Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul
28 Şubat 2016 Pazar
ARI SÜTÜ İLE SAĞLIKLI VE UZUN YAŞAYIN!!!
İşçi arılar, 2-3 ay yaşarken, içlerinden sadece birisi 40 kat fazla; 5-7 sene ve binlerce yumurtalık bir verim ile yaşar....
Bu arının tek farkı arı sütüyle beslenmesidir.
İşçi arılar, 2-3 ay yaşarken, içlerinden sadece birisi 40 kat fazla; 5-7 sene ve binlerce yumurtalık bir verim ile yaşar....
Bu arının tek farkı arı sütüyle beslenmesidir.
İdeal arı sütü dozajlarıyla kullanıldığında insanlarda benzeri verim ve yaşam kalitesine yol açar.
Kanser başta olmak üzere bütün ağır hastalıklarla savaşımda önemli bir destektir.
Gebelikle ilgili pek çok araştırma arı sütünün kadında doğurganlığı ve erkekte sperm kalitesini artırdığını çok net bir şekilde ispatlamıştır.
Arı sütünün, bebek-çocuk-erkek-kadın-yaşlı yaşamlarında... Gebelikte; doğum öncesi ve sonrası süreçte ve anne karnından itibaren gelişme çağındaki çocuklarımıza pek çok yararları vardır.
Zihinsel gelişim ve büyümede çok etkindir.
Hastalıkla savaşanlar için çok önemli bir destektir. Kanserle ve ağır hastalıklarla mücadelede propolis ile birlikte en çok başvurulan ürünlerden biridir.
Sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal dopingdir.
Çocuk sahibi olmak isteyenler, iş ve yaşamlarında performans, zindelik ve verimliliği artırmak isteyenler, uzun ve sağlıklı yaşam arzulayanlar, saç dökülmesi, sırt ağrısı, sivilce gibi problemleri olanlar gibi her kesimden kullanıcıların gördükleri çeşitli önemli yararlardan bazıları şunlardır:
- Genel Performansı artırır.
- A, D, E, K, H ve B-Kompleks (9 tane B Vitamini çeşidinin hepsini) Vitaminlerini içerir. C vitamini ise eser miktardadır.
- İnsan metabolizmasına çok yönlü ve olumlu tesiri olan HDA-10 içerir.
- 22 farklı esansiyel aminoasit içerir. Özellikle büyüme çağında olanlar, sporcular, performanslı yaşam sürmek isteyenler için önemli bir katkıdır.
- Hastalıklara karşı direnci artırıcıdır. Kansere karşı koruyucu antioksidan özelliğe sahiptir.
- Kanserle savaşımda çok önemli bir destektir.
- Kalp-Damar Sistemini güçlendirir. Cerrahi müdahale geçirmiş olanlar ile kalp hastalıklarından dolayı tedavi görenlere küçük dozlar kullanmaları şartıyla tavsiye edilir.
- Damarları açar, damar tıkanıklığını önler.
- Hipertansiyona faydalıdır. Hipertansiyonu olanlar ilk kullanmalarında küçük dozlarla başlayıp tedricen ideal miktarlara artırırlar.
- Hafızayı güçlendirir. Unutkanlığı giderir.
- Alzheimer ile mücadelede etkin bir destektir.
- Bağışıklık sistemini güçlendirir.
- Diyabetlere:
Arı sütünün, B3, niasin ve biyotin içermesi, kandaki şeker seviyesinin kontrolüne yardımcı olur.
- Doğal ve güçlü antidepresandır.
- Hücrelerin yenilenmesini hızlandırır ve tetikler, böylece yaşamın tazelenmesini getirir.
- Deri problemlerini gidericidir. Teni güçlendirir ve görünümünü taze tutar.
- Dengeleyicidir; hareketli ve performanslı yaşama ve egzersize metabolik motivasyon sağlar.
- Anne karnından büyüme çağına zihinsel gelişime önemli katkı sağlar.
- Zindelik vericidir.
- Yoğun antibiyotik kullanıcılarını destekleyici besin olarak takviye eder.
- Hastalara rahatlatıcı etki verir.
- Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır ve hızlandırır. Kabızlığı önler. Reflü ve ülser rahatsızlıklarında rahatlatıcı etkisi vardır.
- Alerjilere:
İçerdiği aminoasitlerden glutamik asit alerjik insanları rahatlatıyor.
- Fizik kondisyonu artırır ve korur.
Uzun süreli idmanlar için önemli bir destektir.
- Antibakteriyaldir.
- Sperm sayı ve kalitesinin artışının sağlar, böylece çocuk sahibi olmayı kolaylaştırır.
- Uyku düzensizliğini giderir.
- Adale ve kas arızalarının giderilmesine katkı sağlar.
- Kollestrol seviyesini kontrol altında tutar.
- Kemoterapi ve Radyoterapinin güçlü yan etkilerine karşı beden direncini artırır.
Tanımlanamayan, taklidi yapılamayan ancak olumlu olağanüstü etkileri gözlenen bazı içeriklere sahiptir.
Sırt Ağrısı:
Siyatik, lumbago ve disk rahatsızlıklarına faydalı. Çünkü kasları gevşetiyor, yorgunluğu azaltıyor ve kişinin kendini daha zinde hissetmesini sağlıyor.
Sporcuların ayak ağrılarına çözüm:
Özellikle uzun süren antrenmanlardan sonra ayaklarda özellikle tenlerde yaşanan, tahriş veya deri hastalıklarına iyi gelir. İçinde bulunan echinacea ve hydroxydecanoic asitin bu tür sorunlara çok iyi geldiği araştırmalar ışığında tespit edilmiş.
Akne ve Sivilceler:
İçinde bulunan sülfür, fosfor, biyotin, B vitamini, yine içeriğindeki diğer enzimlerle birlikte, hormonlarda düzelmeyi sağlıyor ve sivilcelerden kurtulmak kolaylaşıyor. Tamamen doğadan yararlanarak iyileşmek isteyenler için ideal.
Saç dökülmesi: kullanılan şampuana yüzde 3-5 oranında katılıp düzenli ve günlük kullanımında saç dökülmesini yüzde 80 oranında azalttığı gözlenmiştir.
Ten güzelliği:
Ağız yoluyla tüketildiğinde de ten sağlığına faydalı olan Arı sütü bulunduğu ortamı kurumaktan koruyup nemli tuttuğundan vücut şampuanına katılacak yüzde 1-2 oranında arı sütüyle nemli ve parlak bir cilde sahip olunur.
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İSTANBUL
Kanser başta olmak üzere bütün ağır hastalıklarla savaşımda önemli bir destektir.
Gebelikle ilgili pek çok araştırma arı sütünün kadında doğurganlığı ve erkekte sperm kalitesini artırdığını çok net bir şekilde ispatlamıştır.
Arı sütünün, bebek-çocuk-erkek-kadın-yaşlı yaşamlarında... Gebelikte; doğum öncesi ve sonrası süreçte ve anne karnından itibaren gelişme çağındaki çocuklarımıza pek çok yararları vardır.
Zihinsel gelişim ve büyümede çok etkindir.
Hastalıkla savaşanlar için çok önemli bir destektir. Kanserle ve ağır hastalıklarla mücadelede propolis ile birlikte en çok başvurulan ürünlerden biridir.
Sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal dopingdir.
Çocuk sahibi olmak isteyenler, iş ve yaşamlarında performans, zindelik ve verimliliği artırmak isteyenler, uzun ve sağlıklı yaşam arzulayanlar, saç dökülmesi, sırt ağrısı, sivilce gibi problemleri olanlar gibi her kesimden kullanıcıların gördükleri çeşitli önemli yararlardan bazıları şunlardır:
- Genel Performansı artırır.
- A, D, E, K, H ve B-Kompleks (9 tane B Vitamini çeşidinin hepsini) Vitaminlerini içerir. C vitamini ise eser miktardadır.
- İnsan metabolizmasına çok yönlü ve olumlu tesiri olan HDA-10 içerir.
- 22 farklı esansiyel aminoasit içerir. Özellikle büyüme çağında olanlar, sporcular, performanslı yaşam sürmek isteyenler için önemli bir katkıdır.
- Hastalıklara karşı direnci artırıcıdır. Kansere karşı koruyucu antioksidan özelliğe sahiptir.
- Kanserle savaşımda çok önemli bir destektir.
- Kalp-Damar Sistemini güçlendirir. Cerrahi müdahale geçirmiş olanlar ile kalp hastalıklarından dolayı tedavi görenlere küçük dozlar kullanmaları şartıyla tavsiye edilir.
- Damarları açar, damar tıkanıklığını önler.
- Hipertansiyona faydalıdır. Hipertansiyonu olanlar ilk kullanmalarında küçük dozlarla başlayıp tedricen ideal miktarlara artırırlar.
- Hafızayı güçlendirir. Unutkanlığı giderir.
- Alzheimer ile mücadelede etkin bir destektir.
- Bağışıklık sistemini güçlendirir.
- Diyabetlere:
Arı sütünün, B3, niasin ve biyotin içermesi, kandaki şeker seviyesinin kontrolüne yardımcı olur.
- Doğal ve güçlü antidepresandır.
- Hücrelerin yenilenmesini hızlandırır ve tetikler, böylece yaşamın tazelenmesini getirir.
- Deri problemlerini gidericidir. Teni güçlendirir ve görünümünü taze tutar.
- Dengeleyicidir; hareketli ve performanslı yaşama ve egzersize metabolik motivasyon sağlar.
- Anne karnından büyüme çağına zihinsel gelişime önemli katkı sağlar.
- Zindelik vericidir.
- Yoğun antibiyotik kullanıcılarını destekleyici besin olarak takviye eder.
- Hastalara rahatlatıcı etki verir.
- Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır ve hızlandırır. Kabızlığı önler. Reflü ve ülser rahatsızlıklarında rahatlatıcı etkisi vardır.
- Alerjilere:
İçerdiği aminoasitlerden glutamik asit alerjik insanları rahatlatıyor.
- Fizik kondisyonu artırır ve korur.
Uzun süreli idmanlar için önemli bir destektir.
- Antibakteriyaldir.
- Sperm sayı ve kalitesinin artışının sağlar, böylece çocuk sahibi olmayı kolaylaştırır.
- Uyku düzensizliğini giderir.
- Adale ve kas arızalarının giderilmesine katkı sağlar.
- Kollestrol seviyesini kontrol altında tutar.
- Kemoterapi ve Radyoterapinin güçlü yan etkilerine karşı beden direncini artırır.
Tanımlanamayan, taklidi yapılamayan ancak olumlu olağanüstü etkileri gözlenen bazı içeriklere sahiptir.
Sırt Ağrısı:
Siyatik, lumbago ve disk rahatsızlıklarına faydalı. Çünkü kasları gevşetiyor, yorgunluğu azaltıyor ve kişinin kendini daha zinde hissetmesini sağlıyor.
Sporcuların ayak ağrılarına çözüm:
Özellikle uzun süren antrenmanlardan sonra ayaklarda özellikle tenlerde yaşanan, tahriş veya deri hastalıklarına iyi gelir. İçinde bulunan echinacea ve hydroxydecanoic asitin bu tür sorunlara çok iyi geldiği araştırmalar ışığında tespit edilmiş.
Akne ve Sivilceler:
İçinde bulunan sülfür, fosfor, biyotin, B vitamini, yine içeriğindeki diğer enzimlerle birlikte, hormonlarda düzelmeyi sağlıyor ve sivilcelerden kurtulmak kolaylaşıyor. Tamamen doğadan yararlanarak iyileşmek isteyenler için ideal.
Saç dökülmesi: kullanılan şampuana yüzde 3-5 oranında katılıp düzenli ve günlük kullanımında saç dökülmesini yüzde 80 oranında azalttığı gözlenmiştir.
Ten güzelliği:
Ağız yoluyla tüketildiğinde de ten sağlığına faydalı olan Arı sütü bulunduğu ortamı kurumaktan koruyup nemli tuttuğundan vücut şampuanına katılacak yüzde 1-2 oranında arı sütüyle nemli ve parlak bir cilde sahip olunur.
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İSTANBUL
ÖLÜMCÜL TEHLİKE; Glikoz Şurubu !!!
Amerikalı doktor Mark Hyman’a göre glikoz şurubunun insanları öldürmek için 5 farklı nedeni var
''Yüksek fruktozlu glukoz'' şurupları obezite ve şeker hastalığına neden olur.
Glikoz şuruplarının vücut tarafından işlenişi normal şeker ile aynı şekilde değil.
Çocuk Hastanesi Oakland Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmada bağırsakların glikoz şurubunun emmek için daha fazla enerji harcadığını, bu enerjiyi de bağırsağın bütünlüğünü korumak için kullandığı enerjiden aldığı bulundu.
Bu durumun kolit gibi rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olduğu ortaya çıktı.
Şu ana kadar yapılan araştırmalarda glikoz şurubunun toksisitesinin ne düzeyde olduğu ortaya çıkartılamadı. Ne kadar şeker moleküllerinden oluştuğu söylense de saf olmadığı teknik konuda yetkin kişilerce bilinmektedir.
Vücutta salgılanan ve Leptin adı verilen yağ yakımını başlatma etkisine sahip hormonun salgılanmasını engeller. Bu etki zamanla birikir ve hormon sensörleri duyarsızlaşır. Durmadan insülin salgılayan vücut kendisini sürekli aç hissettirir çünkü aşırı insülin etkisiyle alınan besinler sürekli depolanır, kanda şeker kalmayınca kişi yine acıkır ve bu sürekli böyle devam eder. Zayıflamak imkansız olur. Şeker endüstrisi glikoz şurubu için “normal şekerden farkı yok” dese de bu endüstrilerini ayakta tutmak üzerine sıkça kullandıkları bir slogan.
Markette aldığınız besinlerde yüksek fruktozlu şeker, mısır şurubu, glikoz şurubu vs. gibi kimyasallar mevcutsa içerdiği diğer vitamin, mineral, lif, antioksidan vb. faydalı olabilecek gıdaların bulunması glikoz şurubunun zararlı etkisini önlemeye yetmez.
Yüksek fruktozlu mısır şurubu her zaman hastalıklara teşvik oluşturur.
İçerdiği bileşikler, yağ, tuz, kimyasallar ve hatta cıva ile dolu olan çok kalitesiz besinlerde bulunur [Dr.Mark Hyman].
Prof. Dr. Ahmet Aydın (Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı başkanı) “Hangi ürünlerden uzak durmalıyız?” sorusuna “Paketlenmiş tüm şekerli hazır gıdalar, meyve suları ve pastane ürünleri…” cevabını vermiştir.
Nişasta bazlı şekerlerin dünyanın gelişmiş ülkelerinde yasaklanmasına ramen dünyanın en büyük pancar üreticilerinden olan Türkiye’de neden halen tüketildiği ve bilinçli sayılabilecek Sağlık Yöneticilerine ramen neden göz göre göre tüketilmesine müsade edildiği bilinmiyor.
Bir Ürünün İçinde Glikoz Şurubu Olduğunu Nasıl Anlarım?
Malesef tadarak anlayamazsınız fakat aldığınız ürünün içindekiler kısmında aşağıda verdiğimiz yazılardan birisini görürseniz glikoz şurubu içerir demektir:
Glikoz Şurubunun Diğer İsimleri:
G37 – Glikoz Şurubu (DE-37)
G40 – Glikoz Şurubu (DE-40)
G58 – Glikoz Şurubu (DE-60)
G95 – Glikoz Şurubu(DE min 97)
M50 – Yüksek Maltoz Şurubu
M38 – Maltoz Şurubu
F85 – Fruktoz Şurubu
Yüksek Fruktozlu Glikoz Şurubu
Ayrıca sadece glikoz şurubu değil. Normal şeker de oldukça tehlikelidir. Şekerin zararlarını öğrenmek için bu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.
Kaynakça:
1. http://www.glikozsurubu.com/2012/02/seker-zararlari.html
2. http://haberlersondk.com/glikoz-surubu-sagligimizi-tehdit-e…
3. http://drhyman.com/…/5-reasons-high-fructose-corn-syrup-wil…
4. http://www.milliyet.com.tr/misir-surubu-neden-zararli–pembenar-detay-genelsaglik-1388374
5. http://glikozsuz.blogspot.com.tr
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İSTANBUL
Amerikalı doktor Mark Hyman’a göre glikoz şurubunun insanları öldürmek için 5 farklı nedeni var
''Yüksek fruktozlu glukoz'' şurupları obezite ve şeker hastalığına neden olur.
Glikoz şuruplarının vücut tarafından işlenişi normal şeker ile aynı şekilde değil.
Çocuk Hastanesi Oakland Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmada bağırsakların glikoz şurubunun emmek için daha fazla enerji harcadığını, bu enerjiyi de bağırsağın bütünlüğünü korumak için kullandığı enerjiden aldığı bulundu.
Bu durumun kolit gibi rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olduğu ortaya çıktı.
Şu ana kadar yapılan araştırmalarda glikoz şurubunun toksisitesinin ne düzeyde olduğu ortaya çıkartılamadı. Ne kadar şeker moleküllerinden oluştuğu söylense de saf olmadığı teknik konuda yetkin kişilerce bilinmektedir.
Vücutta salgılanan ve Leptin adı verilen yağ yakımını başlatma etkisine sahip hormonun salgılanmasını engeller. Bu etki zamanla birikir ve hormon sensörleri duyarsızlaşır. Durmadan insülin salgılayan vücut kendisini sürekli aç hissettirir çünkü aşırı insülin etkisiyle alınan besinler sürekli depolanır, kanda şeker kalmayınca kişi yine acıkır ve bu sürekli böyle devam eder. Zayıflamak imkansız olur. Şeker endüstrisi glikoz şurubu için “normal şekerden farkı yok” dese de bu endüstrilerini ayakta tutmak üzerine sıkça kullandıkları bir slogan.
Markette aldığınız besinlerde yüksek fruktozlu şeker, mısır şurubu, glikoz şurubu vs. gibi kimyasallar mevcutsa içerdiği diğer vitamin, mineral, lif, antioksidan vb. faydalı olabilecek gıdaların bulunması glikoz şurubunun zararlı etkisini önlemeye yetmez.
Yüksek fruktozlu mısır şurubu her zaman hastalıklara teşvik oluşturur.
İçerdiği bileşikler, yağ, tuz, kimyasallar ve hatta cıva ile dolu olan çok kalitesiz besinlerde bulunur [Dr.Mark Hyman].
Prof. Dr. Ahmet Aydın (Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı başkanı) “Hangi ürünlerden uzak durmalıyız?” sorusuna “Paketlenmiş tüm şekerli hazır gıdalar, meyve suları ve pastane ürünleri…” cevabını vermiştir.
Nişasta bazlı şekerlerin dünyanın gelişmiş ülkelerinde yasaklanmasına ramen dünyanın en büyük pancar üreticilerinden olan Türkiye’de neden halen tüketildiği ve bilinçli sayılabilecek Sağlık Yöneticilerine ramen neden göz göre göre tüketilmesine müsade edildiği bilinmiyor.
Bir Ürünün İçinde Glikoz Şurubu Olduğunu Nasıl Anlarım?
Malesef tadarak anlayamazsınız fakat aldığınız ürünün içindekiler kısmında aşağıda verdiğimiz yazılardan birisini görürseniz glikoz şurubu içerir demektir:
Glikoz Şurubunun Diğer İsimleri:
G37 – Glikoz Şurubu (DE-37)
G40 – Glikoz Şurubu (DE-40)
G58 – Glikoz Şurubu (DE-60)
G95 – Glikoz Şurubu(DE min 97)
M50 – Yüksek Maltoz Şurubu
M38 – Maltoz Şurubu
F85 – Fruktoz Şurubu
Yüksek Fruktozlu Glikoz Şurubu
Ayrıca sadece glikoz şurubu değil. Normal şeker de oldukça tehlikelidir. Şekerin zararlarını öğrenmek için bu yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.
Kaynakça:
1. http://www.glikozsurubu.com/2012/02/seker-zararlari.html
2. http://haberlersondk.com/glikoz-surubu-sagligimizi-tehdit-e…
3. http://drhyman.com/…/5-reasons-high-fructose-corn-syrup-wil…
4. http://www.milliyet.com.tr/misir-surubu-neden-zararli–pembenar-detay-genelsaglik-1388374
5. http://glikozsuz.blogspot.com.tr
Yemyeşil Aktar
Beylikdüzü / İSTANBUL
BUĞDAY ŞIRASI (Rejuvelac)YAPIMI;
BUĞDAY ŞIRASI (Rejuvelac)YAPIMI;
Filizlendirilen buğday taneleri Filizler 1,5 cm boya eriştiğinde yıkanır ve büyük bir kavonoza konur.
BUĞDAY ŞIRASI (Rejuvelac)YAPIMI;
Filizlendirilen buğday taneleri Filizler 1,5 cm boya eriştiğinde yıkanır ve büyük bir kavonoza konur.
Kavonoza 1,5 lt içme suyu ilave edilir ve ağzı bir tülbentle hava alabilecek şekilde örtülür.
İki gün sonra buğday şırası kullanıma hazırdır. Süzülerek bir şişeye alınır ve buzdolabında saklanır.
Her gün 250-500 ml içilebilir ve 3 gün içerisinde tüketilmesi önerilir.
Kavonozda kalan buğday filizlerinin üzerine bu defa 1 lt içme suyu ilave edilerek 2 gün süre bekletilerek 2′inci parti buğday şırası elde edilir.
2′inci parti buğday şırası, içime hazır olunca süzülerek şişeye konur ve yine buzdolabında saklanır.
Kavonoz da kalan buğday filizleri de atılır veya bir bahçeniz varsa toprağı zenginleştirmesi için bahçeye gömülür. yemekten yarım saat önce içilir .
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL
İki gün sonra buğday şırası kullanıma hazırdır. Süzülerek bir şişeye alınır ve buzdolabında saklanır.
Her gün 250-500 ml içilebilir ve 3 gün içerisinde tüketilmesi önerilir.
Kavonozda kalan buğday filizlerinin üzerine bu defa 1 lt içme suyu ilave edilerek 2 gün süre bekletilerek 2′inci parti buğday şırası elde edilir.
2′inci parti buğday şırası, içime hazır olunca süzülerek şişeye konur ve yine buzdolabında saklanır.
Kavonoz da kalan buğday filizleri de atılır veya bir bahçeniz varsa toprağı zenginleştirmesi için bahçeye gömülür. yemekten yarım saat önce içilir .
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL
İŞTE AVAKADO NUN FAYDALARI !!!

Sağlık açısından birçok faydası olan avokado hak ettiği ilgiyi görmüyor. Besin değeri açısından zengin olan avokado, tarçın ile a...ynı soy ailesinde yer alıyor. İlk olarak M.Ö. 10.000 yıllarında Meksika Puebla'da bir mağarada bulunmuş. Meksika ve Orta Amerika'da oldukça yaygın bir meyve. Avokadolar, boyu 2 metreyi bulabilen ağaçlarda yetişiyorlar ve ağaçtan toplandıktan birkaç hafta sonra olgunlaşıyorlar (muz gibi).

Sağlık açısından birçok faydası olan avokado hak ettiği ilgiyi görmüyor. Besin değeri açısından zengin olan avokado, tarçın ile a...ynı soy ailesinde yer alıyor. İlk olarak M.Ö. 10.000 yıllarında Meksika Puebla'da bir mağarada bulunmuş. Meksika ve Orta Amerika'da oldukça yaygın bir meyve. Avokadolar, boyu 2 metreyi bulabilen ağaçlarda yetişiyorlar ve ağaçtan toplandıktan birkaç hafta sonra olgunlaşıyorlar (muz gibi).
Avokadonun yüksek besin değerinden ve sağlığa inanılmaz faydalı olduğunu söylemiştik. C, E, B1, B2, B3, B5, B6, B9 ve K vitaminleri ile demir, potasyum, kalsiyum, çinko, magnezyum, fosfor, mangan ve sofyum gibi mineraller içeriyor.
İşte avokado hakkında bazı ilginç bilgiler:
Lif açısından zengin olan avokado, daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar ve kilo vermeye yardımcı olur. Yüksek lif içeriği sayesinde metabolik sağlığınızı ve kan şekeri seviyenizi korumaya da yardımcı olur.
Bir avokadoda bir muzda olandan daha fazla potasyum bulunur.
Vücudun karoten emilimini 5 kat artırır.
Avokado farklı meyvelerde bulunan kareton çeşitlerinin neredeyse tümünü içerir. Karotenler göz szğlığını korur, sarı nokta hastalığını ve kataraktı önler.
Avokado beta-sitosterol açısından zengindir. Bir ay boyunca her gün avokado tüketen 50 kadın üzerinde yapılan bir aylık araştırmanın sonunda, katılımcıların LDL kolesterolü (kötü kolesterol) % 22 düşüş gösterirken, HDL kolesterolü (iyi kolesterol) % 11 yükseldi. Ayrıca trigliserid seviyelerinde de % 20 düşük gözlendi.
Folik asit, avokadonun % 23'ünü oluşturuyor. Folik asit kardivosaküler sağlığı korumaya, kalp krizi ve kalp hastalıklarını düşürmeye yardımcı olur. Dahası, avokado E vitamini, tekli doymamış yağ asidi ve glutation içerir. Her üç element de kalbinize oldukça faydalıdır. Folik asit ayrıca ayrık omurga ve sinir yolu bozukluğu gibi doğumla ilgili bozuklukları önlemeye de yardımcı olur.
Tüm bunların yansıra, avokado meme asidini önleyen, prostat kanserinde tümör büyümesinin önüne geçen ve kanserli hücreleri yok eden oleik asit açısından da zengindir.
İşte avokado hakkında bazı ilginç bilgiler:
Lif açısından zengin olan avokado, daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar ve kilo vermeye yardımcı olur. Yüksek lif içeriği sayesinde metabolik sağlığınızı ve kan şekeri seviyenizi korumaya da yardımcı olur.
Bir avokadoda bir muzda olandan daha fazla potasyum bulunur.
Vücudun karoten emilimini 5 kat artırır.
Avokado farklı meyvelerde bulunan kareton çeşitlerinin neredeyse tümünü içerir. Karotenler göz szğlığını korur, sarı nokta hastalığını ve kataraktı önler.
Avokado beta-sitosterol açısından zengindir. Bir ay boyunca her gün avokado tüketen 50 kadın üzerinde yapılan bir aylık araştırmanın sonunda, katılımcıların LDL kolesterolü (kötü kolesterol) % 22 düşüş gösterirken, HDL kolesterolü (iyi kolesterol) % 11 yükseldi. Ayrıca trigliserid seviyelerinde de % 20 düşük gözlendi.
Folik asit, avokadonun % 23'ünü oluşturuyor. Folik asit kardivosaküler sağlığı korumaya, kalp krizi ve kalp hastalıklarını düşürmeye yardımcı olur. Dahası, avokado E vitamini, tekli doymamış yağ asidi ve glutation içerir. Her üç element de kalbinize oldukça faydalıdır. Folik asit ayrıca ayrık omurga ve sinir yolu bozukluğu gibi doğumla ilgili bozuklukları önlemeye de yardımcı olur.
Tüm bunların yansıra, avokado meme asidini önleyen, prostat kanserinde tümör büyümesinin önüne geçen ve kanserli hücreleri yok eden oleik asit açısından da zengindir.
''SİNAMEKİ''
HİÇ DE MASUM DEĞİL !!!

- Uzun süreli kullanımında bağırsak yüzeyinde ''villus'' denilen sindirime yardımcı dokuda tahribata yol açar.
...
HİÇ DE MASUM DEĞİL !!!

- Uzun süreli kullanımında bağırsak yüzeyinde ''villus'' denilen sindirime yardımcı dokuda tahribata yol açar.
...
- Bağırsak tembelliğine yol açabilir.
- Kolit ve spastik Kabızlık durumunda kullanımı uygun değildir.
- İlaçların emilimini olumsuz yönde etkileyebilir.
- Sinamekinin fazla şekilde kullanılması potasyumu azaltarak kalp kaslarını olumsuz yönde etkileyebilir
- Sinameki bitkisi düşük yapma riski içerdiğinden hamilelikte sinameki kullanılmamalıdır.
- Sinameki Zayıflama çaylarının içerisinde de yer alır. Bu yüzden bu tür çay karışımlarını içmeden önce içinde hangi bitkilerin bulunduğunu kontrol ediniz.
Görüldüğü üzere sinameki otu rastgele kullanılacak bir bitki değildir Doktor veya bir Uzman tavsiyesi ile alınması gereken bir bitkidir.
- Kolit ve spastik Kabızlık durumunda kullanımı uygun değildir.
- İlaçların emilimini olumsuz yönde etkileyebilir.
- Sinamekinin fazla şekilde kullanılması potasyumu azaltarak kalp kaslarını olumsuz yönde etkileyebilir
- Sinameki bitkisi düşük yapma riski içerdiğinden hamilelikte sinameki kullanılmamalıdır.
- Sinameki Zayıflama çaylarının içerisinde de yer alır. Bu yüzden bu tür çay karışımlarını içmeden önce içinde hangi bitkilerin bulunduğunu kontrol ediniz.
Görüldüğü üzere sinameki otu rastgele kullanılacak bir bitki değildir Doktor veya bir Uzman tavsiyesi ile alınması gereken bir bitkidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




