmaları tavsiye edilir. 

Hodan Otu, Frenk Üzümü: Bitki tohumlarında bulunan doğal bir Omega-6 yağ asidi olan gamma-linolenik asit doğal bir iltihap önleyicidir, romatizma nedeniyle meydana gelen iltihaplanmayı ve dolayısıyla eklem şişliklerini azaltabilir. Çuha çiçeği, hodan otu ve siyah kuş üzümü gamma-linolenik asit bakımından en zengin gıdalar arasında yer almaktadır. 

Tam tahıllar: Tam tahıllar da romatizmaya iyi gelen yiyecekler arasında yer alıyor. Örneğin yulaf ezmesi, çeltik ya da arpa vücuttaki iltihabı atan maddeler içeriyor.Tam tahıllı ekmekler de iltihap giderici özelliğe sahip selenyum içeriyor. Yapılan bir araştırmaya göre bazı romatizmalı kişilerin vücudunda çok az selenyum maddesine rastlanmıştır. 

Zeytinyağı: Araştırmalara göre zeytinyağının içindeki bazı maddeler vücutta iltihaba neden olan maddelerle savaşıyor, böylece iltihap oranı da azalıyor. 

Pancar: Böbrekleri çalıştırır. Önemli bir potasyum kaynağıdır. Kemiklere büyük faydası vardır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını da destekler. 

Armut: Romatizma ve eklem kireçlenmesi olanlar için yararlı bir meyvedir.
KAYNAK: TAKVİM

Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İSTANBUL 
Gsm: 0 532 775 76 31
                                                        www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr
                                                          www.facebook.com/yemyesilaktar
                                                                   www.yemyesilaktar.com




KOLESTROLE İYİ GELEN YİYECEKLER ...
Kurubaklagiller: 
Kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek gibi besinlerin içerisinde bulunan çözünür lifler, kötü Hutlu kolesterol olarak anılan LDL kolesterolü düşürmeye yardımcıdırlar. 

Yapılan bir bilimsel araştırmada;
her gün 1 porsiyon kurubaklagil tüketimi, 6 haftada kan kolesterol seviyelerini %10 azaltmıştır.
Haftada en az üç kez kurubaklagiller sofralarımızda yer almalı.

Kuruyemişler: 
Fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişler, düzenli tüketildiklerinde kan kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcıdırlar. İçerdikleri çoklu doymamış yağ asitleri de, damar sağlığının korunmasına yardımcı olurlar. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, günde ortalama 40 gram kuruyemiş tüketmek, kötü huylu kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

Soya ürünleri: 
İçerdikleri fitat ve izoflavonlar sayesinde düzenli tüketildiklerinde kolesterolü düşürücü etki gösterirler.
Soframızda çok alışkın olmadığımız soya ürünlerine soya sütü, tofu veya soya kıyması olarak yemeklerde, çorbalarda yer verebiliriz.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) önerilerine göre; günde 25 gram soya proteini tüketmek, kötü huylu kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.

Avokado:
Avokadoda; iyi huylu kolesterol olan HDL’yi yükselten ve LDL’nin düşmesine yardımcı olan tekli doymamış yağ asitleri bulunur. Aynı zamanda diğer bütün meyvelere oranla, kolesterol düşürmeye yardımcı etkisi olan beta sitosterolleri yapısında daha fazla bulundurur. Günde ¼ veya ½ avokado tüketmek kan kolesterolünü düşürmek konusunda yol katetmeyi sağlar.

Çikolata: 
Bitter çikolatanın içerdiği antioksidanlar, kalp sağlığının korunmasına yardımcıdır. Bazı bilimsel çalışmalar, kakaoda bulunan antioksidanların iyi huylu kolesterolü yükseltmeye yardımcı olduğunu göstermiştir. Günde 30 gram bitter çikolata tüketmenin, kötü huylu kolesterolün vücutta okside olmasına engel olduğu bilinir.

Bitkisel steroller: 
Bitkilerin yapısında bulunan bu madde, vücuttan kolesterol emilimini azaltarak, düzenli tüketimde kolesterolü düşürmeye yardımcı etki gösterir.

Bitkisel sterollerin kolesterolü düşürücü etki göstermesi için günde 2 gram tüketilmeleri gereklidir.

Bazı bilimsel çalışmalarda aşırı tüketimlerinin damar sertliği riskini arttırabileceği gösterilmiştir.
Piyasada bulunan bitkisel sterol eklenmiş ürünleri kullanan kişiler, eğer yüksek kolesterol sebebi ile ilaç kullanıyor iseler, doktorlarına danışmalılar.



YEMYEŞİL AKTAR
BEYLİKDÜZÜ / istanbul

Gsm: 0 532 775 76 31

www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr
www.facebook.com/yemyesilaktar
www.yemyesilaktar.com


BİR ÇOK SAĞLIK SORUNUNUZUN SEBEBİ 

'' Kandida Bağırsak Mantarı" ......
Bağırsaklarınızın florası ne durumda?
Sabah uyandığınızda bu testi mutlaka yapın!!!
Bağırsaklarınızda CANDIDA (kandida) maya mantarının arttığını basit bir testle anlayabiliriz.
Bir bardak içme suyuna sabah aç karnına tükürün ve 15 dakika izleyin. 
Eğer tükürük suyun üstünde kalıyorsa sağlıklı bağırsak florasına sahipsiniz. 
Eğer tükürük dibe çöküyorsa, saçak gibi aşağıya iniyorsa, kar yağmış gibi oluyorsa veya suya rakı konmuş gibi bulanıyorsa candida bağırsak floranızı bozmuş demektir.
Evdeki herkes testi yapsın..
Bir parça yeseniz bile karnınız şişiyor ve ağrıyorsa, yaptığınız bütün diyetlere rağmen karnınızın şişliğini ve sertliğini gideremiyor, lifli besinler tükettiğiniz halde çoğu zaman kabızlık sorunu yaşıyorsanız, yeme krizlerinize care bulamıyorsanız sebebi büyük ihtimalle CANDIDA Mantarıdır...
Candida mantarları gıdalardan aldığınız sofra şekeriyle imal edilmiş ürünleri ve unlu mamülleri önce piruvat’a sonradan asetaldehid ve karbondioksit’e dönüştürür.
Asetaldehid, hem karaciğer hem de mantar tarafından etil alkol’e dönüştürülür. 
Açığa çıkan karbondioksitin etkisiyle karnınızda şişkinlik ve sertlik oluşur.
“CANDIASIS, 21. yüzyılın insanlara hediye ettiği hastalık!”
Son elli yılda sessiz ve yıkıcı hastalıklarda patlama yaşandı ve tetkiklere, testlere bol bol para harcanırken yanlış teşhisler yanlış ilacların kullanılmasına ve çok daha kötü sonuçlara yol açtı. Kimse bağırsaklarından tüm vucuduna geçen ve organlarına büyük zarar veren Candida Albicans maya mantarı ve onun yol açtığı Candiasis (Kandiyasis) hastalığından şüphelenmedi.
Kandiyasis hastalığı ile mücadele Almanya’da son on yılda sağlık bakanlığı politikası haline gelmişken maalesef ülkemizde adını duyan çok az insan var.
Kandiyasis’in sebep olabileceği hastalıklardan obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları, hormonal bozukluklar, kanser ve sinir sistemi hastalıkları adeta insanların kaderi haline geldi.
Çocuklarda alerjik hastalıklar, akıntılar, tıkanıklıklar, otizm, hiperaktivite ve dikkat bozukluğu giderek artıyor.
Yorgunluk, unutkanlık, asabiyet, cinsel isteksizlik, tahammülsüzlük, durumlarında psikyatrlar ilaçlar yazdı, eklem ağrıları ve ödemler için avuç avuç romatizma ilaçları içildi.
Zihinsel ve fiziksel performansı artıracak besin takviyelerini kullanmayan kalmadı, cinsel gücü arttırmak için her yol denendi, saç dökülmesi ve cilt sorunları için dermokozmetik ve kozmetiğe harcanan parayı biliyorsunuz…
Kandida mantarından arınarak vücudunuzda varolduğunu düşündüğünüz pek çok hastalıktan ve fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
Kısaca gıda ya da ilaç zannederek aldıklarımız, önce bağırsaklarımızın doğal florasını bozdu.
Bağırsak geçirgenliğini arttırdı, kanımıza karışan sindirilmemiş maddeler, ağır metaller, katkı maddeleri ile birlikte kandida maya mantarı kılcal damarlara kadar ulaştı ve organlarımıza zarar vermeye başladı.

Kısaca nedenleri:

• Beslenme alışkanlıklarında yapılan hatalar.
• Şekerli besinlerin fazla miktarda tüketilmesi.
• Sezaryen ile yapılan doğumlar.
• Günlük beslenme programında karbonhidratlara ağırlık verme.
• Gereksiz yere kullanılan antibiyotikler.
• Yanlış diyetler, faydalı yağların beslenmeden çıkartılması, laksatif ilaç ve çayların çok kullanılması sonucu bağırsak florasının bozulması.
• Antibiyotik kullanımının artması başta olmak üzere yanlış tedavi yöntemleri bu artışa neden oldu.

Neden olduğu enfeksiyonlar ve belirtileri:

Sıklıkla şeker hastalarının şikâyetlerine benzer şikâyetlere yol açar.
Enfeksiyonunun klasik bir belirtisi alkoliklerde ya da sarılıkta olduğu gibi, karaciğerde bozukluktur. Çünkü mantarlar aynı zamanda alkol de üretir. Bağırsaktaki maya mantarları şekeri alkole dönüştürür. Oluşan alkol, özellikle karaciğer için çok toksiktir
Mantar enfeksiyonu olan birçok kişi eklem ve kas ağrılarından yakınır. 
Bu şikâyetler muhtemelen mantarların çoğalması sırasındaki metabolizma ürünlerine bağlıdır. 
Bu durumda uygulanan romatizma tedavisinin yararı olmaz.
Bağırsakta mantar enfeksiyonu olan birçok kişide sürekli olarak burun ve sinüs mukozasında şişme ve tıkanıklık olur. Bağırsak mukozalarında mantarların yaptığı tahriş, diğer mukozalara da (doğrudan mantar enfeksiyonu olmaksızın) yansır.

VÜCUDUMUZDA EN BELİRGİN ŞİKAYETLER VE BELİRTİLER ;
  1. • GAz/şişkinlik
  2. • Kabızlık ya da ishal
  3. • Kolit
  4. • Makatta kaşıntı ve kızarıklık, hemeroid
  5. • Adrenal/Tiroid yetmezliği
  6. • Mide yaraları
  7. • Ruhsal ve fiziksel yorgunluk görülür.
  8. • Uyuşukluk/tembellik
  9. • Allerjiler
  10. • Uykusuzluk
  11. • Düşük kan şekeri
  12. • Mide yanması
  13. • İntihar eğilimleri
  14. • Bağırsak ağrıları
  15. • Anti-sosyal davranışlar
  16. • Ağız kokusu ve mide ağrısı
  17. • Pamukçuk
  18. • Kuru ağız
  19. • Parmak/ayak tırnağı mantarı
  20. • Akne ya da pul pul dökülen cilt
  21. • Üşüme/ titreme
  22. • Kimyasallara hassasiyet
  23. • Dişlerde pas benzeri tabaka ve dilde beyazımsı bir görüntü
  24. • Açlık hissi ve aşırı derecede tatlı yeme isteği.
  25. • Burun tıkanıklığı ve nefes darlığı
  26. • Kulaklarda iltihaplanma ve kulak çevresinde kaşıntı, çınlama
  27. • Sırt, ense ve omuz ağrısı
  28. • Eklemler ağrıları, eklemde şişmeler
  29. • Ciltte sivilce, akne, kızarıklık, kaşıntı, saç dökülmesi
  30. • Küf benzeri koku
  31. • Şeker ihtiyacını karşılamak için, aşırı derecede yemek yemek ve ayrıca candidanın ürettiği aside bloke etmek için yağ hücrelerinin çoğalması bölgesel yağlanmaya, kilo artışı, obezite
  32. • Gözlerin önünde noktaların uçuşması gibi görme bozuklukları, yaşarma, yanma..
  33. • Şiş gözler
  34. • Hormonal dengesizlik
  35. • Kronik vajina ve mesane iltihabı
  36. • Konsantrasyon bozukluğun ve hafıza zayıflığı
  37. • Alkol içilmese de alkol kokan nefes
  38. • Aşırı yorgunluk , bitkin, tükenmiş hissetmek.
  39. • Depresyon,
  40. • Uyuşukluk, yanma, karıncalanma, hissizlik
  41. • Kas ağrıları, Kas güçsüzlüğü, uyuşma
  42. • Eklemlerde ağrı, şişme, artrit, artroz
  43. • Karın bölgesinde ağrı
  44. • Kabızlık, ishal, rahatsız edici gaz
  45. • Sorunlu vajinal akıntı, vajinal yanma ya da kaşıntı
  46. • Prostatitis
  47. • Iktidarsızlık
  48. • Cinsel arzu kaybı
  49. • Endometriosis
  50. • Kramp ve regl düzensizlikleri, regl öncesi aşırı gerginlik
  51. • Uykulu olma hissi, koordinasyon bozukluğu
  52. • Sık ruh hali değişimleri
  53. • Huysuzluk ya da çok sinirli olmak
  54. • Konsantre olamamak
  55. • Baş ağrısı
  56. • Sersemlik, denge kaybı
  57. • Kulakların üstünde basınç, şişkinlik ya da karıncalanma hissi.
  58. • Kaşıntı ve kızarıklıklar
  59. • Mide ekşimesinden dolayı boğazda yanma
  60. • Sindirimsizlik, geğirme ve bağırsaklarda gaz
  61. • Dışkıda sümüksü madda
  62. • Dışkının çok kuru ve küçük parçalar halinde olması
  63. • Hemoroit
  64. • Ağız kuruluğu, ağızda kızarıklık ya da kabarcık
  65. • İdrar yaparken yanma
  66. • Postnasal akıntı
  67. • Göğüste ağrı ya da gerginlik
  68. • Nefes darlığı hırıltı
  69. • Öksürük
  70. • Sık ya da acil idrara çıkma ihtiyacı, idrar yaparken yanma.



Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İSTANBUL 

Gsm: 05327757631


CANDIDA MANTARI için PROBIOTIKLERLE savaşın !!!

Candida, bir maya bakterisi türüdür ve her canlıda bulunur.

Genelde lenf sistemi içerisinde görev alan bu mantar türü, dış etkenler sebebiyle gereğinden fazla çoğaldığında tehlikeli olmaya başlar.


Vücutta mukoza zarı bulunan her bölgede varlık gösteren candida mantarına; göz, kulak, mide, mesane, ciğerler ve genital bölgede rastlanır.

Candida mantarı, genelde genital bölge mantarı olarak bilinir ve kadınların adeta korkulu rüyasıdır.

Oysa candida mantarı, sadece genital bölge için tehdit oluşturmaz. 
Sindirim sistemi üzerinde de etkili bir mantar türüdür. Normal bir bağırsak florasında 100 katrilyon (yaklaşık 1500 gr) ağırlığında faydalı bakteri bulunur. 
Bu faydalı bakteriler, düzenleri bozulmadığı sürece sistemde canlı kalmaya ve sağlığımız için işe yaramaya devam ederler. 
Ancak birazdan detaylarıyla bahsedeceğim yanlış beslenme ve benzer hatalar sebebiyle düzenleri bozulduğunda, gereğinden fazla çoğalarak bağırsak ve vajinal floranın da bozulmasına sebep olurlar. Candida mantarı hakkında yapılmış birçok araştırma var. 2008 yılında yapılan bir araştırmada, candida mantarının genital bölgede çoğalmasının kalıcı hale gelebildiği ve bu durumun kısırlığa neden olabildiği gösterildi.

KAS AĞRISINA YOL AÇAR

Bedenimizde candida mantarının çoğalmaya başladığını nasıl anlarız? 
Candida mantarı kontrolsüz çoğalmaya başladığında, birçoğu son derece can sıkıcı belirtiler gösterir. 
Kemik, kas ve organ ağrıları, kokulara karşı alerjik reaksiyon ve aşırı hassasiyet, el ve ayaklarda üşüme ve vücut ısısında düşüş, darbe alma halinde cildin çabuk morarması, ilgili bölgede formal değişiklikler, sindirim problemleri, ilgili bölgede iltihaplanma (bu en sık görülen belirtiler arasında yer alır), kronik yorgunluk, ilgili bölgede doku bozulması, kaşıntı ve kızarıklık, koku, kadınlarda genital akıntı ve kas ağrısı; candida mantarının çoğalmasının belirtileri arasında sayılır. 
Elbette saydığım bu belirtilerin şiddeti de son derece önemli. Şikayetleriniz arttığında mutlaka uzman bir doktora başvurmalı ve tavsiye edilen tedaviye harfiyen uymalısınız.
İnternette candida mantarı ile ilgili arama yaptığınızda evde uygulanan testlerin tavsiye edildiğini görebilirsiniz. 
Uygulaması son derece kolay olan bu testleri yapmak, hastalığı artıran bir etki göstermez ancak tanı koymada yeterli olmadığından hastalığın ilerlemesine ve tedaviye geç kalınmasına sebep olabilir.

Candida mantarının düzenini bozan ve çoğalmasına sebep olan faktörler nelerdir?

Aşırı antibiyotik kullanımı, vücut temizliğinin yetersiz yapılması ve ortak giysi kullanımı (özellikle iç çamaşırı) gibi fiziki nedenlerin dışında bir de beslenme alışkanlıklarıyla ilgili nedenlerle candida mantarı çoğalabilir.

Mantarların büyük kısmı gibi candida mantarı da şekerli besinleri sever. Karbonhidratlar, hidrojenize edilmiş yağlar, işlenmiş gıdalar, hazır gıdalarda bulunan koruyucular, böcek ve tarım ilaçları ile temas ve ağır metaller; candida mantarının kontrolsüz çoğalmasının nedenleri arasında sayılmaktadırlar.

Hangi konuyu işlersek işleyelim, dönüp dolaşıp geldiğimiz yer hep aynı: Beslenme alışkanlıklarımız! Doğru beslenmek, sağlıklı kalmanın en önemli anahtarıdır.

CANDİDA MANTARI İLE MÜCADELE ETMENİN YOLLARI NELERDİR?

Başlıca nedenleri arasında beslenme alışkanlıklarının sayılması sebebiyle candida mantarının tedavisinde yapılması gereken ilk şey, doğru bir beslenme programını uygulamaktır. Candida mantarından kurtulmak için bunları yapın:

ŞEKERLİ GIDALARI TÜKETMEYİN 
Candida mantarını besleyen gıda maddeleri arasında ilk sırada şeker gelir. 
Eğer bu mantar türü ile mücadele ediyorsanız, şekerin her türlüsünü hayatınızdan çıkarmanız gerekir. 
Aslında ne yemeniz ya da yememeniz gerektiğini ayırt edebilmek için ana başlıkları bilmeniz yetmez. Etiket okumayı iyi bilmelisiniz. 
Özellikle marketten aldığınız gıdaların etiketlerinde yazan onca kısaltmanın birçoğu, şeker anlamına gelir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ KUVVETLENDİRİN 
Bağışıklık sisteminin kuvvetli olması, birçok hastalıkla mücadelede en önemli ihtiyaçtır. 
Candida mantarı ile mücadele döneminde de güçlü bir bağışıklık sistemine ihtiyacımız vardır. 
Bunun için taze ve doğal gıda maddeleriyle beslenmek gerekir. Güvenilir et ve balık yemek de bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye yardımcı olur.

Yapılan araştırmalar, faydalı yağları tüketmenin candida mantarıyla mücadelede en az proteinler kadar önemli olduğunu da gösterdi.

Faydalı yağlar, yağda çözülen A, D, E ve K vitaminlerinin taşıyıcısı görevini görürken, karotenin A vitaminine dönüşmesini sağlar. 
Bu tür yağları tüketmek D vitamininin emilimini ve kullanımını da sağlar.

SİNDİRİM SİSTEMİNDEKİ FAYDALI BAKTERİLERİ ÇOĞALTIN 
Düzenli olarak probiyotik tüketmek candida mantarı ile mücadelede son derece önemli bir adımdır. 
Sindirim sistemimizde bulunan ve varlıklarından fayda sağladığımız bakteriler vardır. 
Zararlı kolonilerden kurtulmak, yararlı olanların varlık göstermesi için uygun zemini oluşturur.

DESTEKLEYİCİ VİTAMİNLER ALARAK VÜCUDU GÜÇLENDİRİN 
Candida mantarıyla mücadele edenlerin bağışıklık sistemlerini stabil tutabilmeleri çok önemlidir. 
Bunun için de vitamin ve mineral desteğine ihtiyaçları vardır. 
B vitamini kompleksi, 
C vitamini, 
D vitamini, 
E vitamini, 
Kalsiyum 
Magnezyum 
alınabilir.

CANDİDA'YA DÜŞMAN YİYECEKLER
Candida mantarıyla mücadelede anahtar davranışın doğru beslenmek olduğunu artık biliyoruz.

Peki gıda maddeleri arasında bu hastalığın tedavisinde en kuvvetlileri hangileridir?

Birçok hastalığın şifası sayılabilecek SARIMSAK ve ELMA SİRKESİ, candida mantarı tedavisinde de ilk sırada yer alıyor. 
İster çiğ, ister yemeklerin içinde, ister tablet halinde olsun hiç fark etmez; iyileşmek istiyorsanız, sarımsak tüketin.

Sarımsağın bu hastalığı tedavi etmesindeki en önemli sebep, bağışıklığı kuvvetlendiriyor olmasında gizli.

Elma sirkesi, candida mantarının en nefret ettiği gıda maddeleri arasında yer alır. 
Yemeklerden önce bir kaşık elma sirkesini bir bardak suya karıştırın ve tüketin. 
Böylece hem candida mantarının kontrolsüz çoğalmasını önleyecek, hem de bağırsak floranızı tedavi edeceksiniz.

Kaynak;Sabah Gazetesi HALİT YEREBAKAN 

Yemyeşil Aktar 
Beylikdüzü / İSTANBUL 



29 Şubat 2016 Pazartesi

Mucize içecek " SÜTLÜ ZERDEÇAL "


















Mucize içecek " SÜTLÜ ZERDEÇAL "

Zerdeçal ve süt ile sağlık kaynağı bir içecek hazırlamanız mümkün.
İşte zerdeçallı süt tarifi!...
Zerdeçal ve süt sağlığı korumak için içilen geleneksel Ayurveda içeceğidir.


Faydaları;
* Uyku uyumayı sağlar,
* Soğuk algınlığı,
* Boğaz ağrısı,
* Hazımsızlık,
* İshal,
* İltihaplı bağırsak sendromu,
* Crohn hastalığı,
* Adet krampları,
* Baş ağrısı
* Artrit
dahil olmak birçok hastalığı iyileştirmek için geceleri içilir.


Ayrıca;
* Meme, karaciğer, kolon ve prostat gibi kanserlerle savaşır
* Depresyonu önler,
* Sindirim sağlığı rahatlatır,
* Karaciğer detoksu yaptırır,
* Kanı temizler,
* Kan dolaşımını artırır,
* Yaraların iyileşmesini hızlandırır,
* Ağrıyı azaltır,
* Kalp-damar hastalıklarına karşı korur
* Nörolojik
bozuklukları giderir.


Zerdeçal'ın güçlü antioksidan, anti-inflamatuar, analjezik ve antiseptik özellikleri vardır.
Zerdeçal, Ayurveda ve geleneksel Çin tıbbında kullanılır.
Zerdeçal sağlık yararları ona karabiber eklenerek geliştirilmiştir.


Araştırmalara göre;
- Karabiber vücut kurkumini(zerdeçalın içindeki etken bileşim) iyi absorbe etmesine yardımcı olmaktadır.
- Ayrıca, tarçın ve kakule gibi diğer baharatlar ekleyerek tadını, süt ekleyerek zerdeçalın sağlığa faydalarını artırır.
- Tarçın kötü kolesterolü azaltır ve dolaşımı iyileştirir, kan şekerinin kontrolüne yardımcı olur.
- Kakule, sindirim arttırır, detoksa yardımcı olur, kötü nefes kokusunu yok eder.
- Hindistan cevizi yağı da bağışıklık sistemini arttırır ve kolestrolü düşürür.

Peki evinizde zerdeçal sütünü nasıl yapabilirsiniz?

Gerekli malzemeler;
- Süt
- Zerdeçal
- Karabiber
- Tarçın
- Kakule
- Hindistancevizi yağı
- Bal


Yapılışı:
1. Bir tencereye bir bardak sütü dökün ve ısıyı açın.
2. Yarım çay kaşığı zerdeçal tozunu ekleyin
3. Bir çay kaşığı karabiber ekleyin
4. Küçük bir kabuk tarçın ekleyin.
5. Bir tutan kakule tohumunu ezin.
6. Yarım çay kaşığı hindistan cevizi yağı ekleyin.
7. Bütün malzemeleri biraraya getirdikten sonra birkaç dakika pişirin.
8. Karışımı süzün
9. Tatlandırmak için bal ilave edin.


Ev yapımı baharatlı zerdeçal sütü artık hazırdır.
Akşam yatmadan önce için ...

AFİYET OLSUN....

YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İstanbul

Gsm: 0 532 775 76 31 

5 Şubat 2016 Cuma

KIRMIZI PANCAR SUYU VE FAYDALARI. 

Pancar suyu içmenin, sayısız sağlık yararları vardır. Bu faydalardan sadece günde bir bardak pancar suyunu, beslenmenizin bir parçası yaparak yararlanabilirsiniz. Bu faydaların neler olduklarını öğrenmek için okumaya devam edin. Pancar kesinlikle çoğu insan için çok lezzetli bir şey değildir; ama onun bol yararları hakkında okuduktan sonra bu sebzeye hayran olacağınıza eminiz. Ayrıca pancar, tatlı tadı ve parlak kırmızı-bordo rengi ile bir salata malzemesi olarak kullanılır. Bir çok rahatsızlıklar ve hastalıkları tedavi etmek, önlemek ve aynı zamanda genel sağlığı iyileştirmek için günlük diyete pancar suyu eklenmesi tavsiye ediliyor. Pancar Suyunun Besin Değerleri: Daha önce de belirtildiği gibi, pancar suyu insan sağlığı için son derece yararlı olan çeşitli besin değerlerini içerir. Pancarın yağ oranı düşüktür ve A vitamini, C vitamini, B6 vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini ve betalainler denilen antioksidanları büyük miktarlarda içerir. Pancarın yeşil olan kısımlarının ıspanak ile karşılaştırıldığında, daha yüksek bir demir içeriğine sahip olduğu bilinmektedir. İçerdiği diğer besin maddeleri sodyum, kalsiyum, sülfür, klor, bakır, iyot, doğal şeker, bioflavonoidler ve potasyumdur. Ayrıca diyet lifi, karbonhidrat, niasin, folik asit, biotin ve magnezyum için de iyi bir kaynaktır. Pancar Suyunun Sağlık İçin Faydaları: İçerdiği besin bolluğu ile pancar suyunun sağlığa faydaları hiç şaşırtıcı değil! Burada bu faydaların bir listesi bulunuyor. -Kanı Soğutma ve Arıtma Yeteneği: En iyi bilinen ve en önemli yararlarından biri, kanı soğutma ve temizleme yeteneğidir. Bu durum, zengin demir içeriğinden kaynaklanıyor olabilir. Ayrıca anemi tedavisinin vazgeçilmez bir parçasıdır. 5135_panc–Sindirim ve Sindirim Sistemi Hastalıkları: Sağlıklı sindirim için pancar suyu içmenin faydaları doğal şeker şeklinde içerdiği karbonhidratlardan kaynaklanıyor olabilir. Bu karbonhidratlar kolayca sindirilebilir ve içerdiği lifler gıdaların sindirim sürecine yardımcı olur. Ayrıca sarılık, bulantı, kusma, dizanteri, hepatit, kabızlık, basur ve ishal gibi hastalıkların tedavisine yardımcı olur. -Kalp Damar Sağlığı: Pancar suyunun kalp-damar sağlığını nasıl etkilediğini araştırmak için bir dizi çalışma yapılmıştır. Daha sonra, içinde yer alan nitrat maddesinin, yüksek kan basıncından mustarip hastaların kan basıncını düşürmede faydalı olduğu tespit edilmiştir. -Kolesterol: Pancar suyunun önemli sağlık yararlarından biri, kötü kolesterol seviyelerini düşürme ve vücuttaki iyi kolesterol düzeylerini yükseltme yeteneğidir. -Stres: İçerdiği betalainler bugün her yaştan insan arasında yaygın olan oksidatif stresi önler. Ayrıca kalp ile ilgili bozuklukları ve hastalıkları önler. -Dolaşım Bozuklukları: Vücuttaki inorganik kalsiyum için, iyi bir çözücü olduğu bilinmektedir. Bu nedenle varis, yüksek tansiyon, damar sertliği gibi dolaşım bozukluklarının önlenmesinde esastır. -Cilt Sorunları: Düzenli pancar suyu içmek cilt iltihabı, akne, kuru cilt, kepek ve püstül gibi cilt sorunlarının önlenmesi ve tedavisinde yararlı olabilir. Ayrıca lekeleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur, sağlıklı bir cilt sağlar ve saç uzamasını destekler. Cilde uygulanabilir, cildi nemlendirmek için yardımcı olur ve parlamasını sağlar. -Kanser: Pancar suyunda bulunan betasiyanin, tümörlerin oluşumunu önlemeye yardımcı olur ve aynı zamanda tüm zararlı toksinlerin detoksifiye edilmesini sağlar. Bu nedenle kanserlerin önlenmesinde ve özellikle kolon kanseri için son derece faydalıdır. -Doğum Kusurları: Pancar suyunun içerdiği folik asit bebeklerde çeşitli doğum kusurları önlemesiyle bilinmektedir. -Dayanıklılığı Arttırır: Pancar suyu içmenin başka bir sağlık yararı da dayanıklılığı arttırmasıdır. İçerdiği nitrat oksijen alımını etkileyerek, yorgunluğu azaltır ve dayanıklılığı arttırır. -Gebelik: Pancar suyu içinde iyi bir miktarda folik asit içerir. Spina bifida riskini azaltmaya yardımcı olduğu için hamile kadınlara tavsiye edilir. -Diğer Yararları: Yukarıdaki çeşitli faydalarının dışında kırmızı pancar diş ağrıları, adet problemleri, bel ağrıları ve baş ağrısının tedavisinde yardımcı olabilir. Artık çeşitli faydalarının farkında olduğunuza göre, her gün bir bardak pancar suyu içerek bu faydaların tadını çıkarabilirsiniz. Diğer meyve veya sebzelerin suları ile birlikte tüketerek ek sağlık yararlarının keyfini çıkarabilirsiniz. Baharat ya da taze otlar ekleyerek içeceğinize aroma katabilirsiniz. Pancar suyu yaparken taze pancar kullanmaya ve ona ekstra kalori katacak şeker eklememeye dikkat edin. Pancar suyundan faydalanarak sağlıklı, hastalıktan uzak, özgür bir yaşamın keyfini çıkarın!

Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/beet-juice-benefits.html 

YEMYEŞİL AKTAR 
Beylikdüzü / İSTANBUL 

Gsm: 0 532 775 76 31 

www.facebook.com/yemyesilaktar