Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul

böbrekağrısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
böbrekağrısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2017 Pazar

Hamileler ve İlaç Alerjisi olanlar; BAŞ AĞRINIZA İLAÇSIZ TEDAVİ !!!


Bir baş ağrınız olduğunda ve ihtiyacınız olan İlacı bulamadıysanız, durum umutsuz görünüyor. 
Ama öyle değil. 
''Akupressür'' adlı baş ağrısından kurtulmanın bilimsel bir yolu var.
Bugün size Yemyeşi Aktar Baharat olarak baş ağrınızı etkili ve hızlı bir şekilde ortadan kaldıran bu teknik hakkında bilgi vereceğiz.

''Akupressure'', masmavi masaj çeşididir ve etkinliği çok sayıda bilimsel çalışma ile doğrulanır. 
Doğası gereği, bu akupunktur ve refleks terapi biçimidir, ancak özel tıbbi bilgiler gerektirmez.


İlk önce rahat bir pozisyon alın ve rahatlayın. 
Masaj çok zaman almaz: ortalama olarak 30 saniye ile 1 dakika arası sürer.
Herbir noktayı hafif pres veya dairesel hareketlerle masaj yapın. 
Genellikle başınızın ağrısı, masaj sırasında veya 5-10 dakika sonra kaybolur. 

Baş ağrısından kurtulmak için masaj yapılacak6 temel nokta !!!


Üçüncü göz veya Yintang'ın noktası, burun köprüsünün alına girdiği yerde kaşların arasında yer alır. 
Bu nokta, göz yorgunluğunun giderilmesinden sorumludur. 


Bu simetrik noktalar, kaşların iç kenarının tabanında bulunur. 
Bu alanın masajı, rahat nefes almanızı ve görme keskinliğini artırır. 
Presleme veya dairesel hareketlerle 1 dakika masaj yapın.


Bu noktalar burun deliklerinin iki yanında gözlerle aynı hizada bulunurlar. 
Onları bulmak için, elmacık kemiklerinin alt kısmında bir çukur hissedin. 
Sinüs açmaya, baş ve diş ağrısını azaltmaya ve sizi stresden kurtarmaya yardımcı olur.


Noktalar başın arkasında, ortada, kulak ile omurganın başlangıcı arasında bulunur. 
Bu noktalara masaj yapmak, burun tıkanıklığını, gözlerde ve kulaklardaki ağrıyı, şiddetli baş ağrısı ve migreni hafifletmeye yardımcı olur. 


Shuai gu noktaları, tapınak alanındaki saç çizgisinin başlangıcından 2-3 cm uzaklıktadır. 
Bu noktayı bulmak için küçük bir çukur hissedin. 
Bu bölgeye uygulanan basınç, temporal bölgedeki ağrı ve göz yorgunluğunu hafifletir.

Bu simetrik noktalar başparmağı ve işaret parmağı arasındaki elin arkasında bulunur. 
Bu bölgeye uygulanan basınç sırt ağrısı, diş ağrısı ve boyun kaslarındaki gerginliği hafifletir. 

kaynak;https://brightside.me/inspiration-health/how-to-get-rid-of-a-headache-in-5-minutes-without-pills-319110/?utm_source=fb_brightside&utm_medium=fb_organic&utm_campaign=fb_gr_5mincrafts

Yemyeşil Aktar Baharat
Beylikdüzü / İSTANBUL
0 532 775 76 31


















25 Aralık 2016 Pazar

BÖBREK DOKTORU; Gilaburu....

·
BÖBREK DOKTORU GİLABURU.... BÖBREK TAŞI VE AĞRILARINA SON.....................
GİLABURU SUYUNUN FAYDALARI....


•Böbrek dostu (Gilaburu) suyu içeriğindeki asitler... nedeniyle antikanserojen, antimikrobiyal ve antioksidan özelliğe sahiptir. Antioksidanlar, vücutta serbest radikalleri bağlayarak, sağlığa zararlı birçok olumsuz etkiyi durdurmakta. Bu özelliği nedeniyle gilaburu suyu, yaşlanmayı geciktirici, mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu ve kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir.

Gilaburu'nun kullanım alanları ve etkileri:
• Böbrek taşlarını eritebilir.
• Taş üremesini önler.
• Böbrek Tembelliği rahatsızlığına iyi gelir
• İdrar yolları iltihaplarını temizler.
• Ödemi atar, yüksek üreyi düşürür ve dengeler.
• Safra taşlarını eritebilir ve karaciğeri destekler.
• Prostat rahatsızlığına iyi gelebilir.
• Yatıştırıcı,adstingent(dokuları sıkılaştırır ve sağlamlaştırır)
• Kramplara ve kas gerginliklerine karşı olumlu etki oluşturur
• Sinir sistemini güçlendirici etkileri vardır.


- Gilaburu bitkisi, kanser önleyici bir antioksidan ve C vitamini deposudur. 

- Yaklaşık olarak portakaldan 10 kat daha fazla C vitamini içerir.

1 kür: (8-10 Lt.) Gilaburu 1 hafta 10 gün içerisinde 6 - 8 mm böbrek taşını eritebilir.


Taş 8 mm’ den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. 
Gilaburu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelebilir.

NOT: 
- Sertliğinden dolayı lazerin de kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Gilaburu da eritmeyebilir. 
- Bu cins taş ile karşılaşma riskiniz % 1- 2 civarındadır.

DİKKAT !
• Gilaburu ilaç değildir.
* Kargo ile adrese teslim gönderebiliriz..


https://www.facebook.com/yemyesilaktar/


Yemyeşil Aktar Beylikdüzü
Fatih Sultan Mehmet Camii altı
Onur Hipermarket Pasajı
BEYLİKDÜZÜ/İSTANBUL


Tel    : 0 212 873 33 93
Gsm : 0 532 775 76 31

26 Kasım 2016 Cumartesi

KANSER OLMAMAK İÇİN ALKALİ OLUN !!!



ALKALİ OLMAK YA DA FAZLA ALKALİ OLMAK HİÇ BİR HASTALIĞA SEBEP OLMAZ!!

Kandaki pH seviyeniz ölene kadar değişmez.

Vücudunuzda asitleşme fazlalaşmaya başlar ve alkali rezervleriniz yoksa erimeye başlarsınız. Dokularınız erir ve bu sizin hiç hoşunuza gitmeyecek bir acı vermeye başlayacaktır.

Vücudunuz '' ERİYORUM ERİYORUM DEMEYE BAŞLAR. (KANSER HASTALARINA ACI ÇEKMELERİNİN NEDENİ DE ASİTLERİN YAYILMAYA BAŞLAMASI ÇÜNKÜ ASİTLERDEN DOLAYI DOKULAR ERİRKEN ÇOK ŞİDDETLİ AĞRILAR ÇEKMEYE BAŞLIYORSUNUZ) İÇTEN İÇE ERİMEYE BAŞLARSINIZ.''

Kandaki pH değerini test etmeniz gerekmez ama idrardaki pH'ınızı test edebilirsiniz.

Bunun için digital satılan pH ölçerler var yada pH kağıtları var bunlardan edinip idrarınızı ölçebilirsiniz. Sağlıklı olmak istiyorsanız pH seviyenizin 7.365 yada üstü tutmanız gerekir.

Şimdi bu video'da daha önce anlatmış olduğum pH la ilgili bilgiler var.

Video'da Doktor Young Geleneksel Tıp idrardaki pH ın referans aralığının (Amerika da) 5.5 - 8.5 arasında alındığını anlatıyor ( Bizde bu değer yani Türkiye'de 5 - 7 arası.) Sonra Doktor Young anlatmaya devam ediyor ..
Sabah test ettiğimiz İdrar bize son 24 saati nasıl yaşadığınızı gösteriyor.
Eğer yaşınızı aldıysanız ( burada yaş belirtmiyor ama genç değilsiniz yani )dün partiye filan katılıp asidik gıdalar tükettiyseniz ve çok fazla alkol aldıysanız sabah idrarınızda ki pH seviyeniz 5 civarı çıkacaktır. Ama gençseniz ve alkali rezerviniz fazlaysa o zaman idrar testiniz de bu rakam 8.5 çıkacaktır.

Eğer alkali konusunda bilinçli iseniz ve alkali seviyenizi artırmaya çalışıyorsanız pH seviyenizi 8.5 a 9.5 HATTA 10.5 HATTA HATTA 11 E KADAR YÜKSELTEBİLİRSİNİZ.

EĞER PH SEVİYENİZ 5 - 6 CİVARLARINDAYSA HÜCRELER SAĞLIKLI KALAMAZ ÇÖKMEYE BAŞLARLAR.

KANSER HASTALIĞI İDRAR PH INIZ 5.5 OLDUĞUNDA VÜCUDUNUZDA BAŞLAMIŞ DEMEKTİR!!!

( William D. Kelley, D.D.S., M.S. nin one answer to cancer kitabının yazarı eğer kanserseniz bunun doktorunuzun anlaması 4 - 5 yıl alır diye yazmıştı ve kanserin sinsi haraket ettiğini söylemişti .. demek bundan dolayıymış) .
EĞER İDRARINIZDA Kİ PH SEVİYENİZ DEVAMLI 5 CİVARINDA SEYREDİYORSA YADA ÖĞLEN CİVARI YAPTIĞINIZ İDRARINIZ DÜŞÜKSE O ZAMAN ALKALİ YETERSİZLİĞE YAKALANMIŞSINIZ DEMEK TİR. EĞER YATTIKTAN SONRA 2 - 3 DEFA İDRAR A ÇIKIYORSANIZ VÜCUDUNUZ ASİTLERİ VÜCUDUNUZDAN ATMAYA ÇALIŞIYOR DEMEK TİR. EĞER SABAH SAAT: 02:00 CIVARI İDRARINIZI TEST EDERSENİZ VE BU 5 CİVARINDA ÇIKIYORSA ALKALİ REZERVLERİNİZ TÜKENMİŞ ASİDOZ BAŞLAMIŞTIR. BU DURUMDA PH SEVİYENİZİ YÜKSELTMENİZ GEREKİR. ALKALİ GIDA VE İÇECEKLERLE BUNU YÜKSELTEBİLİRSİNİZ.

ALKALOZ OLMAK BİR HASTALIĞA YOL AÇMAZ.

ÇOK FAZLA ALKALİ OLMAK HİÇ BİR RAHATSIZLIĞA SEBEP OLMAZ.


KAYNAK; Vedat MİLAR sayfasından alıntıdır....


AZ VEYA ÇOK ALKALİ OLUN, KANSER OLMAYIN !!!




Yemyeşil Aktar Baharat
Beylikdüzü / İSTANBUL










13 Eylül 2016 Salı

1 PORSİYON MEYVE KAÇ GR. ?


Günlük Meyve ihtiycımız 5 - 6 porsiyondur.
Aşağıdaki listede sizlere ''porsiyon/gr'' miktarlarını vererek 
tüketeceğiniz meyve miktarını belirlemenize yardımcı olmak istedim.



* Elma              : 100 gr       (1 orta boy)
* Portakal        : 100 gr        (1 orta boy)
* Mandalina      : 135 gr       (2 küçük boy)
* Kayısı            : 100 gr        (3-4 adet)
* Muz               : 60 gr        (1 küçük boy veya yarım)
* İncir              : 50 gr         (1-2 adet)
* Kiraz             : 75 gr        (12 adet)
* Vişne             : 80 g          (14 adet)
* Greyfurt        : 100 gr      (1 orta boy)
* Üzüm             : 90 gr        (15 iri tane)
* Yeni dünya     :                ( 6 adet)
* Kırmızı erik    : 50 gr        (2-3 adet)
* Yeşil erik        : 100 gr    (10 adet)
* Çilek              : 100 gr      (12 adet/1 çay bardağı)
* Şeftali            : 140 gr      (1 orta boy)
* Armut            : 100 gr      (1 orta boy)
* Ayva              : 100 gr      (1/4 orta boy)
* Nar                : 75 gr        (1/2 orta boy)
* Kavun            : 150 gr       (1/8 orta boy kavun)
* Karpuz           : 200 gr       (1/8 orta boy karpuz)
* Kivi                : 75 gr        (1 adet)
* Ananas           : 75 gr
* Kuru incir       : 15 gr        (2 adet)
* Kuru kayısı      : 20 gr       (3 adet)
* Kuru üzüm      : 20 gr
* Kuru erik        : 25 gr
* Portakal Suyu  : 1 çay bardağı
* Greyfurt Suyu : 1 çay bardağı
* Nar Suyu         : 1 çay bardağı
* Vişne Suyu      : 1 çay bardağı
* Üzüm Suyu      : ½ çay bardağı
* Elma Suyu       : 1 çay bardağı
* Havuç Suyu     : 1,5 çay bardağı


Yemyeşil Aktar 
Beylikdüzü / İstanbul

Gsm:0 532 775 76 31 




11 Eylül 2016 Pazar

HAZIR MEYVE SUYU İÇMEYİN !!!



Prof.Dr. Bekir Sami Uyanık, hazır meyve suyu tüketen kişilerin vücuduna, içinde yüksek miktarda şeker (glukoz) bulunan sudan başka bir şey girmediğini belirterek bu içeceklerin organ hastalıklarına yol açtığını söyledi.

Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, hazır meyve sularının vücutta yol açabileceği rahatsızlıkları değerlendirdi. Uyanık, hazır meyve sularındaki yüksek miktardaki şekerin (glukoz) başta metabolizma olmak üzere kanser, obezite, diyabet gibi birçok hastalığa karşı da savunmasız bıraktığını söyleyerek “Marketlerde hazır paketlerde satılan meyve sularının, gazlı içeceklere göre daha sağlıklı olduğunu düşünüyoruz ama sanıldığının aksine, meyve suları o kadar da masum değil. Aslında hazır meyve suyu tüketen kişilerin vücuduna, içinde yüksek miktarda şeker bulunan sudan başka hiçbir şey girmiyor. Vücuda sayısız olumsuz etkisi bulunan meyve suları, başta metabolizma olmak üzere; kanser, obezite, diyabet gibi birçok hastalığa karşı da savunmasız bırakıyor” dedi.

“KONTROLSÜZ MEYVE TÜKETİMİ ŞEKER HASTALIĞINI TETİKLİYOR”
Uyanık, hazır meyve sularında, miktarları değişen oranlarda meyve özünden başka katkı maddesi olarak ise meyve aromasının, sofra şekerinin ve fruktoz şurubunun bulunduğunu dile getirerek “Bu maddeler ile çeşitli kimyasalların birleşmesi meyvemsi bir tat yaratırken, birçok hastalığı da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle meyve suyu yerine, meyvelerin kendisini tüketmek sağlığımız için daha yararlıdır. Meyveler bir bütün olarak, sindirim sisteminde daha düzenli emilir ve kan şekeri ani olarak yükselmediğinden, ani insülin salgılanmasına sebep olmaz. Metabolizma normal işleyişiyle vücutta daha düzenli kullanılır. Özellikle glisemik indeksi yüksek olan kavun, karpuz, üzüm gibi meyvelerde de, aşırıya kaçmamak, kontrollü olmak gerekir. Kontrolsüz meyve tüketimi, gizli şekeri olanlar ve diyabetli hastalarda kan şeker düzeyinin yükselmesine (hiperglisemiye) yol açabilmektedir” ifadelerini kullandı.
Kandaki glukoz (şeker)miktarının fazla olmasının, vücutta bulunan proteinlere, glukozun bağlanmasına neden olduğunu söyleyen Uyanık, “Glukoz bağlanmış proteinlerin fonksiyonelliği azalır, bulunduğu doku veya organda özel görevlerini yapamaz hale gelerek, vücudun yaşlanmasına yol açar. Aşırı tüketilen meyve suları ve asitli içecekler, fazla miktarda şekerin vücuda girmesiyle, kan şekerini yükselterek, şeker hastalığı, obezite ve eklem hastalıkları yanında, böbrek, göz, kalp ve damar hastalıklarına da yol açabilmektedir. Ayrıca, yüksek kan şekeri, vücutta yağa dönüşerek, sadece karın çevresinde değil, karaciğer başta olmak üzere doku ve organlarda yağ birikmesine neden olmakta, asıl hücrelere baskı yapmakta, onları işlemez hale getirmektedir. Şeker, tümör oluşumuna ve kanserin büyümesine de neden olabilmektedir. Bu sebeple meyve suları içerisinde bulunan yüksek miktardaki glukoz, aroma ve kimyasallar nedeniyle meyve suyu tüketen kişilerde, metabolik denge bozulmakta, diğer kanser faktörlerinin de etkisiyle, özellikle mide ve bağırsak kanseri olmak üzere tüm vücut kanserleri riskini de artırmaktadır” dedi.
“ŞEKER BİRÇOK ORGAN HASTALIĞINA NEDEN OLABİLİYOR”
Kişinin vücudundaki yüksek şeker oranının, başta göz olmak üzere böbrek, beyin, kalp ve bacak damarlarının erken yaşlanmasına neden olduğunu vurgulayan Uyanık,”Yemeklerden sonra, özellikle de, şekeri yüksek meyve suyu ve asitli içeceklerin alımından sonra hızla yükselen kan şekerini, vücut kendisini korumak için düşürmeye çalışmaktadır. Günlük aktivitelerimize ve yaptığımız işlere göre yükselip alçalan kan basıncı değişikliklerine karşı koruyucu mekanizmaları, yüksek kan şekerinden olumsuz etkilenerek, küçük damarların zarar görerek, çatlaklara neden olmaktadır.
Bunun sonucunda damarlar, sertleşmekte, tıkanmakta ve yaşlanması hızlanmaktadır. Hafif olan damar hastalıkları da insanın enerjisini yok ederek, yorgun ve yaşlı hissettirebilmektedir. Meyve sularının hazır paketler halinde alınması yerine, meyvelerin taze olarak alınıp, suyunun sıkılıp, yenmesi oldukça faydalıdır. Taze olarak sıkılan meyve sularının bekletilmeden içilmesi ve içerisindeki vitaminlerin, liflerin kaybolmadan tüketilmesi hastalıklara karşı da korumaktadır” diye konuştu.
Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, besleyici ve düşük kalorili yiyeceklerin, genç ve sağlıklı olmada çok önemli olan bağışıklık sistemi için çok yararlı olduğunu belirterek “Meyveler kadar, sebzeler ve tam tahıl ürünleri de bol lif içerdiğinden, besinlerin kana düzenli emilmesine, çabuk doymamıza yardımcı olarak, kan şekeri düzeyinin dengelenmesinde çok önemli fonksiyon görürler. Ayrıca, sindirim sürecini hızlandırarak, vücudun atıklardan, olası kanserojen maddelerden daha çabuk kurtulmasını sağlayarak, mide-bağırsak, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltırlar” dedi
KAYNAK:yuzdeyuzhaber

Yemyeşil AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL 
Gsm: 0532 775 76 31


6 Eylül 2016 Salı

ADAÇAYI VE FAYDALARI !!!

                         
                                 https://www.facebook.com/yemyesilaktar/

ADAÇAYI FAYDALARI ve ZARARLARI !!!!




ADAÇAYI;

Latince adı Salvia Officinalis olan adaçayı bitkisi dişotu olarak da bilinir. 

Ada çayının kullanılan bölümü yapraklarıdır. Yaprakları taze veya kuru olarak kullanılır. 
Tıbbi adaçayı (bahçe) niteliği olan Salvia Officinalis ülkemizde yetişmemektedir. 
Bir başka tür olan çayır adaçayı (Salvia pratensis) (Anadolu adaçayı) batı ve güney-batı Anadolu'da bol olarak yetişmektedir. 
Çayır adaçayı kimyasal yapı ve tedavi etkisi bakımından tıbbi adaçayına benzemekte fakat içeriği bakımından fazla etkili değildir.
30-70 cm boyunda olan adaçayı bitkisinin yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır.

ADAÇAYI FAYDALARI NELERDİR?
·Vücudu direncini güçlendiricidir. Hastalık sonrası güçsüzlük, kas yorgunluğu durumlarında faydalıdır.
·Antiseptiktir. Balgam söktürür ve toksinleri vücuttan uzaklaştırmaya yarar.
·Boğaz ve bademcik iltihabına karşı oldukça yararlıdır. Farenjit, larenjit başlıca kullanım alanlarıdır.
·Adaçayının içinde bulunan cineol adlı madde öksürüğü önleyici özelliktedir.
·Gaz söktürücü ve hazmı kolaylaştırıcıdır. Mide spazmına ve bulantısına iyi gelir.
·Beyin işlevini arttırır, hafızayı güçlendirir,unutkanlık sorununa olumlu etki sağlar. Alzheimer sebebiyle azalan bir beyin kimyasalına koruyucu etkide bulunmaktadır.
·Ateş düşürücüdür.
·Menopoz dönemindeki kadınlarda sıcak basmalarını ve aşırı terlemeyi önleyici etkisi bulunmaktadır.
·Aç karnına içilen adaçayının kan şekerini düşürücü özelliği vardır.
·Soğuk içilen adaçayının ishal kesici etkisi bulunmaktadır.
·Kuru adaçayı yaprağı toz haline getirilerek dişlerin üzerine sürüldüğünde dişleri güçlendirir ve beyazlatır. Diş ve ağız iltihapları durumlarında ise soğuk adaçayı gargara olarak kullanılabilir.
·Migren ve baş ağrısı durumunda, sıcak adaçayına batırılmış bezle alın bölgesine kompres uygulamasının olumlu etkisi bulunmaktadır.
·Soğuk adaçayı kompresi, kesik ve yaralarda rahatlama ve hızlı iyileşme sağlamak için uygulanabilir.

ADAÇAYININ ZARARLARI NELERDİR?
·Sürekli ve fazla miktarda kullanımdan kaçınılmalıdır.
·Düşük yapma olasılığına karşı hamileler kullanmamalıdır.
·Anne sütünün salgılanmasını azaltıcı özelliği bulunduğundan emziren kadınlar kullanmamalıdır.
·Bazı kişilerde kan basıncını yükseltebilir.
·Küçük çocuklara içirilmesi tavsiye edilmez.
·Konsantre adaçayı yağı içilmemelidir.



KAYNAK;
Dyt. Gülhan KOCA
********************************
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL
Gsm: 0 532 775 76 31
Tel:    0 212 873 33 93 
*******************************


TELEME NEDİR ?


                           

Isıtılmış Keçi Sütünden, olgunlaşmamış İncir veya Körpe İncir dallarında bulunan SÜT ile mayalanarak elde edilen Yoğurt veya Olgunlaşmamış Taze Peynire benzer Süt Ürünüdür.

Yani kısaca;

''Tam olgunlaşmamış oluşumu yarım kalmış ancak çok çok lezzetli Yoğur veya Peynir'' diyebiliriz...

Anadolu'nun birçok bölgesinde özellikle keçi otlatan çobanlar tarafından pratik, çok hızlı ve yapılışı çok kolay olmasından dolayı tercih edilen bir yiyecek ve beslenme türüdür.. 10 dakika gib, kısa bir sürede hazırlanabilir. Oluştuğu an itibari ile 5 dakikada tüketilmelidir içindeki incir alınırsa 5-10 dakika daha acılaşmadan yenilebilme özelliğini korur.

Her ne kadar İnek Sütü ile yapılsa da Keçi Sütünün tadını lezzetini vermez.

Bal veya yöresel pekmez ile içine kuru incir gibi meyve parçacıkları atılarak tatlı niyetine de yenilebilir.




https://www.facebook.com/yemyesilaktar/

Yemyeşil Aktar

Gsm: 0 532 775 76 31    Tlf; 0 212 873 33 93

17 Haziran 2016 Cuma

SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR?



Sağlıklı beslenme; 
Vücut sağlığı için besin değeri yüksek olan, günlük alınması gereken protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineral yüklü gıdaların dengeli olarak tüketilme şeklidir. 
https://www.yemyesilaktar.comVücudun sağlıklı olması için gerekli olan dengeli beslenme, dikkat edilmesi gereken bir noktadır. 

Bu kadar önem arz eden sağlıklı beslenme alışkanlığının en kısa sürede hayatınıza girmesini sağlamak da sizin elinizde. 

İşte size sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandıracak öneriler:

Sağlıklı beslenme alışkanlığını kazanmak için ilk olarak yaşam şeklimizde ufak değişiklikler yapmamız gerekiyor. 
Yapacağımız değişikliklerin yavaş ve köklü olmasına özen göstermelisiniz. 
Sağlıklı beslenme alışkanlığını aslında çocukken kazanılması daha doğru olacaktır. 
Yaşam boyu sürecek olan sağlıklı beslenme alışkanlığının kazanılmaması önemli sağlık sorunları da beraberinde getirecektir. 
Günümüzde sağlıklı beslenmemekten kaynaklanan en büyük sorun obezite, yüksek tansiyon ve kalp hastalığıdır.

SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLUR?

Öğün atlamadan, az az ve sık sık yemek yeme alışkanlık haline getirilmelidir. 
Hatalı beslenme alışkanlıklarından olabildiğince uzak durulmalıdır. 
Üç beyazdan uzak durduğumuz takdirde sağlıklı bir vücuda kapı aralamış olursunuz. 
Tam tahıllı besinler, çiğ sebze, meyve, süt ve süt ürünleri tüketerek de sağlıklı beslenebilirsiniz.



Yemyeşil Aktar 
Beylikdüzü / İSTANBUL

B12=balık yumurtası !!!



                                https://www.facebook.com/yemyesilaktar/
                                https://www.yemyesilaktar.com

16 Haziran 2016 Perşembe

SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRRI; alkali beslenme...

            

PH KAÇ OLMALI ?
İdrar pH değeri kaç olursa sağlıklı yada alkali oluruz ?
İdrar pH derecemiz 7,3 ve üstü olursak alkali sayılırız, eğer 7,3 - 6.8 aralığında olursa nötr sayılırız.
Ancak pH 0'la 14 aralığında bir değer.
Bu değerin ortası 7 nötr saf suyun derecesi ne alkali nede asidik. 7 nin altı asidik olmaya başlıyor, buda ortamdaki oksijen miktarının düşük olması demek.
Eğer bir insanın idrar pH değeri 5.5 altındaysa vücutta asidoz kanser başlamış demek'tir.
Bütün kanser hastalarının idrar pH değerleri yaklaşık 4,5 çıkıyor. İdrar pH değeri 2 - 2,5 olanlar var .
Artık asitleşmeden çürüyor.
Konuya dönersek eğer idrar pH değerinizi 7.3 ve üstü tutarsanız hiç bir zaman hastalığa yakalanmazsınız.
Sağlıklı aralık 7.3 - 8 yada 9 olabilir. 10 üstü pek olmaz ama olursada bişi olmaz. 11 e çıkarmak gereksiz ve sağlıksız. Ama 11 - 12 lere çıkarıp sağlıklı olduğunu söyleyen olursa da duymak isterim.
KAYNAK: Kemal MİLAR
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İstanbul
Gsm: 05327757631
Tlf : 02128733393