Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul
18 Kasım 2016 Cuma
Etiketler:
beylikdüzü,
beylikdüzüaktar,
beylikdüzüarısütü,
beylikdüzübağışıklık,
beylikdüzübaharat,
beylikdüzükışçayı,
büyükçekmeceaktar,
candida,
www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr
DOĞUM SONRASI DEPRESYON ....
10 anneden 8’i doğum sonrası depresyon yaşıyor!
“Annelik hüznü”, yaklaşık bir ay içinde kendiliğinden sona ererken, doğum sonrası depresyonda belirtiler daha şiddetli oluyor.
Üsküdar Üniversitesi NP İSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, “annelik hüznü” olarak da bilinen lohusa sendromunun doğum sonrasındaki ilk iki haftada yoğun yaşandığını belirterek ilk bir ayda kendiliğinden sona erdiğini söyledi.
Lohusa sendromu ile doğum sonrası sendromunun karıştırılmaması gerektiğini belirten Prof.Dr. Dönmez şunları söyledi:
“Lohusa sendromu, doğumdan sonra kendini mutsuz, gergin, kaygılı hissetme, sık ağlama isteği, uykuya dalma güçlüğü ve iştah kaybı gibi belirtilerin eşlik ettiği durumdur.
Genellikle doğum sonrasındaki ilk iki haftada yoğun yaşanır ve ilk bir ayda kendiliğinden sonlanır. Dolayısıyla herhangi bir profesyonel yardım gerektirmez. Bu süreyi aşan durumlar daha ciddi bir klinik tablo olan doğum sonrası depresyonun geliştiğini düşündürmelidir.
Doğum sonrası depresyonda belirtiler annelik hüznüne göre daha şiddetlidir, bebeğe karşı ilgi kaybı, kendine ve/veya bebeğe zarar verme düşünceleri eşlik eder. Böyle bir durumda mutlaka acilen bir psikiyatriste başvurmak gerekir.”
Aşırı mükemmeliyetçi anneler risk altında
Doğum yapan kadınların yüzde 80’inde lohusa sendromu görüldüğünü belirten Prof. Dr. Dönmez, “Özellikle geçmişinde depresyon öyküsü olan, stresli yaşam olayları bulunan, aile ve sosyal desteği yetersiz olan, bebeğin sağlık durumunda bir sorun olan, “zor” bir bebeğe sahip olan annelerde annelik hüznü daha sık görülür. Ayrıca mükemmeliyetçi, kaygılı, kendini aşırı eleştiren, kendine güveni az olan kişilik yapısı da lohusa sendromu gelişimi açısından risk etkenidir” diye konuştu.
Sosyal destek çok önemli
Lohusa sendromunun atlatılmasında sosyal desteğin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, “Bu destek hem psikolojik anlamda hem de bebeğe bakım anlamında verilmelidir. Annenin kendine de kısa da olsa vakitler ayırması için imkân yaratılabilir.
Üsküdar Üniversitesi NP İSTANBUL Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, “annelik hüznü” olarak da bilinen lohusa sendromunun doğum sonrasındaki ilk iki haftada yoğun yaşandığını belirterek ilk bir ayda kendiliğinden sona erdiğini söyledi.
Lohusa sendromu ile doğum sonrası sendromunun karıştırılmaması gerektiğini belirten Prof.Dr. Dönmez şunları söyledi:
“Lohusa sendromu, doğumdan sonra kendini mutsuz, gergin, kaygılı hissetme, sık ağlama isteği, uykuya dalma güçlüğü ve iştah kaybı gibi belirtilerin eşlik ettiği durumdur.
Genellikle doğum sonrasındaki ilk iki haftada yoğun yaşanır ve ilk bir ayda kendiliğinden sonlanır. Dolayısıyla herhangi bir profesyonel yardım gerektirmez. Bu süreyi aşan durumlar daha ciddi bir klinik tablo olan doğum sonrası depresyonun geliştiğini düşündürmelidir.
Doğum sonrası depresyonda belirtiler annelik hüznüne göre daha şiddetlidir, bebeğe karşı ilgi kaybı, kendine ve/veya bebeğe zarar verme düşünceleri eşlik eder. Böyle bir durumda mutlaka acilen bir psikiyatriste başvurmak gerekir.”
Aşırı mükemmeliyetçi anneler risk altında
Doğum yapan kadınların yüzde 80’inde lohusa sendromu görüldüğünü belirten Prof. Dr. Dönmez, “Özellikle geçmişinde depresyon öyküsü olan, stresli yaşam olayları bulunan, aile ve sosyal desteği yetersiz olan, bebeğin sağlık durumunda bir sorun olan, “zor” bir bebeğe sahip olan annelerde annelik hüznü daha sık görülür. Ayrıca mükemmeliyetçi, kaygılı, kendini aşırı eleştiren, kendine güveni az olan kişilik yapısı da lohusa sendromu gelişimi açısından risk etkenidir” diye konuştu.
Sosyal destek çok önemli
Lohusa sendromunun atlatılmasında sosyal desteğin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, “Bu destek hem psikolojik anlamda hem de bebeğe bakım anlamında verilmelidir. Annenin kendine de kısa da olsa vakitler ayırması için imkân yaratılabilir.
Doğum sonrası depresyon durumunda şüphe ediliyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir psikiyatriste başvurulmalıdır” tavsiyesinde bulundu.
Etiketler:
beykentaktar,
beylikdüzü,
beylikdüzüaktar,
beylikdüzüarısütü,
beylikdüzübağışıklık,
beylikdüzükışçayı,
büyükçekmeceaktar,
www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr,
zencefil,
zerdeçal
17 Kasım 2016 Perşembe
SALMONELLİ BAKTERİSİ NEDİR?
Salmonella, gıda zehirlenmelerinin en yaygın nedenlerinden biri olan bir grup bakterinin adıdır.
Salmonella ile temastan yaklaşık 12-72 saat sonra enfeksiyon, ishal, ateş, ve karın krampları gelişir.Hastalık genellikle 4 ila 7 gün sürer ve çoğu kişi tedavi olmadan iyileşir. Bazı kişilerde, ishal hastanın hastaneye gitmesini gerektirecek kadar şiddetli olabilir.
Bu hastalarda, Salmonella enfeksiyonu bağırsaklardan kan dolaşımına ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir ve antibiyotik tedavisi gecikirse ölüme neden olabilir.
Yaşlılar, bebekler ve bağışıklık sistemi bozulmuş olan kişilerde hastalık daha ciddi seyreder.
Salmonella bakterisi pişirme ve pastörizasyon ile öldürülebilir .
Gelişmekte olan ülkelerde sık ve salgın şeklinde ortaya çıkan bir hastalık olan tifo ve paratifo da salmonella bakterilerinin S. typhi ve S. paratyphi serotipleri tarafından tarafından oluşturulur.
Etken Mikroorganizma:
Salmonella Enterobacteriaceae adı verilen bir gram negatif çubukçuk şeklindeki basildir . Yaklaşık 2000 serotipi insanlarda hastalığa neden olur.S. typhi ve S. paratyphi (A, B, C) yalnızca insanlarda enterik ateş (tifo, paratifo) olarak adlandırılan hastalığa neden olur. Bunların dışında kalan salmonella serotipleri non-typhoidal salmonella olarak adlandırılır.
Nasıl Bulaşır?
Salmonella bakterisi özellikle kuşlar olmak üzere , diğer hayvanların ve insanların bağırsak sistemlerinde yaşar.
Genellikle hayvan dışkısı ile kontamine gıdalar yenmesiyle insanlara bulaşır.
Kirlenmiş yumurta, kümes hayvanları , et , pastörize edilmemiş süt veya meyve suyu , peynir , kontamine çiğ sebze ve meyve , baharat , ve çerezler bulaşma kaynağı olabilir.
Gıdaların iyi pişirilmesi salmonellayı öldürür.
Özellikle sürüngenler ( yılan, kaplumbağa , kertenkele ) , amfibi ( kurbağalar ) , kuşlar ( civciv ) ve evcil hayvanlar salmonellanın bulaşmasında rol oynayabilir ve temastan sonra hijyen kurallarına mutlaka uyulmalıdır.
Tüm yaş gruplarını etkiler. Şiddetli veya komplike hastalık için en büyük risk altındaki gruplar bebekler,yaşlılar ve bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerdir.
Hastalık Belirtileri:
Kuluçka Dönemi 12-72 saattir. Belirtileri ishal (bazen kanlı) , ateş, karın krampları ve kusmadır. Birçok sağlıklı kişide tedavi olmadan 4-7 günde iyileşir. Ancak bazı hastalarda barsak alışkanlıklarının tamamen normale dönmesi birkaç ay sürebilir. Hastalığa yakalananların küçük bir kısmında ise eklemlerde ağrı ,gözlerde tahriş ve ağrılı idrara çıkma gelişebilir . Buna reaktif artrit denir ve aylar ya da yıllar boyunca sürebilir ve tedavisi zor olan kronik artrite yol açabilir . Antibiyotik tedavisi artrit gelişimini engellemez.
Hastalığın tanısı:
Salmonella enfeksiyonu dışkı örneğinin test edilmesi ile tespit edilebilir. Ancak, çoğu vakada test sonuçları çıkmadan hastalık belirtileri ortadan kalkmaktadır.
Hastalığın Tedavisi:
Salmonella enfeksiyonları genellikle 5-7 gün içerisinde kendiliğinden geçer ve çoğu zaman ağızdan sıvı alımını arttırmak ve dinlenme dışında özel bir tedavi gerektirmez. İshal ve kusması çok şiddetli olan hastalarda ise damardan sıvı tedavisi gerekebilir. Antidiyareik ilaçlar krampları azaltabilir ancak ishal süresini arttırırlar. Bakterinin kan dolaşımına girmesi, immun sistem yetersizlikleri gibi ciddi durumlar dışında tifo olmayan Salmonella enfeksiyonlarında antibiyotik kullanılması bakterinin vücuttan atılım süresini uzatabilir, başkalarına bulaşma ve hastalığın tekrarlama riskini arttırabilir.
Hastalıktan Korunma:
Salmonellosisi önlemek için bir aşı yoktur. Korunmak için alınabilecek önlemler:
• Çiğ ya da az pişmiş yumurta , pişmemiş kıyma veya kümes hayvanları ve pastörize edilmemiş süt de dahil olmak üzere yüksek riskli gıdalar yemekten kaçının. Çiğ yumurta ile yapılan ev yapımı soslar, mayonez vs. kullanmaktan kaçının.
• Çiğ et ya da kümes hayvanları ile temas ettikten hemen sonra su ve sabun ile ellerinizi , mutfak çalışma yüzeylerini ve eşyalarını yıkayın . Özellikle bebekler , yaşlılar için yemek hazırlarken dikkatli olun .
• Çapraz bulaşmayı önlemek için buzdolabında çiğ et , tavuk ve deniz ürünlerini diğer gıdalardan ayrı bir yerde tutun. Mümkünse , mutfakta iki kesme tahtası (çiğ et için ayrı meyve ve sebze için ayrı bir kesme tahtası) bulundurun. Önceden çiğ et tutulan yıkanmamış bir yüzey üzerine pişmiş yiyecek koymayınız.
• Yemek yemeden önce sabunla ve ılık suyla ellerinizi yıkayın.
• Besinleri pişirirken güvenli bir iç sıcaklığa ulaşıp ulaşmadığını denetleyebilmek için bir et termometresi kullanın.
• Dondurulmuş gıdaları çözünmeye başladığında derhal tüketin.
• Eğer hayvan dışkısı ile temas ederseniz ellerinizi yıkayın. Sürüngenler (kaplumbağalar , iguanalar , kertenkele, yılan vs ) evcil olsalar dahi salmonella taşıma olasılığı fazla olan hayvanlardır. Sürüngenlere dokunduktan sonra eller yıkanmalıdır. Sürüngenler , küçük çocuklar için uygun evcil hayvan değildir ve bir bebek ile aynı evde olmamalıdır . ABD'de salmonelloz kaynağı olduğu için 1975 yılında , küçük pet kaplumbağaların satışı yasaklanmış, ancak 2008 de tekrar satışı serbest kalmıştır .
• Civciv ve ördek yavrularının bağırsaklarında taşınan salmonella çevrelerini ve hayvanın tüm yüzeyini kirlenmektedir . Çocuklar sadece tutma, sarılma , ya da kuşları öperek bakterilere maruz kalabilir . Çocuklar kuşlara dokunmamalıdır. Civcivle, ördekle ve yaşadıkları yerler de dahil olmak üzere herhangi bir temastan sonra eller yıkanmalıdır .
• Anne sütü küçük bebekler için en güvenli besindir . Emzirme salmonellosis ve diğer birçok sağlık sorunlarını önler .
KAYNAKLAR:
https://www.foodsafety.gov/poisoning/causes/bacteriaviruses/salmonella/
http://www.cdc.gov/salmonella/general/index.html
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İstanbul,
https://www.facebook.com/yemyesilaktar
www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr
8 Kasım 2016 Salı
Zeytinin yaprağını demleyin, yağını için!
Zeytinin siyahının, yeşilinin hepsinin kahvaltı sofralarında baş tacı olduğunu belirten Dr. Fevzi Özgönül, ”Zeytinin kendisini yiyin, yağını için, yaprağını çay gibi demleyin, çekirdeğini yutun ve sindirim sisteminizi güçlü yapın.” dedi.
Zeytin, kullanım alanı o kadar geniş bir meyvedir ki ülkemizde bile özel bir kanun ile zeytin ağaçları koruma altına alınmıştır diyen Dr. Fevzi Özgönül, Siyahı, yeşili, hepsi kahvaltı sofralarımızın baş tacıdır. Tabii sadece kahvaltıda tüketmiyoruz. Zeytinin yağını da yemek yaparken de kahvaltıda da ekmeğimizi bandırarak da, hatta bardağa koyup içerek de kullanabiliriz. Zeyinyağı kullanımı bu kadarla da bitmez. Kozmetikten ilaç sanayiine kadar çok geniş bir alanda kullanımı vardır. Sabun yapılıp hem cildimizi hem de saçımızı korur, canlandırır diye konuştu.
”Zeytinin yaprağı demlenerek içilebilir”
Zeytinin meyvesi dışında ağacından yaprağına kadar çok geniş bir kullanım alanı bulunduğuna dikkat çeken Dr. Fevzi Özgönül, Körpe zeytin yaprağını aynı çay gibi demleyerek de içebilirsiniz. Nasıl badem, ceviz ve fındığı yiyor ve güçleniyorsak zeytinin çekirdeğini de yutarak mide yanmalarınızı azaltın, bağırsaklarınızı güçlendirip kabızlığınızı ortadan kaldırın. Zeytin çekirdeği yapısı bol selüloz içerdiği için serttir, çiğnenerek yenilmez fakat bu selülözik maddeyi , sindirim enzimleri ve mide asidi kolaylıkla eriterek içerdiği çok değerli ve bir zeytin ağacının gücünü barındıran özünü ortaya çıkarabilir.
Zeytin çekirdeği yutmanın faydaları
”Zeytin çekirdeği mide yanmalarını azaltıyor”
Zeytin çekirdeğinin sahip olduğu bu öz, mide yanması olan kişilerde mide iç yüzeyini güçlendirerek yanmalarını azaltır, bağırsağın güçlenmesini sağlayarakkabızlık probleminde yardımcıdır. Sindirim sistemini konu alan bir çok rahatsızlığı da giderdiği araştırmalarda tespit edilmiştir. Sabah kahvaltı sırasında yutulan 1-2 zeytin çekirdeği, en azından selülozu eriten enzim aktivasyonunu sağlayarak sindirim sistemini güçlendirecek ve böylece selüloz içeren bir çok yiyeceğin de sindirimini kolaylaştıracaktır. dedi.
HAFTADA 3-4 GÜN 2-3 ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ YUTUN !
Dr. Fevzi Özgönül, daha sonra şunları söyledi;
Zeytin çekirdeğinin selülozik yapısını tamamıyla eriten enzimlerimiz ve mide asidimiz sayesinde zeytin çekirdeğini yutmaktan korkmayın, bağırsaklarınız tıkanmaz, zeytin çekirdeğinin sivri uçları da size zarar vermez.
Zeytin çekirdeğinin yutulması nedeni ile zarar görüldüğüne dair tıbbi bir araştırmaya ben rastlamadım.
www.yemyesilaktar.blogspot.com.trBu nedenle bende yaklaşık 3 aydır haftada 3-4 gün – 2-3 zeytin çekirdeği yutuyorum. Yuttuğum tüm zeytin çekirdeklerinin de sindirim sistemimde eridiğini hissediyorum.
kaynak;http://gaste.org/zeytin-cekirdegi-yutmanin-faydalari...
Zeytin çekirdeğinin yutulması nedeni ile zarar görüldüğüne dair tıbbi bir araştırmaya ben rastlamadım.
www.yemyesilaktar.blogspot.com.trBu nedenle bende yaklaşık 3 aydır haftada 3-4 gün – 2-3 zeytin çekirdeği yutuyorum. Yuttuğum tüm zeytin çekirdeklerinin de sindirim sistemimde eridiğini hissediyorum.
kaynak;http://gaste.org/zeytin-cekirdegi-yutmanin-faydalari...
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İstanbul
Gsm: 0532 775 76 31
Etiketler:
beykent,
beykentaktar,
beylikdüzü,
beylikdüzüafrodizyak,
beylikdüzüaktar,
beylikdüzüarısütü,
beylikdüzübağışıklık,
beylikdüzübaharat,
www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr
11 Ekim 2016 Salı
NAR KABUKLARINI SAKIN ATMAYIN !!!
Prof. Dr. Uslu, evde sıkılan narın kabuklarının asla atılmaması gerektiğini de belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Gölgede veya 40-50 dereceyi geçmeyecek ortamlarda kurutarak, ufaladığımız nar kabuklarını serin bir yerde saklayalım.
Daha sonra 100 gram kaynamış suya, 2 gram nar kabuğu atarak, yaklaşık 10 dakika kaynatıp suyunu hemen her gün çay olarak tüketelim. Böylece başta kanser, kalp ve şeker hastalıkları olmak üzere pek çok hastalıktan kendimizi korumuş olacağız.
Hatta çay içmekten üşenirsek, kurutulmuş ve parçalanmış nar kabuklarını, kahve çekme makinelerinde toz haline getirip, bir çay ya da kahve kaşığı tozu salata, peynir gibi gıdalarla direk olarak ta tüketebiliriz.
Özellikle şeker hastaları beta hücrelerini artıracak bu tozu tüketmeye özel çaba göstermelidir. Genelde tüm meyvelerde olduğu gibi narın da en değerli yeri kabuğudur. Bir ilaç gibi içtiğimiz nar suyundan arta kalan kabukları da asla atmayalım ve başta kanser, şeker ve kalp olmak üzere hemen hemen tüm hastalıklardan korunalım.”
HEMEN SİZDE PAYLAŞIN...ŞİFA OLSUN
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İstanbul
Etiketler:
beykent,
beykentaktar,
beylikdüzü,
beylikdüzüafrodizyak,
beylikdüzüaktar,
beylikdüzüarısütü,
beylikdüzübağışıklık,
beylikdüzübaharat,
beylikdüzüböbrektaşı,
büyükçekmeceaktar
9 Ekim 2016 Pazar
ALZHEIMER TESTİ, DENEMEK İÇİN CESARETİN VAR MI?
ALZHEİMER TESTİ
1 - Aşağıda C'yi bulun. İmleç yardımı almayın.
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOCOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
2- Eğer C'yi bulduysanız, şimdi de 6'yı bulun
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999699999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
3 - Son olarak N'yi bulun, biraz daha zor gibi…
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMNMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
Bu bir şaka değildir. Üç testi de geçebildiyseniz, Nöroloğunuza yıllık ziyaretinizi iptal edebilirsiniz.
Beyniniz muhteşem çalışıyor ve Alzehimer hastalığından uzaktasınız. Tebrikler!
Öğr. Gör. Dr. Erhan Şengel
Uludağ Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
BÖTE Bölüm
**************************
BİR BAŞKA GÖZ TESTİ DE AŞAĞIDA SİZİ BEKLİYOR.
ALZHEİMER GÖZ TESTİ
AŞAĞIDAKİ METİNDE BÜTÜN ' F ' HARFLERİNİ SAYINIZ...
FINISHED FILES ARE THE RE
SULT OF YEARS OF SCIENTI
FIC STUDY COMBINED WITH
THE EXPERIENCE OF YEARS...
(ŞİMDİ AŞAĞIYA BAKINIZ)
KAÇ TANE ' F ' SAYDINIZ?
3'MÜ?
HAYIR HATALI... METİNDE 6 TANE ' F ' VAR...
BU ŞAKA veya OYUN DEĞİL.
LÜTFEN YENİDEN OKUYUN!
BU OLAYIN ALTINDA YATAN GERÇEK AŞAĞIDADIR:
BEYNİMİZ 'OF' SÖZCÜĞÜNÜ SÜZEMEZ.
İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN.
GERİ DÖNÜP TEKRAR BAKIN!
İLK SEFERDE 6 ' F ' BULANLAR
ÜSTÜN DİKKAT DÜZEYİNE SAHİP KİŞİLERDİR
(veya daha Önce bu testi GÖRMÜŞLERDİR!)
5 TANE ' F ' BULANLAR DİKKAT DÜZEYLERİ OLDUKÇA YÜKSEK 6 ' F ' BULANLARA ÇOK YAKIN KIMSELERDİR.
4 TANE ' F ' BULANLAR NADİR KİŞİLERDE GÖRÜLEN BİR DURUMDUR DİKKAT VE KONSANTRASYONU YÜKSEK NADİR KİŞİLERDİR.
3 TANE ' F ' BULANLAR SIRADAN NORMAL DİKKAT DÜZEYİNE SAHİP KİMSELERDİR.
3 TANEDEN AZ ' F ' BULANLAR İÇİN TESTİ DÜZENLEYENLERİN SÖYLEYECEK BIR ŞEYİ YOK!...
ZATEN ŞU ANDA NASIL BİLGİSAYAR KULLANDIKLARINA ŞAŞMAK LAZIM!
BU TESTİ LÜTFEN ARKADAŞLARINIZA GÖNDERİN veya TAVSİYE EDİN.
www.yemyesilaktar.blogspot
www.yemyesilaktar.com
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İstanbul
Gsm: 0 532 775 76 31
Tlf : 0 212 873 33 93
Etiketler:
beykent,
beykentaktar,
beylikdüzü,
beylikdüzüafrodizyak,
beylikdüzüaktar,
beylikdüzüarısütü,
beylikdüzübağışıklık,
beylikdüzübaharat,
beylikdüzüböbrektaşı,
beylikdüzükışçayı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





