Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul

29 Şubat 2016 Pazartesi

Alıç (Crataegus oxyacantha);




10 metreye kadar yükselebilen, dikenli, beyaz veya pembe çiçekli bir ağaçtır.
Meyveleri 6-10 mm çapında, 1-3 tohumlu, esmer-kırm...ızı veya kırmızı renklidir.
Hafif ekşimsi lezzetli meyveleri yenilmektedir.
Alıç ağacının yaprak, çiçek ve meyveleri Orta Çağdan beri özellikle kalp destekleyici ve kalp-damar sistemi fonksiyonlarını normalize etmek için kullanılmaktadır.

Herbiri, bitkiye çok güçlü antioksidant özellikler veren flavonoid (flavonlar) bileşikleri açısından oldukça zengindir.
Alıç, kalp-damar sistemi (cardiovascular system) üzerinde pozitif etkiler gösteren 3 grup ana bileşik içerir.

Bu bileşikler;
- triterpenoid saponinler (triterpenoid saponins),
- aminler (amines) ve flavonlar (flavonoids) ’ dır.

Alıç’ ın antioksidant etkisi, serbest radikal oluşumunu engelleyerek (inhibe ederek) kalbin tümünü olumlu yönde etkilemektedir.
Avrupalı araştırmacılar, bu bitkinin kalp ve beyne olan kan akışını artırdığını, kalbi düzensiz atışlara (kalp ritm bozukluğu) karşı koruduğunu, kalbin kasılma gücünü artırdığını ve kan basıncını (tansiyon) dengelediğini göstermişlerdir.
Alıç içerisindeki etken maddeler kalp kasları dejenerasyonunda ve koroner damarlardaki daralmalar sonucu gerekli miktarda kanın ve oksijenin kalp kaslarına gönderilememesi durumundaki oksijen yetersizliğine karşı da kalbin korunmasına yardımcı olmaktadır. Bilindiği gibi bu durum, şiddetli göğüs veya kalp ağrısı şeklinde kendini gösteren ve angina’ (anjina pektoris) olarak bilinen bir rahatsızlığa yol açabilmektedir.

Alıç, damarları genişleten bioflavononid’ ler açısından da oldukça zengindir.
Bu bileşikler çok güçlü antioksidanlar olup; kalbe oksijen ve kan akışının artmasına artmasına yardımcı olurlar.
Bu durum kalbin kan deveranı için harcamak zorunda olduğu gücü azaltır ve kalbi rahatlatır.
Ayrıca bioflavonoid maddeler kan damarlarının çeperlerini güçlendirir ve vücudun diğer bölgelerine olan kan akışını da düzenler.
Alıç içerisindeki bileşiklerin kolesterolü ve damarlardaki plaket oluşumunu da azalttığı gösterilmiştir.
Kalp hareketlerini yatıştırıcı ve düzenleyici olarak, tehlikesizce uzun zaman kullanılabilir.
Alıç, çeşitli kalp ve kan dolaşımı hastalıklarında rahatlıkla kullanılabilecek ender bitkilerden en başta gelenidir.
Tedavide başarı elde etmek için gerekli olan uzun süreli kullanımlarda kesinlikle hiçbir yan etkisi yoktur.
Sonuçları genellikle etkileyici ve inandırıcıdır.
Kalp ritim bozuklukları (arrhythmias), sinirsel kalp çarpıntıları, kalp yetmezliği, ağır enfeksiyon hastalıkları sonrasındaki kalp kasları zafiyeti, kalp krizi sonrası, yüksek kan basıncı, damar sertliği alıç bitkisinin başarıyla kullanılabileceği alanlardır.
Ama bu tedavilerde sabırlı ve disiplinli olmak gerekir. Çünkü bitkinin etkisi uzun süreli kullanımlar (4-8 hafta) sonucunda oluşmaya başlar ve bu olumlu etki gitgide artar. Bu bitki ayrıca, bedendeki sıvı birikimlerinin dışkılanmasını da sağlayabilir. Ayrıca; sinir sisteminde yatıştırıcı, spazmları azaltıcı, idrar söktürücü ve kabız yapıcı etkileri de vardır.
Alıç’ ın içerdiği maddelerde vücudda birikme, zehirlilik ve alışkanlık yapma gibi özellikler olmadığından uzun süreli kullanıma uygundur.

Uyarı: Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Tedaviye ara vermesizin sürekli kullanılabilecek bitkilerdendir. Bağımlılık oluşturmaz. Kalp veya tansiyon ilaçları ile birlikte kullanımı için doktorunuza danışınız.
Referanslar:
1-Brown, Donald, Austin, Steve, Reichert, Ronald, Early Stage Congestive Heart Failure (Natural Product Research Consultants, Seattle, 1997)
2-Brown, Donald J., Herbal Prescriptions for Better Health (Prima, Rocklin, 1996)
3-Busse, Werner, Standardized Crataegus Extract Clinical Monograph, Quarterly Review of Natural Medicine, Fall, 1996, P.189- 197.
4-Kenner, Dan, and Requena, Yves, Botanical Medicine: a European Professional Perspective (Paradigm, Brookline, Massachusetts, 1996)
5-Murray, Michael T., Healing Power of Herbs, the (Prima, Rocklin, 1995)
6-Murray, Michael T., Heart Disease and High Blood Pressure (Prima, Rocklin, 1997)
7-Murray, Michael, and Pizzorno, Joseph, Encyclopedia of Natural Medicine (Prima, Rocklin, 1998)
8-Schmidt U, Kuhn U, et al:Efficacy of the hawthorn (Crataegus) preparation LI 1370 in 78 patients with chronic congestive heart failure defined as NYHA functional class II. Phytomedicine 1:17-24, 1994.
9-Weiss, Rudolf Fritz, Herbal Medicine (Beaconsfield, Beaconsfield, England, 1988)
10-N.Eröztürk,Bir Yudum Sağlık,Anahtar Yayınları,İstanbul,2000
11-Dr.A.Asımgil,Şifalı Bitkiler,Timaş,İstanbul,1999
12-Prof.Dr. T.Baytop,Türkiye'de Bitkilerle Tedavi,İ.Ü Eczacılık Fak.,İstanbul,1984
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL

28 Şubat 2016 Pazar

KİNOA SALATASI 

SİZİN İÇİN DİYET ARTIK DAHA KOLAY





Zatürre nedir, tedavisi nasıl yapılır?




Zatürre bakterilerin neden olduğu bir hastalıktır. Yüksek ateş, öksürük ve balgam belirtileridir. Küçük yaşlardaki çocukl...arda ve yaşlılarda şiddetli olarak ölüme yol açabilir. Bu bakterilerin kanda var olması ve vücuda yayılması sonucunda ciddi rahatsızlıklarda görülebilir. Bunların başında menenjit rahatsızlığı gelmektedir. Belirtiler aniden ortaya çıkabilir ya da uzun süren bir zaman sonucunda da görülebilir. Zatürre hastalarında ateş 39-40 dereceye kadar yükselebilir. Ateşin yükselmesi şiddetli titremeden sonra olabilir. Hastanın rengi soluk ve sıklıkla hırıltılı öksürüyor olabilir. Hastalarda yorgunluk, halsizlik ve vücut direncinde zayıflık görülür. Dudaklarda morluk ve dilde kuruluk görülebilir. Yaşlılarda zatürre nedeni ile vücut ısısı düşebilir. Bunun sonucunda şoka girilebilir.


Zatürre hastalarında çok fazla su içme isteği olmasının yanında idrar miktarında azalma görülür. Boğaz ve kaslarda ağrı olur. Nefes alıp verilirken sırta batma şeklinde bir ağrı hissedilebilir. Çok şiddetli ve ilerleyen durumlarda koma hali görülür. Zatürre ölümlere yol açabilen riskli bir hastalık olması nedeni ile hastalığın tedavisi kadar hastalık öncesi korunmada önemlidir. Bunun için hasta olmadan zatürre aşısı yaptırmak gerekir. Yapılan aşı sayesinde hastalığa karşı bağışıklık kazanılır. 5-6 yıl sonra tekrardan aşı yaptırmak gerekir
.
KALP KRİZİ GEÇİREN KİŞİNİN YAPACAKLARI





Çok yorgunsunuz ve canınız da fena halde sıkkın.
Birdenbire göğsünüzde,kolunuza ve çenenize doğru yayılmaya ...başlayan korkunç bir ağrı hissediyorsunuz.
En yakın hastaneye sadece on dakikalık mesafedesiniz ama hastaneye ulaşmayı başarıp başaramayacağınızdan bile emin değilsiniz.


 NE YAPACAKSINIZ..?
PEK ÇOK İNSAN KALP KRİZİ GEÇİRDİĞİ SIRADA TEK BAŞINA OLUYOR, ETRAFTA YARDIM EDECEK KİMSE BULUNMUYOR.
KALP ATIŞLARI DÜZENSİZLEŞEN VE KENDİSİNİ BAYILACAKMIŞ GİBİ HİSSEDEN BİRİNİN BİLİNCİNİ YİTİRMEDEN ÖNCE YALNIZCA 10 SANİYE KADAR ZAMANI VARDIR.
.
BU DURUMDA NE YAPMANIZ GEREKİR?
PANİĞE KAPILMADAN ÜST ÜSTE KUVVETLİCE ÖKSÜRMEYE BAŞLAYIN.ARABANIZI SAĞA ÇEKİN MOTORU DURDURUN DÖRTLÜLERİ YAKIN ARABANIN ARKASINA GEÇİP SIRT ÜSTÜ YERE YATIN EGER SOLUNUM YOLLARINIZDA BIR SIKINTI YOKSA AYAKLARINIZI ARABANIZIN BAGAJINA DOĞRU YUKARI KALDIRIN VE ÖKSÜRMEYE BAŞLAYIN ÖKSÜRMEDEN ÖNCE HER SEFERİNDE DERİN BİR NEFES ALIN;
ÖKSÜRÜK LERİNİZ GÜÇLÜ OLSUN, DERİNDEN GELSİN VE UZUN SÜRSÜN,TIPKI GÖĞSÜNÜZDE BİRİKMİŞ BALGAMI ATMAYA ÇALIŞIR GİBİ ÖKSÜRÜN.HER İKİ SANİYEDE BİR DERİN NEFES ALIP ÖKSÜRÜN VE BUNU YARDIM GELENE DEK YADA KALP ATIŞLARINIZ TEKRAR NORMALE DÖNENE DEK SÜREKLİ YAPIN.
SAKIN ARABANIZIN İÇİNDE OTURMAYIN BU ESNADA SİZİ GÖREN İNSANLAR YARDIM EDECEKLERDİR DERİN NEFES ALMAK CİĞERLERİ OKSİJENLE DOLDURUR.ÖKSÜRMEK KALBE TAZYİK YAPAR VE KAN DOLAŞIMINI RAHATLATIR. KALBE UYGULANAN BU TAZYİK,KALBİN NORMAL RİTMİNE DÖNMESİNİ KOLAYLAŞTIRIR.
BÜTÜN BUNLAR SİZE, BİLİNCİNİZİ KAYBETMEDEN ÖNCE HASTANEYE YETİŞECEK ZAMANI TANIR. AYAKLARINIZ YUKARI DOĞRU KALDIRILMIŞ OLDUĞUNDAN VÜCUDUNUZDAKİ BÜTÜN KAN KALBE BASINÇ YAPACAKTIR. BU POSİZYONDA YATMAK KALBİN NORMAL ÇALIŞMA DÜZENİNE GEÇMESİNE YARDIMCI OLUR BU KONUDA MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇOK KİŞİYİ BİLGİLENDİRİN.
BU BİLGİ SAYISIZ İNSANIN HAYATINI KURTARABİLİR !!!
ASLA, 'BENİM BAŞIMA GELMEZ!' DİYE DÜŞÜNMEYİN. HAYAT TARZIMIZIN EPEYCE DEĞİŞTİĞİ ŞU SON YILLARDA ARTIK HER YAŞTA İNSAN KALP KRİZİ GEÇİRİYOR.
..

Sevdiklerinizi bilgilendirmek için   PAYLAŞINIZ
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL
Kemik erimesini gıda takviyesiyle durdurabilirsiniz



Kemik kalitesi ve yoğunluğunun azalması ile kemiklerin kırılgan hale gelmesine neden olan osteoporozu (kemik... erimesi) doğru beslenme ile durdurmak ya da önlemenin mümkün olduğunu biliyor musunuz?

Daha az kemik dokusuna sahip oldukları için kadınların osteoporoza yakalanma riskinin yüksek olduğu biliniyor. Uluslararası Osteoporoz Vakfı verilerine göre dünyada 200 milyon kadının ortak derdi olan osteoporoz, 60-70 yaşlarındaki kadınların üçte biri, 80 yaşlarındaki kadınların ise üçte ikisinde görülüyor.
Kalsiyum, magnezyum ve mineral açısından zengin olan besinler kemik yapısını güçlendirmeye fayda sağlıyor. Kemik sağlığı için en önemli mineral kalsiyumdur. Bu nedenle kemik erimesinden koruyan en önemli besinler de süt ve süt ürünleridir. Peynir ve diğer süt ürünleri kalsiyum bakımından zengin içeriğe sahiptir. Bunun yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuruyemiş, D vitamini içeren gıdalar ve tahıl bakımından zengin besinler de kemik erimesini korumak için tüketilmesi gereken besinlerdir.
Kemik Erimesini Önlemek için 10 Temel Adım
Kemik erimesini önlemek için yapılması gereken 10 temel maddeyi şöyle sıralarsak;
Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içeren kayısı tüketmek,
Vücuttaki D vitaminini aktif hale getirmek için en az 15 dakika güneş ışığından faydalanmak,
Her gün D vitamini kaynağı yumurta sarısı tüketmek,
Çay, kahve gibi kafein içeren içeceklerden uzak durmak,
A, E ve C vitaminleri bakımından zengin olan ve bol miktarda kalsiyum içeren brokoli, marul gibi yeşil sebzeler tüketmek,
Kalsiyum ve D vitamini deposu süt içmek,
Haftada iki gün kalsiyum bakımından zengin olan istiridye, karides gibi deniz ürünlerini tüketmek,
Kemik erimesine neden olan proteolitik enzimleri azaltıcı etkisi bulunan üzüm çekirdeği özütü tüketmek,
Sigara ve alkolden uzak durmak,
İdrarla kalsiyum atılımını artırarak kemiklerdeki kalsiyum miktarını azaltan tuzu azaltmak…
Osteoporotik kemiklerdeki kırıklar sıklıkla omurga, kalça ve el bileğini içerir. Kalça ve el bileğindeki osteoporotik kırıkların aksine omurgadaki kırıklar, sıklıkla düşme veya travma ile ilişkili değildir. Vücutta sessizce ilerleyen ve kırık oluşmadığı sürece belirti vermeyen osteoporoz vakalarının sadece yüzde 30’u klinik şikayetler ile belirlenirken, geri kalan kısmın çoğu rastlantısal olarak saptanıyor. Hastalığın yaygın bulguları ise bel ve sırt ağrıları, boyda kısalma, omurgada kırık ve sırtta kamburlaşma olarak ortaya çıkıyor.
Kaynak; Uzm. Dr. Dt. Çağdaş KIŞLAOĞLU
**********************************************************************************
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL
GENÇLİK İXİRİ   KEFİR !!!!!!



Kefir, kefir danelerinin süt içinde mayalanmasıyla meydana gelen bir süt ürünüdür.
Anavatanı Kafkasya’dır.
Özellikle Kafkasya’da ort...alama insan ömrünün 110-130 yıllara kadar ulaştığı görülünce bu içeceğe ‘'gençlik ixiri''
denmiştir.
Kafkasya’da su yerine kefir içilmektedir.
Bu bölgede kanser tüberküloz ve hazımsızlık şikâyetlerine rastlanmamasının nedeni yine kefir’dir.
Kefirin keskin asit tadı ve mayamsı lezzeti, fermentasyon esnasında mayaların ürettiği CO2’den kaynaklanmaktadır.
- Kalsiyum,
- Fosfor,
- Folik asit
- B1,B2,...........B11,B12 kısaca Tüm B grubu vitaminler
bakımından oldukça zengindir.
Sütten yapıldığı için sütün bütün besleyici özelliklerine sahiptir. Fermente aşamasında mikroorganizmalar süt proteinini ve süt şekerini parçaladıkları için sindirimi süte göre daha kolaydır.
Özellikle süt içtikten sonra karın ağrısı, ishal gibi belirti görülen bireylerde kefir daha yararlı etki göstermektedir.


Yararlı etkileri:
- İştahsızlık, uykusuzluk yaşayanlarda bu sorunları azalttığı görülmüştür.
- Mide, bağırsak ve safra kesesi rahatsızlıklarında yararlı etkiler görülmektedir.
- Bağırsaktaki yararlı bakterileri artırıp, bağırsak şikâyetlerini azaltır.
- Kolesterol düşürücü etki gösterir.
- Yaşlanma belirtilerini azaltır.
Kefir nasıl yapılır?
Kaynattığınız sütü ( KUTU UHT SÜT İÇİN KAYNATMAK GEREKMEZ ) 25 dereceye kadar soğuttuktan sonra 1 parça kefir danesi ekleyin ve iyice karıştırın.
Kabın metal olmamasına dikkat edin. Tercihen cam kap kullanmanızda fayda vardır.
Metal olmayan, Plastik veya Tahta bir kaşık kullanabilirsiniz..
Yoğurt mayalar gibi üzerini bir örtüyle örtün veya sıcak bir ortamda (24-26 Derce ) kalmasına özen gösterin.
1 veya 2 gün bekledikten sonra içindeki daneleri Tel-metal olmayan bir süzgeç yardımıyla süzün ve için.
Eğer ekşi kefir seviyorsanız mayalanma süresini 48 saate çıkarın. Tatlı kefir tadı isterseniz de mayalanmayı maksimum 24 saat olacak şekilde ayarlayın.
YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İSTANBUL
0 532 775 76 31
...............................
......
......................
CHIA TOHUMU ................
Chia:
ANTİK FONKSİYONEL TOHUMUN SIRRI....





İspanyolların Latin Amerika'yı istilasından uzun yıllar önce, chia tohumu Aztek ve Mayaların beslenmesinde mısır ve fasulye gibi temel bir gıda olarak bulunuyordu. Chia aslında adını maya dilinde "güç" anlamına gelen kelimeden almıştır.

Birçok kanıta göre chia tohumu M.Ö 3500 yıllarında insanlar tarafından kullanılmaya başlanmıştı. 
Aztekler ve Mayalar chia tohumunu düzenli olarak tüketiyorlardı. Un olarak öğütme, yağ için presleme ve normal içme sularına karıştırma gibi yöntemler uyguluyorlardı. Tarihin bu anında, chia tohumu enerji ve dayanıklılığı uzun süreler boyunca koruyup artırdığı için sihirli olarak kabul edilirdi.
Fakat İspanyolların Latin Amerika istilasından sonra chia tohumu ve yararları bir şekilde gölgede kaldı çünkü İspanyollar kendi yiyeceklerini tanıtmayı ve chia tohumu tarımını yasaklamayı istiyorlardı. Şimdilerde modern bilim insanları ve beslenme uzmanları standart insan beslenmesindeki eksiklikleri saptayarak chia tohumu gibi doğal çözümlerin tarihini araştırmaya başladılar. Bu nedenle chia tohumu yeniden popülerlik kazanarak önce Amerika ve sonra tüm Avrupa'da olmak üzere yararları tanınan hale geldi.
Chia tohumu fonksiyonel bir yiyecektir çünkü tıpkı fonksiyonel meyveler gibi, o da maksimum miktarda besleyici özelliğe sahip olup, minimum kalori içerir.
Hemen hemen iyi bildiğimiz "keten tohumuyla" aynı özelliklere sahiptir fakat onun tersine Chia tohumu' nun faydalarından en iyi şekilde yararlanmak için öğütmeniz gerekmez. 

Chia'nın besinsel özelliklerine baktığımızda lif, omega yağ asitleri, kalsiyum, antioksidan ve protein dahil olmak üzere bir çok sağlık öğesi görürüz.

Önerilen günlük lif tüketim miktarı 20-35 gram arası olmasına rağmen, ne yazık ki insanlar günde ortalama 12-15 gram lif tüketmektedir. 

Chia tohumu 28 gramlık (1 t.k) içeriğindeki 11 gram life göre, tek bir porsiyonda günlük önerilen lif ihtiyacınızın %42sini karşılamaya yeterli olur. 
Lif, sağlığın her yönü için hayati bir besindir ve özellikle kilo kaybı ve sindirim için çok yararlıdır. Lifler sindirimi yavaşlatmaya yardımcı olur ve sindirim sistemindeki sıvıları genişleterek tok hissetmenizi sağlar.

Chia tohumu kendi ağırlığını 12 kez absorbe eder ve böylece iştahınızı frenlemeye yardımcı olur. Bu nedenle günlük beslenme programına ekleyeceğiniz 28 gramlık (1t.k) bir Chia tohumu, kalori alımınızı azaltır ve yiyeceklerin enerji yoğunluğunu düşürmeye yardımcı olur. Aynı zamanda lif alımınızı ikiye katlar.

En favori Chia tohumu tüketimi Yulaf üzerine, yoğurt üzerine ve meyve karışımlarına eklenen tariflerdekilerdir. 

Chia'nın fonksiyonel tohum durumuna katkıda bulunarak, 
Chia tohumunda somondan daha fazla omega-3 yağ asidi bulunduğunu söylemem gerekir. 
Chia, herhangi bir yiyeceğe göre çok daha fazla omega-3 kaynağı barındırır. 
Aynı zamanda yüksek miktarlarda omega-6 içerir. Her insan, beslenmesinde bu bu esansiyel yağ asitlerinden yüksek miktarlarda tüketmelidir çünkü EFA'lar (esansiyel yağ asitleri) yeni hücreler oluşturmak ve vücudun çeşitli işleyişlerini düzenlemekle görevlidir ve vücudumuz bu görevleri tek başına yapamaz.
Aynı zamanda kalp sağlığı, güzel bir cilt ve tırnaklar için idealdir. 
Chia tohumu aynı zamanda kalsiyum içerir ve aslında her 28 gramında ihtiyacınız olanın %18'ini karşılar. Bu da yağsız süte göre 3 kat daha fazla miktarda kalsiyum içerdiğini göstermektedir. 
Çoğu kişi -özellikle vejeteryan olanlar veya süt ürünü tüketmeyeler- kalsiyumu yeterli miktarda almıyor. 
Kalsiyum eksikliği osteoporoza neden olur. Bu hastalık 10 milyondan fazla yetişkinin karşı karşıya kaldığı bir sağlık problemi olup, hastalığa sahip kişilerin %80'i kadındır.

Sonuç olarak bu küçük tohum paketleri büyük besin kaynaklarıyla doludur.

Kullanımı: Çiğ olarak hemen hemen her yiyeceğin üzerine ekleyebilirsiniz. 
Meyve karışımlarına, çorbalara, yoğurda ve yulafa...

  Genel yararları;
• Enerji ve direnç sağlar
• Bağışıklığı güçlendirir
• Kilo vermeye yardımcı olur
• Kan şeker seviyelerini normalize eder
• Kalın bağırsağı temizler
• Toksinlerden arınmanızı sağlar
• Enflamasyonu azaltır
• Kanserden korur
• Sindirimi sağlar
• Diz ve bacak ağrılarına iyi gelir
• Hiperaktiviteyi tedavi eder
• Eklem ağrılarını iyileştirir
• Tırnakların ve saçların sağlıklı uzamasını sağlar.


KAYNAK: Taylan KÜMELİ
*************************************

YEMYEŞİL AKTAR Beylikdüzü / İSTANBUL